Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Ocak 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çiçek: "Bakanlık destek birimine dönüştü"


Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesinden sonra gözler Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e çevrildi. Ağca'nın tahliyesinin tartışmalı ve soru işaretleriyle dolu olması, Bakan Çiçek'in müdahalesine dönük beklentiye yol açtı.
Adalet Bakanı da yazılı emir yoluyla konuyu Yargıtay'a götüreceğini açıkladı.
Daha önce bir girişim yapılamaz mıydı?
Müdahil avukat olarak Turgut Kazan'ın yaptığı itirazlar ilgili mahkemelerce reddedildi.
Bu aşamadan sonra geriye Yargıtay kalıyor. Yargıtay'ı devreye sokmanın tek yolu da Adalet Bakanı'nın yazılı emir yoluna gitmesi. Çiçek, bu yolu çalıştıracak.
Adalet Bakanı, Avrupa Birliği'ne (AB) uyum açısından bakanlığın devre dışı kalmasının istendiğini, buna karşın bazı davalarda yargıya müdahale etmesinin beklendiğini belirterek, bu çelişkili tutumdan duyduğu rahatsızlığı ifade ediyor.
AB gerekleri olarak yapılan düzenleme sonucunda Adalet Bakanlığı'nın konumunu şöyle özetliyor:
"Adalet Bakanlığı, bugünkü konumu itibariyle bir çeşit destek hizmetleri birimine dönüşmüş durumda. Biz sadece yargı teşkilatının ihtiyaçlarını karşılayan, malzemesini sağlayan bir destek kuruluşu gibi çalışıyoruz. Bunun ötesinde bir yetkimiz yok. Benim bakan olarak yapabileceğim tek şey yazılı emir yoluna gitmektir. Ağca kararıyla ilgili olarak da bu yola başvurmayı kararlaştırdık. Önümüzdeki hafta bunu yapacağız. Şu çelişkinin ortadan kalkması gerekiyor: Bir yandan Adalet Bakanı yargıyla ilgili yetki taşımasın deniliyor; bir yandan da bazı davalar konu olduğunda Adalet Bakanı devreye girsin, bu işi çözsün deniliyor. Bu çelişkidir."

Ecevit: "Derin devlet"
Eski Başbakan Bülent Ecevit ise Ağca'nın serbest bırakılmasıyla Rahşan Ecevit'e mal edilen yasa arasında bir bağlantı kurulmasının mümkün olmadığını vurguluyor. Söz konusu yasadan Ağca ve benzeri konumda olanların yararlanmasına olanak bulunmadığını; hukuki durumu dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün açıkladığını belirtiyor.
Ecevit, Ağca'nın serbest kalmasını değerlendirirken şuna dikkat çekiyor:
"Ağca, en sıkı güvenlik önlemlerinin uygulandığı Maltepe Askeri Cezaevi'nden nasıl kaçtı? Bu sorunun yanıtı verilmedi. O zaman nasıl kaçtıysa şimdi de öyle serbest kalmıştır. Derin devlet iyice ortaya çıktı."
Ecevit'in bu değerlendirmesinin üzerinde durulmalı.
Türkiye'de, laiklik, türban, imam hatipler, Kürt sorunu olunca uçan kuşu derin devlete bağlayanlar, konu Ağca ve İpekçi olunca ortada gözükmüyorlar.
Ağca'nın hem tahliyesinde hem de tahliye sonrasında ortadan kayboluşunda önemli soru işaretleri var.
Tahliyenin nasıl bir hesaba dayandırıldığı açık değil. Tahliye gününün dokuz günlük bayram tatiline denk getirilmesinin gerekçeleri belli değil.
Tahliyeden sonra her gün karakola gelip imza vermesi gereken Ağca, bu yükümlülüğünü yerine getirmiyor. Karakola telefon etmekle yetiniyor.
İstanbul'da GATA'ya girdi ve bir daha görülmedi. Arka kapıdan çıktığı söyleniyor.
Karakola gelme yükümlülüğüne uymayan ve telefonla işini gören Ağca'yla ilgili olarak emniyet bir işlem yapmıyor mu? Karakola gelmemesini nasıl değerlendiriyor? Karakol bunu nasıl kabul ediyor? Ağca, telefonda karakol yetkililerine nasıl bir mazeret söyledi? Yoksa söylediği mazeret emniyet tarafından kabul edilecek bir mazeret mi? Bir resmi gerekçesi mi var?
Bu soruların yanıtı yok.
İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü'nün bilgisi yok mu?
Yargıtay tahliye kararını bozar ve yeniden tutuklanması gerekirse, Ağca'yı nerede bulacaklarını biliyorlar mı, bilmiyorlar mı?

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Ak diye aldık sarı çıktı, arpa ektik darı çıktı
"Derin devlet", "gizli devlet", "devlet içind...
Melih AŞIK
Elit kahvesi
İstanbul'un İstanbul olduğu... Yazarını, şair...
Fikret BİLA
Çiçek: "Bakanlık destek birimine dönüştü"
Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesinden sonra gözle...
Can Dündar
Küheylan'dan yarış atına...
Bugün gibi gözümün önünde:
Abbas GÜÇLÜ
Hijyen kültürü
Son yıllarda dilimize yerleşen yabancı kelime...
Hasan PULUR
Bir öğretmenin not defterinden...
BÜYÜK bir şehrin lisesinde öğretmenlik yapıyo...
Derya SAZAK
Sessiz ve derinden
Ağca'yı serbest bıraktıran 'adli tezgâh' gün ...
Meral TAMER
Ya Bayrak Kanunu'nu değiştirin...
Günlerdir televizyonlarda hep aynı görüntü......
Tamer HEPER
Bunların hesabını kim verecek?
Bu bayram tatilden istifade edip İstanbul dış...
Osman ULAGAY
Dünyayı şaşırtmaya devam ediyoruz
Türkiye, kuş gribine karşı vermekte olduğu ca...
Güngör URAS
Ankara Ankara Güzel Ankara
Devamlı kötü şeyler mi yazacağız?.. Arada bir...
Serpil YILMAZ
Vakit geç olmadan Çin
2005 yılında en çok, Çin Ticaret Bakanlığı'nı...

© 2006 Milliyet