Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Ocak 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Farkındalık zamanı

Bu dönemde kendimizi geçmişin etkisinden ne ölçüde kurtarabiliyoruz, ilişkilerimize ne ölçüde bağlı kalıyoruz gibi temel sorular karşısında karmaşık duygular içine girebiliriz

hkirkoglu@ekolay.net
Faks: (0216) 418 54 99


Bugünlerde gökyüzünde bizi daha yüksek bir farkındalığa götürebilecek enerjiler belirgin hale geliyor. Dün Yengeç burcunda dolunay gerçekleşti. Dolunaylar yüksek enerji zamanlarıdır. Karşı karşıya gelen iki ışık olgunlaşmaya, tamamlanmaya ve dolayısıyla yeniden düşünmeye, kendimizi daha fazla eleştirebileceğimiz şartlara işaret eder. Bu dönemde bizi duygusal açıdan nelerin beslediği ve bizim bu duygusal enerji ile neler yapabileceğimiz büyük önem taşıyor. Ayrıca Yengeç ve Oğlak geçmişe değer veren, hatta geçmişe bağlı tavırlar alan, içedönük burçlardır. Bu bakımdan, ay ortasında üzerinde düşündüğümüz yeni planları, yeni çıkışları daha önce neler yaptığımızla karşılaştırarak hata da yapabiliriz.
Bu dönemde kendimizi geçmişin etkisinden ne ölçüde kurtarabildiğimiz esas anahtar. Bugünlerde gökyüzünden son derece ilginç, bizim geçmişle bağımızı ve bu bağdan yapıcı biçimde kurtulabilmemizi anlatan bir açı kalıbı oluşuyor. Aslan burcundaki Satürn, Terazi burcundaki güney ay düğümü ile rahat bir açı (sekstil: 60 derece) oluştururken, bu her iki nokta yenilenmeyi, devrimleri ve aydınlanmayı anlatan Uranüs'le huzursuz, bağdaştırılması güç bir açıda (150 derece, isteksiz olma durumu) kalmaktalar. Daha önce başka bir yazımda değindiğim gibi, bu açı kalıbına Yod ya da Tanrı'nın parmağı adı veriliyor.

Hem problem hem fırsat
Bu açı kalıbı, uzun süreden beri devam eden kronik problemlere işaret eder. Aslında sorun hangi alandaysa, bu alanda yeni bir sentez yaratmak ve bizi kıskıvrak bağlayan problemleri farkındalığımızı artırarak bir avantaja çevirme yolunda fırsatlar da vardır. Kuşkusuz bir problemin aslında bizim için aynı zamanda bir fırsat olduğunu görebilmemiz için, bu problemin süregeldiği çerçeveden çıkmamız gerekir. Tıpkı Einstein'ın dediği gibi, bir problemi kendi var oluş şartları içinde çözemeyiz.

Aydınlanmanın yolları
Peki Uranüs'ün Satürn-Güney ay düğümü ile alıp veremediği neler olabilir? Bu konu bulunduğu astrolojik evine göre, hayatınızda çok farklı seviyelerde kendini gösterebilir. Ancak ortak tema bizi bağlayan, geçmişe ait alışkanlıkların aslında bizim için sadece koruyucu bir liman olduğu ve bu limanda çürümekte olduğumuzdur. Bu liman belki bir ilişki, belki bir iş ya da parasal konular olabilir. Ancak Uranüs'ün bu ikiliye isteksiz durması büyük bir gerilimin, bizi huzursuz eden farkındalığın da işaretidir.
Balık burcundaki Uranüs bu dönemde bize sezgilerimize güvenebileceğimizi, kendimizi akıntıya bırakarak daha özgür olabileceğimizi ve bu yönde kendi kapasitemizi daha farklı biçimde görebileceğimizi, kısacası aydınlanabileceğimiz yolları gösteriyor. Ancak bu dönemde Aslan burcundaki Satürn bizim için kişisel önem taşıyan, hatta güçlü egomuzu besleyen şeylerin olduğuna da işaret ediyor. Satürn gururumuzun dayanak noktası gibi görünüyor, ancak bu gurur ya da alışkanlıklara bağlı olarak kendimizden sürekli emin olma arzumuz, bizi geleceğe yönelmekten alıkoyabilir. Hatta ilişkiler yüzünden bu alışkanlığımız iyice pekişmiş durumda.
O halde bizi oyalayan, güçlü bir dayanak noktası gibi gördüğümüz ilişkiler, gururumuz ve aşırı güvenimiz yüzünden pek çok gelişme fırsatını görmezden gelebilir ve değişime daha fazla direnebiliriz. Bu bakımdan, dün gerçekleşen dolunay altında geçmiş ve gelecek arasında sürekli bir gelgit yaşamamızın bize ödettiği bedelleri daha net biçimde görebiliriz. Geçmişe bağlılık ne kadar çekici gelse, bir parça sarsılmak, yaşadıklarımıza çok farklı bir noktadan bakabilmek son derece uyandırıcı olabilir.


PAZAR
Oğlanla kız aşık olur, cadı araya girer
Osmanlı hava gücü Çanakkale semalarında
"Bizim de sesimizi çıkarmamız gerekiyor. Kadehimize karıştırmayalım!"
Damaklarda kalan tatlar
"Küçük kızların abisi olmaktan memnunum"
Binlerce yıldır şifa dağıtıyor
Uzaklardaki yakınımız
Cinsel bağımlılık testi
Küheylan'dan yarış atına...
Farkındalık zamanı
Örnek bir pazarlama hikayesi
Dünyaya nasıl açıklayacaklar?
50 yıl önceki imar çılgınlığı
Önce tuzu kesin
Bu merdiven kaç basamak?
Keskin sözcük





Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet