Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Ocak 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Örnek bir pazarlama hikayesi

Sibel Kutman 10 yıldır Doluca ve Sarafin markalarının tanıtımıyla meşgul. Onun tanıtım ve pazarlama konusunda yaptıklarını üniversitelerin pazarlama, iletişim, halkla ilişkiler ve reklam bölümleri incelemelidir



Güven Nil bundan 10 yıl önce beni telefonla aradı. "Yetiştirdiğim üzümlerle Doluca tesislerinde yapılan ilk şarabı birlikte tadalım" dedi. Öğleden sonra İstanbul'da Sunset lokantasının önündeki bahçede buluştuk. Doluca'nın sahibi Ahmet Kutman ile birlikte gelmişlerdi. Bir süre sonra Ahmet Kutman'ın yurtdışı eğitimini tamamlayarak yurda dönen kızı Sibel Kutman da geldi.
O zamanlar Türkiye'de pek tanınmayan Karagözoğlu'nun ithal ettiği kaliteli Griedel markalı kadehleri özenle masaya dizdi. Peynirleri tabağa koydu. Sarafin adı ile pazarlayacakları şarabın ilk tadımını bizimle birlikte yaptıktan sonra ayrıldı...
Ve de işte o genç hanım, Sibel Kutman 10 yılda Sarafin markasını ve Doluca Şarapları'nı piyasaya yerleştirmede büyük bir pazarlama başarısı gösterdi.

Tanıtımda ailelerin rolü
Güven Nil 1990'lı yılların başında Çanakkale'de, Saros'ta 700 dönüm arazi üzerinde Fransa'dan getirilen Chardonnay ve Cabernet Sauvignon türü bağ fidanlarını dikerek üzüm yetiştirmeye başladığında, şarap için üzüm yetiştirmek henüz "moda" olmamıştı. Güven Nil o zaman bana bu işin para işi değil, gönül işi olduğunu anlatmıştı. Demişti ki, "Bağcılık yapılacak arazinin dönümünün fiyatı 10 bin dolar ile 30 bin dolar arasında. Araziyi aldıktan sonra bağ dikimi için dönüme 5 bin dolar yatırım gerekiyor. Ürün almak için dört yıl bekleniyor. Sonra dönümden alınacak 1 ton kaliteli üzümün değeri yaklaşık 7 bin 500 dolar. Bu yatırımı köylünün yapması mümkün değil. Krediyle de yapılacak iş değil."
Güven Nil okul arkadaşı, Doluca'nın sahibi Ahmet Kutman'la ortaklık kurdu. Saros'ta üretilen üzümler 1996 yılından bu yana Sarafin markasıyla Doluca tarafından şaraba dönüştürülüyor.
Güven Nil 56 yaşında, beklenmedik şekilde öldü. Şimdilerde iki oğlu ve eşi işini sürdürüyor.
Nihat Kutman'ın 1926 yılında temelini attığı Doluca şarap tesislerinde üretilen şaraplar 1940'lı yılların başından beri Doluca markası ile pazarlanıyor. Önoloji ve vitikültür dalındaki yurtdışı eğitimini tamamladıktan sonra 1969 yılında yurda dönen Ahmet Kutman şimdilerde şirketi, ABD'nin en tanınmış şarap yörelerinden biri olan Kaliforniya'da önoloji ve vitikültür eğitimi alan oğlu Ali Kutman ile birlikte yönetiyor.
Robert Kolej'den mezun olduktan sonra ABD'de Wesleyan Üniversitesi'nde modern dans ve pazarlama gibi iki farklı konuda eğitim gören Ahmet Kutman'ın kızı Sibel Kutman, ilk tutkusu olan modern dans alanında kariyerini sürdürmek için bir süre New York'ta kaldı. Profesyonel olarak dans etti. Yurda dönünce Doluca'nın pazarlama koordinatörlüğü sorumluluğunu üstlendi.
Türkiye'de çok sayıda firma markalı ve markasız şarap üretiyor. Bunların üretim miktarları ve kaliteleri farklı. Piyasaya yeni girdikleri halde kaliteleriyle öne çıkanlar var. Şimdilerde markalı olarak yılda 40-50 milyon litre şarap üretildiği tahmin ediliyor. Doluca firması 10 milyon şişe şarap üretimiyle Kavaklıdere'den sonra ikinci büyük şarap firması.
Sibel Kutman 10 yıldır Doluca ve Sarafin markalarının tanıtımıyla meşgul. Şarap üreticisi ülkelerde şarap markalarının tanıtımını üretici ailelerin üyeleri yapıyor. Aile üyelerinin biri veya birkaçı öne çıkıyor. Reklamlarda "insan faktörüne", üretimin gerisindeki kişilere ağırlık veriliyor. Doluca ve Sarafin'in tanıtımında da bu yapılıyor.

Farklı yaklaşımlar gerekiyor
Sibel Kutman'ın tanıtım ve pazarlama konusunda 10 yıldır yaptıklarını üniversitelerin pazarlama, iletişim, halkla ilişkiler ve reklam bölümleri "case study / vaka metodu" olarak incelemelidir.
Tanıtım ve pazarlama medya reklamıyla, ortalıkta dolaşmakla olmuyor. Farklı ve kişisel yaklaşımlar gerektiriyor. Tabii ki tanıtılacak, satılacak malın kalitesi ve fiyatı da önemli ama Sakıp Sabancı'nın anlatımıyla "Arkadaş, sen dünyanın en iyi ve en ucuz malını üretmişsin. Kimsenin haberi yoksa, neye yarar?"
Sarafin ve Doluca'nın tanıtımı için Sibel Kutman son üç yıldır yılbaşlarında müşterileri için özel hediyeler hazırlatıyor. Her biri özgün çizim ve özel üretimle hazırlanan bu hediyeler bile tanıtım çabasının ardındaki zahmetin büyüklüğünü sergiliyor.
Sakın "Amma da çok övdün!" demeyin. Başarıları göreceğiz, öveceğiz ki, çaba gösteren hem mutlu hem de başkalarına örnek olsun.
Meraklısına not: Rahmetli Güven Nil dostumdu. Sibel Kutman'ı severim. Doluca ve Sarafin'le hiçbir ilişkim yoktur. Sadece şaraplarını marketten satın alır, içerim.


PAZAR
Oğlanla kız aşık olur, cadı araya girer
Osmanlı hava gücü Çanakkale semalarında
"Bizim de sesimizi çıkarmamız gerekiyor. Kadehimize karıştırmayalım!"
Damaklarda kalan tatlar
"Küçük kızların abisi olmaktan memnunum"
Binlerce yıldır şifa dağıtıyor
Uzaklardaki yakınımız
Cinsel bağımlılık testi
Küheylan'dan yarış atına...
Farkındalık zamanı
Örnek bir pazarlama hikayesi
Dünyaya nasıl açıklayacaklar?
50 yıl önceki imar çılgınlığı
Önce tuzu kesin
Bu merdiven kaç basamak?
Keskin sözcük





Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet