|
 |
|
|
Kırcı ve Çakıcı gibi kaçmasın!
Ağca'nın tahliyesinde hesap hatası olduğu netleşti. Kırcı ve Çakıcı'nın da yanlış tahliye hesabıyla kaçtığına dikkat çeken hukukçular, "Kaçma ihtimaline karşı, Yargıtay'ın kararı beklenmeden tekrar cezaevine alınmalı" diyorlar
Belma Akçura - İstanbul
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi'nin katili Mehmet Ali Ağca'nın erken tahliye edilmesi, daha önceki hatalı tahliyelerde yaşananları hatırlattı.
Bahçelievler katliamı hükümlüsü Haluk Kırcı'nın iki kez yanlış tahliye edilmesi ve Alaattin Çakıcı hakkında yurtdışına kaçtıktan sonra yakalama müzekkeresi çıkarılması, Ağca hakkında da aynı gelişmelerin yaşanabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Çürük raporu aldıktan sonra askere gitmekten de kurtulan Ağca konusunda uyarılarda bulunan hukukçular, infaz savcılığının tahliyede maddi hata tespit etmesi halinde, Yargıtay kararını beklemeden "yakalama" kararı çıkarabileceğini kaydetti. Ancak Ağca'yı serbest bırakan Kartal Savcılığı, "Bizim bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok" dedi.
Ağca'nın Yargıtay kararı beklenmeden tutuklanma ihtimaliyle ilgili olarak hukukçuların görüşleri şöyle:
Gecikmesi sakıncalı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi Onursal Başkanı Naci Ünver:
Tahliye eden savcılık eğer tahliyenin maddi hatadan kaynaklandığı sonucuna varmışsa, o kişi hakkında derhal yakalama emri çıkarıp cezaevine tekrar alınmasını sağlar. Böyle bir uygulama için de Yargıtay'ın kararının beklenmesine gerek yok. Çünkü bu 'gecikmesi sakınca doğuran' bir konudur.
Kaçma ihtimaline karşı
Eski DGM Hâkimi Sedat Karagül:
Savcı, Yargıtay'dan çıkacak kararı etik açıdan bekleyebilir. Ama eğer Ağca'nın kaçma ihtimali olduğunu düşünürse yakalama kararı çıkarabilir. Kaçma ihtimaline karşı yakalama kararını sadece Kartal Cumhuriyet Savcılığı değil, isterse Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili mahkeme de çıkarabilir.
İş artık bizden çıktı
Kartal İnfaz Savcısı Cuma Ülger:
Bazı hukukçuların görüşleriyle ilgili yorum yapmak istemiyorum. Olay bir tek maddi yönüyle değil, birçok yönüyle farklılık taşıyor. Yargıtay inceliyor. Şu anda yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Ayrıca dosya Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde. İnfaz yeri aslında orası. Şimdi bizden çıktı, artık Yargıtay karar verecek.
Yanlış hesaba rağmen
Ağca'nın serbest kalmasını sağlayan savcılık müddetnamesinde, İtalya'da yattığı süre 19 yıl 1 ay 1 gün olmasına rağmen 20 yıl olarak hesaplanmıştı. Bu yanlışlık Kurban Bayramı sırasında dosyayı Adalet Bakanlığı'na göndermek için yeniden inceleyen Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı'nın çalışması sırasında da fark edilmişti. Tahliyeye yazılı emirle itiraz eden Adalet Bakanı Cemil Çiçek de, Ağca'nın İtalya'da hapis yattığı sürenin Türkiye'deki cezalarından indirilemeyeceğini, indirilse bile tahliyenin 10 ay 29 gün erken gerçekleştiğini açıklamıştı.
Kırcı böyle kaçırıldı
Haluk Kırcı, 8 Eylül 1978'de Ankara Bahçelievler'de 7 TİP'li gencin öldürülmesi suçundan 8 Kasım 1980'de yakalandı. 7 kez idam cezasına çarptırılan Kırcı, cezası "tek öldürme suçu nedeniyle 10 yıl üzerinden hesaplandığı" için 26 Nisan 1991'de yanlışlıkla tahliye edildi. Konu Yargıtay'a götürüldü, Kırcı yeniden aranmaya başlandı. Firari ölduğu dönemde, 1992'de Erzurum Valisi Mehmet Ağar'ın şahitliğinde evlenen Kırcı, Ocak 1996'da yakalandı, ancak aynı gün nezaretten kaçtı. Firarda geçen üç yılın ardından 1999'da yakalandı. Bir emsal kararla 18 Mart 2004'te serbest bırakıldı. Yargıtay'ın "yanlış hesap" tespiti üzerine yine aranmaya başlandı. Firardayken yeni çıkan yasa nedeniyle cezası 10 yıl daha düştü. Ekim 2004'te Ukrayna'da yakalandı. O şimdi cezaevinde yeni bir 'tahliye' kararı bekliyor.
Takip edilirken kaçtı
Çete lideri olmaktan hüküm giyen Alaattin Çakıcı, tahliye edildikten sonra savcının izniyle polisin takibine alındı; telefonları dinlenmeye başladı. Bu arada Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nde de, Çakıcı'nın Karagümrük Lokali baskını davası görülüyordu. Yargıtay 7 Nisan'da 2004'te, Çakıcı hakkında verilen cezayı az bularak kararı bozdu. 8 Nisan'da Çakıcı'nın kaçabileceği ihtimaline karşı sınır kapıları uyarıldı. Çakıcı karar düzeltme talebinde bulundu. Adli süreç işlerken, Çakıcı sahte pasaportlar hazırlattı. Bu sırada Yargıtay Çakıcı'nın itarazını reddetti ve evrakını 3 Mayıs'ta İstanbul DGM'ye postaladı. DGM de aynı gün saat 17.00'de Çakıcı hakkında yakalama müzekkeresi çıkardı. Ancak Çakıcı 3 Mayıs'ta Antalya'dan bindiği yatla yurtdışına kaçtı. 14 Mayıs 2004'te Avusturya'da yakalanabilen Çakıcı'nın takip edildiği halde kaçması "ihmal" olarak nitelendirildi.
Savcı Ülger de Malatyalı
MEHMET ALİ AĞCA'nın tahliyesinin ardından, memleketi Malatyaspor ile Kahramanmaraşspor arasında oynanan maçta taraftarların yaptığı tezahürat, Fransız ve Güney Afrika basınlarına malzeme olurken, bu kez ilginç bir benzerlik ortaya çıktı.
Malatya Hekimhan doğumlu Ağca'nın serbest kalmasını sağlayan infaz hesabını yapan Kartal Savcısı Cuma Ülger'in de Hekimhanlı olduğu anlaşıldı. Ülger, bu tesadüfe "Sadece Ağca'yı değil, bugüne kadar çok sayıda Malatyalının cezasını infaz ettikleri"ni hatırlatarak yanıt verdi. Ülger, "Ben de Hekimhanlıyım ama bunun Ağca'yla ilişkilendirilmesi ve bu tür yorumlar getirilmesi, kişileri hiç olmadığı, hiç benimsemediği bir tarafa itmek gibi oluyor" dedi.
Maçta tezahürat
Ağca'nın tahliyesi sırasında kendisini karşılamaya ellerinde karanfillerle gelen bir grup ülkücünün Malatyalı olması dikkati çekmişti. Malatyaspor ile Kahramanmaraşspor arasında oynanan maçta Malatyalılar, "Malatya'da doğdu, Papa'yı vurdu, helal olsun sana Mehmet Ali Ağca" tezahüratı yapmış, bu olay Güney Afrika'nın The Star ve Fransız Le Monde gazetelerine konu olmuştu.
|
|
|

|