|
 |
|
|
Kuş gibi!
Zalim Yorumcu / CAN DARK
Parça tesirli ve sevgi lobili ligimiz başlamak üzere. Hasretimiz nihayet sona eriyor ve Fenerbahçe mi, Galatasaray mı konulu papatya sezonunun ikinci yarısı start alıyor. Devre arası tatillerini güneyde geçiren takımlarımız memleketlerine dönmeye başladılar. Lig lideri Fenerbahçe'de bu yılın polemik mevzusu çoktan belli oldu bile: Anelka. Her gün hakkında farklı bir haber çıkan Anelka'nın İngiltere'ye mi gideceği, yoksa Türkiye'de mi kalacağı bir dönem daha konuşulacağa benziyor. Hazır böyle elverişli konu bulmuşken, etinden sütünden faydalanmamak olur mu? Olmaz...
Fenerbahçe'nin pazar günkü idmanında teknik direktör Daum, çift kale maçta takım kurma görevlerini Rüştü ve genç kaleci Volkan Babacan'a vermiş. Kurulan takımda Alex'e defans görevi yaptırılmış. Futbolun en kimsesiz çocukları, kaleciler adına tarihi bir zafer günü olabilir, hatta o gün Dünya Kaleciler Günü olarak her yıl kutlanabilir. Neden olmasın!
Ops!
Ödeme zorluklarıyla gündeme gelen Galatarasay'da İkinci Başkan Ergun Gürsoy sonunda taraftarlarını yerinden oynatacak, sevinçten zıp zıp zıplatacak müjdeyi vermiş ve Afrika Kupası'na gidan Saidou'nun kesinlikle döneceğini söylemiş. Neden? Çünkü sözleşmeyi bizzat-şahsen kendisi yapmış ve anlaşmaya opsiyon koydurmuş da, o yüzden. Buyrun size "Opsiyonel yönetim".
Beşiktaş'ın son hazırlık maçında "oynayası gelen" Sergen 45 dakika oynayıp şovunu yaptıktan sonra, takımın yavaş yavaş toparlandığını söyleyip eklemiş: "Bu kamp döneminde hoca bizi, biz de hocayı daha iyi tanıdık." Eee, zaten iki taraf tam anlamıyla tanışana kadar Beşiktaş'ta hocalar ayrılıyor, 2.5 yıldır da Beşiktaş "tanımlanamıyor." Aynı Sergen yaklaşık 3.5 kilo verdiğini de söylemiş ve bombayı patlatmış: "Artık kuş gibi hafifim." Sen yıllarca bekle, kuş gibi olmak için neredeyse tüm kanatlıların katledileceği şu günleri bekle. Kesin bilerek isminin başına Ali Rıza (A.Rıza) getirmişler bu adamın.
Bir öteki şık da şu olabilir: Ligin ikinci yarısında yine istikrarsız futbol oynamaya başlayan Sergen'e sorarlar:
- Ne oldu Sergen, hani artık kuş gibiydin?
- Ben 'kuş gibiyim' demedim ki, 'kuş gribiyim' dedim, siz yanlış anlamışsınız!
İYİ HAFTALAR!
Nefret yarıştırmaktansa sevdayı konuşmak iyidir. Yüz güldürür, yaratıcılığı artırır, eyleme geçirir, kimine yazı yazdırır, kollarımdan bağlasalar zincire / kırarım zinciri varırım yare... falan dedirtir.
Feryal Pere
Haberiniz var mı?
İngiltere'de tişörtlere reklam alma uygulaması 1970'te gerçekleşti. "Admiral" şirketi ilk defa İngiltere takımında bu uygulamayı başlattı. En sonunda 1980'de reklam almak, tüm kulüpler için serbest bırakıldı. İlk uygulayan da Liverpool takımı oldu. Japonların önde gelen elektronik firması "Hitachi"nin reklamlarını taşımaya başladılar. Fakat BBC'nin yayınladığı maçlarda bu tarz formaları giyemiyorlardı; çünkü BBC bu tarz reklamları yayınlamıyordu. 1982 yılında televizyoncular fikirlerini değiştirdiler. Artık her kulüp, formalarının üzerinde bir sponsor firmanın ismini taşıyabiliyordu.
Zaman tüneli
Sahada ya da tribünde ilginç bir anı, bir karşılaşma, şık bir hareket, unutulmazlar arasına yazılacak bir görüntü... Zaman Tüneli'nde tribünler değil, saha sizin... Aklınıza, elinize, dilinize ne geliyorsa... Yazın yayınlayalım...
98-99 sezonu. Şampiyonlar Ligi B Grubu'nda Rosenborg deplasmanından 3-0 lık mağlubiyetle dönmüştü Galatasaray ve Rosenborg'la bir maçımız daha vardı. Yer Ali Sami Yen, diğer tabirle "cehennem" ve biz her zamanki gibi tribünlerdeki yerimizi almışız. Maç başladı, her şey istediğimiz gibi gidiyordu: 1-0, 2-0 derken herkes 3. golü canı gönülden bekliyordu. Sahneye Kral çıktı ve attığı golle tribünleri adeta bayram alanına çevirdi. Hakemin bitiş düdüğü çaldığında tabelada Galatasaray'ın 3-0'lık galibiyeti yazıyordu.
Her şey bundan sonra başladı zaten, zafer sarhoşluğuyla bir arkadaşım o günün anısına maç esnasında oturduğu ve biraz da yerinden çıkmaya müsait olan koltuğu almaya karar verdi. Biraz zorlamayla koltuğu yerinden çıkarttı; fakat güvenlik görevlileri görmeden koltuğu stadın dışına taşımak gerekiyordu. Bu esnada devreye biz girdik, yaptığımız kamuflajla koltuğu dışarı çıkarmayı başardık. Şimdi o koltuk evin en nadide köşesinde sergileniyor...
Selami Çakır - İstanbul
***
En büyük sizsiniz Hulki Bey Amca!!!
Allah aşkına söyleyin bana, hangi can kurban olmaz böyle Fener'e? Söyleyin bana, hangi takımda Anelka'lar, Alex'ler var kardeşler?
(Hulki İlgün - Fanatik)
Başka ihtimal yok mu?
Bence Gerets, Yalçın'a hazırlık maçlarında görev verip ya oynatacak ya da oynatmayacak.
(Hikmet Karaman - Efes Cup Final maçı, Kanal D)
Hı hı!
Elde iyi ve geniş bir kadro var. Taraftar bu takıma güvenir ve desteğini verirse Kara Kartal zirveye doğru kanat çırpar.
(Adnan Menderes Aybaba - Star)
Umut fakirin ekmeği be Abi!
O kadar çok aldatıldı ki futbolcular, doğru da söyleseniz hiçbir futbolcu bankaya gidip bakmayacak bile 'Paramız yattı mı, yatmadı mı' diye.
(Turgay Şeren - Akşam)
Lezzetli miydi?
Federasyona uzakken Ulusoy'un "kara lahana dolmalı" sofrasına oturma fırsatı bulmuştuk.
(Gürcan Bilgiç - Sabah)
Kan kardeş de olun!
Streller'in kendisiyle sorunum yok. Hatta tesislerde aynı odada kalmayı teklif edeceğim.
(Alpay Özalan)
Sanskritçe küfür etmiş!
Acaba İliç Yugoslavca bir şeyler mi dedi? Kırmızı kart çok ağır bir karar...
(Hikmet Karaman - Efes Cup Final maçı, Kanal D)
Yakında anlarsın!
Tigana, Galatasaray ve Trabzonspor'a yenildi.. Avrupa'dan elendi. 'Tigana'nın bu takıma eli değdi' deniliyor. Nasıl değmiş ben anlayamadım.
(Adnan Menderes Aybaba - Star)
Özlü söz 22!
Çukura değil, kubura düştük.
(Ali Sami Alkış - Star)
Bilmez miyiz?
Biz Fatih'le tavla da oynarız. Biraz mızıkçıdır ama.
(TFF başkan adayı Ayhan Bermek)
Yaşlandık artık Abi!
Hakan çok kötüsün! Toplara zıplayamıyorsun. Oyunda hiç ama hiç gözükmedin.
(Turgay Şeren - Akşam)
yakantop@gmail.com
|
|
|

|