|
 |
|
|
Yazık oluyor gülüm
Çeşitleme / Selim Türsen
Turistin yolunu kesmeyin
Turistik yerlerde alışveriş yaparken ya da kafama uygun oturacak bir yer ararken beni en fazla yol kesen satıcıların tacizleri rahatsız eder. Zorla dükkana sokmaya, restorana oturtmaya çalışan, yolunacak kaz gibi gören satıcılar herkes gibi benim de keyfimi kaçırır.
Turistin yolunu kesme alışkanlığı kibarca "gelişmekte olanlar" denilen Türkiye, Mısır, Meksika gibi ülkelerde yaygın. Karnı tok, sırtı pek Fransa, İngiltere, Almanya gibi ülkelerde yol kesme filan olmaz.
İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş'ın yaptığı bir açıklama, kış ortasında turizm muhabbetini bizim bu köşeye oturttu. Demirtaş anlaşma yapılan turist gemilerinin ocak ayının ikinci yarısından sonra Alsancak Limanı'na yanaşacağını müjdeliyordu.
Haberi okurken birkaç ay önce Pasaport'ta gördüğüm iki turistin halleri gözümün önüne geldi.
Giyim kuşamlarından halleri vakitleri yerinde olduğu anlaşılan yaşlı bir çiftti bunlar.
Limana yanaşan gemiden inip çevreyi dolaşmaya çıkmış olmalıydılar.
Ama yürüdüklerine yürüyeceklerine pişmanlardı. Yaşları 10-11 yaşlarında kızlı erkekli üç dört çocuk adeta sinek gibi yapışmıştı zavallı turistlere.
Dillerinden hiçbir şey anlamadıkları bu küçük çocuklar, önlerinde, arkalarında dolaşıp sürekli bir şeyler istiyor, eteklerinden, ceketlerinden asılıyor, zavallıcıklar çaresizlik içinde ne yapacaklarını bilemeden yürümeye çalışıyorlardı.
Ben bile dayanamayıp bulunduğum kattan aşağı inerek müdahaleye hazırlanırken, karakolun yakınlarına geldiklerinden olacak ki, yaşlı çiftin peşini bıraktılar.
* * *
Turizmde en büyük reklam, kulaktan kulağa yapılan reklamdır. İstatistiki olarak bir turistin eşine dostuna anlatarak ortalama dört ya da beş turist getirdiği hesaplanır.
Benim önerim, valilik, belediye, emniyet, esnaf ve meslek odalarının yöneticilerinin turizm sezonu başlamadan yol kesme alışkanlıklarını sona erdirecek eğitim çalışmalarını başlatıp, önlemleri almaları.
Unutmayalım, mutlu turistlerin yapacağı reklam, milyonlarca dolarlık reklama denk olacak.
Muz cumhuriyeti
Karanlığın simgesi bir katilin serbest bırakılması, iktidarların seçimle değiştiği, demokratik sistemin işlediği görünümündeki bir ülkenin ne de kolay "muz cumhuriyeti" durumuna düşürülebileceğinin çarpıcı bir göstergesi.
* * *
Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesi, ardından çürük raporu verilmesi zaten kuşkuyla bakılan adalet sisteminin yarasını derinleştirdi.
Adalet sistemi uzun yıllar hükümetlerin bütçelerinden en az payı alarak bilinçli bir şekilde çökertilmeye çalışıldı. Hukuksuzluğu egemen kılmak için gösterilen bu çabalar başarılı da oldu.
Adaletten aradığını bulamayanlar çek, senet mafyalarının, silah gücüyle adalet dağıtanların kucağına düştü.
Ben şahsen, Avrupa Birliği yolunda ülkenin normalleşmesinde yavaş yavaş adımlar atılırken Ağca'nın serbest bıraktırma başarısını gösterenlerin esas amacının, Türk ve Batı kamuoyuna "Burası muz cumhuriyeti. Burada bizim dediğimiz olur" mesajını vermek olduğunu düşünüyorum. Bütün bu gelişmeleri Türkiye'de güçler çatışmasının giderek keskinleşeceğinin işareti olarak almakta yarar var.
Aç tavukların feryadı
Kuş gribini önlemek için itlaf edilen tavuk sayısı 1 milyonu aştı. Ama bir de tavuk çiftliklerinde açlıktan ölmek üzere olanlar var ki sadece İzmir ve Manisa'daki bunların sayısının dünkü Milliyet EGE'den 5.5 milyon olduğunu öğreniyoruz.
İzmir Ticaret Borsası'nda toplantı yapan 40 firma temsilcisinin feryatlarına kulak tıkamak mümkün değil.
Rakamlara bakar mısınız? Satışlar durduğu için İzmir ve Manisa'daki yumurta stoku 45-50 milyon adete ulaşmış.
Hiç üretim yapılmasa bile yumurta miktarı 6 aylık ihtiyacı karşılayacak büyüklüğe ulaşmış. Satış olmadığı için tavuklarına yem alamaz hale gelen üreticiler, destek ödemesi bir hafta içinde yapılmazsa 2.7 milyon tavuğun açlıktan öleceğini söylüyor.
Destek ödemesinin gecikmesi durumunda ise Türkiye'nin yumurta ithal etmek zorunda kalabileceğini belirtiyorlar.
Bu feryatlara kulak vermek gerek.
Unutmayalım bugün kaçtığımız vebalı tavuklar ve yumurtaları yarın salgın bittiğinde yine en gözde tüketim maddelerimiz olacak.
Hızlı hareket edilmez ve bir sektör yok olursa yenisini kurmanın bedeli bugün verilecek küçük desteklerin kat be kat üstüne çıkar.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|