|
 |
|
|
Ankara'nın İran politikasını Milliyet'e değerlendiren İsrail Büyükelçisi Avivi:
Yüzde 100 memnunuz
Türkiye ve İsrail'in İran konusunda aynı görüşlere sahip olduğunu savunan Pinhas Avivi, Tahran'ın birkaç ayda nükleer silah kapasitesine ve 4 bin km menzilli füzelere sahip olacağını öne sürdü
Utku Çakırözer - Ankara
İsrail'in Ankara Büyükelçisi Pinhas Avivi, İran'ın nükleer silah üretme kapasitesine kavuşmasına "aylar" kaldığını iddia ederek, ülkesinin tercihinin askeri müdahale yerine uluslararası siyasi baskı uygulanması olduğunu kaydetti. Türkiye ile İsrail'in İran konusundaki görüşlerinin aynı olduğunu savunan Avivi, "Türkiye'nin çabalarından yüzde 100 memnunuz" dedi.
Avivi şunları söyledi:
AYLAR KALDI: İran'ın nükleer silah yapma kapasitesine sahip olması herkesin tahmininden çok daha hızlı gerçekleşecek. Dönülmez noktaya ulaşmalarının yılları bulmayacağı ve aylarla ölçüldüğü belirtiliyor. Aynı zamanda uzun menzilli füze de yapıyorlar. 3500 - 4000 km menzilli. Bu iki gelişmeyi dışarıya devrim ihracı ideolojisiyle de birleştirmeye kalkarlarsa hepimiz için çok tehlikeli bir hal alacak.
TÜRKİYE'YE DE TEHDİT: İran nükleer silaha sahip olursa, Türkiye dahil tüm ülkeler İran'a aynı seviyeden bakamayacak. Hepimize tepeden bakma şansını elde edecekler. Türkiye'de siyasetçiler ve üst düzey yetkililerle konuştuğumda kaygıyı fark ediyorum. Herkes, İran bu silaha sahip olursa ne kadar büyük bir riskle karşılaşacağımızı ve bizi hangi olasılıkların beklediğini biliyor.
ÇÖZÜM SİYASİ: Bu programı önleyebileceğimiz en son dönemi yaşıyoruz. Bence ilk ve en iyi çözüm uluslararası toplumun bir bütün halinde İran'a siyasi baskı yapması. Böylece hem kolay hem de etkili sonuç alınabilir. Askeri operasyon olasılığına inanmıyorum, çünkü bu bölgeyi ve dünyayı çok hassas bir noktaya getirir.
İRAN'IN GERÇEK YÜZÜ: Ahmedinecad'ın sözleri kişisel şov değil. Bu tüm İran'ın düşünüş şekli. İran'ın gerçek yöneticileri dini liderler. Ahmedinecad sayesinde İran'ın gerçek yüzünü anlayabiliyoruz.
ELÇİLER UYARILMALI: Dünya çapında Yahudi soykırımını inkâr eden herkesi İran'a davet ettiler. Biliyorsunuz, tüm Avrupa'da soykırımın inkarı yasak. Şimdi insanları açıkça soykırımın inkârı ve Yahudi - İsrail karşıtı deklarasyon yayımlayabilmeleri için çağırıyorlar. Dünyanın başka hiçbir yerinde bu yapılamaz. Bence her ülke İran temsilcisini çağırıp bunun ne kadar tehlikeli bir adım olduğunu ve bundan İran'ın dünyadaki konumunun ne kadar zarar göreceğini anlatmalı. Türkiye'den bu konuda bir talebimiz olmadı. Ama eminim ki, dünyada hiç kimse bu kararı mantıklı ve kabul edilebilir bulmayacak. Türkiye'den hiç kimsenin böyle bir olaya katılacağına inanmıyorum.
TEPKİNİZDEN MEMNUNUZ: Türkiye, İsrail, ABD ve Avrupa, Ahmedinecad'ın nükleer program ve İsrail'in yok edilmesi konusundaki sözleri konusunda tamamen aynı düşünceleri paylaşıyor. Dışişleri Bakanımız Silvan Şalom (13 Ocak'ta istifa etti) ile Abdullah Gül görüşmesinde, görüşler arasında hiçbir farklılık yoktu. Gül'ün söylediklerinden yüzde 100 tatmin olduk. Türkiye, durumu sakinleştirmek için elinden geleni yapıyor. Anlıyoruz ki, her fırsatta kaygılarını İranlılara açıkça söylüyor. Ürdün ve Türk başbakanlarının son görüşmelerinde İran'ı ele alması da olumlu bir gelişme.
|
|
|

|