Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ocak 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
TBMM Şemdinli Olaylarını Araştırma Komisyonu tutanaklarında
Polis-asker çekişmesi

Şemdinli Olaylarını Araştırma Komisyonu tutanaklarında, Terörle Mücadele Daire Başkanı Selim Akyıldız'ın, "Güvenlik güçlerinde illegal yapılanma var mı?" sorusuna, "Polis legal, askeri bilmem" diye yanıt vermesi, bölgedeki asker-polis gerginliğini gözler önüne serdi

Bülent Sarıoğlu - Ankara

TBMM Şemdinli Olaylarını Araştırma Komisyonu tutanaklarında, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanı Selim Akyıldız'ın dikkat çekici açıklamaları yer aldı. Terörle mücadeleye 35 yılını verdiğini söyleyen Akyıldız, "Güvenlik güçlerinde illegal yapılanma var mı?" sorusuna, "Polis teşkilatında kesinlikle yok. Asker çok ayrı bir alan, hiçbir bilgimiz de yok" yanıtını verdi.
TBMM'de, tartışma yaratabilecek yanıtlar veren Akyıldız, 9 Kasım 2005'te Umut Kitabevi'nde bombanın patladığı saatte, Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş, İstihbarat, Özel Harekât, Kaçakçılık ve İkmal dairelerinin başkan yardımcılarıyla Şemdinli Emniyet Müdürlüğü'nde bulunuyordu. Akyıldız, genel müdürlüğün talimatıyla 8-12 Kasım günleri arasında Hakkâri'deki birimlerin ihtiyaçlarını belirlemekle görevli olduklarını bildirdi. 1 Kasım'da 150 kilo dolayında patlayıcı kullanılan Şemdinli'deki büyük bombalama olayının da sorulduğu Akyıldız ile milletvekilleri arasındaki diyaloglar şöyle:

- Devlet görevlileri mi yaptı?
- Olabilir, olmayabilir de
Hüsrev Kutlu (AKP-Adıyaman): 1 Kasım olaylarını devlet görevlilerinin tertiplediği yolunda bir inanış var ve "Bunları da suçüstü yakaladık" diye iddia ediyorlar. Sizce olay böyle midir?
Selim Akyıldız: Orada bulunmadık, hakikaten intikal ettiği kadarıyla atmış, şahıs kaçarken de halk peşinden koşmuş, orada yakalanmış, linç edilmeye çalışılmış. Birebir yaşamadığımız için, bunlar doğru da olabilir, olmayabilir de...
Kutlu: O bölgede emniyet ve jandarma görevlileri araba bagajında el bombası taşırlar mı?
SA: Olmaz efendim. Hakkâri'de 32 tane 3 bin metrenin üzerinde dağ ve bir koridor halinde gidiyorsunuz. Bütün teçhizatımla bir arada olmak isterim. Biz öyle gittik.

- Jandarmayla sorun var mı?
- Yorum yapmasam daha iyi!
Ahmet Ersin (CHP-İzmir): Polisle, jandarma arasında bir geçimsizlik var mı?
SA: Yorum yapmasam daha uygun olur.
Sırrı Özbek (CHP-İstanbul): Bu itirafçılar kurumlara zararlar da veriyorlar mı?
SA: Terörle mücadele, istihbarat birimlerinde (emniyet) itirafçı yoktur. Niçin yoktur? Bu tür insanlar biraz tefessüh (çürüme) etmiş insanlardır. Örgütü satmıştır, yarın öbür gün sizi satmayacağı ne malum?

Dördüncü kişi mi var?
Mesut Değer (CHP-Diyarbakır): Araçta üç silah yakalanıyor. (Astsubay) Ali Kaya ve Uğur Özdemir'e ait iki silah ruhsatı çıkıyor. (Astsubay) Özcan İldeniz ile Veysel Ateş adına ruhsatlı silahlar çıkmıyor. Ben silahımı başkasına vermem, namustur. Ama ortada üç silah var. Dördüncü kişinin varlığı ortaya çıkıyor. Bu silah nasıl gelmiş, bu kişi de mi oradaydı, kayboldu?
SA: Hiçbir bilgim yok.

'Poliste illegallik yok, ama askeri bilmem'
Özbek: Astsubaylar neden polis bölgesinde?
SA: Validen, savcıdan görev emriyle gitmek durumunda. Gittiği yerde de polis birimine bildirmek durumunda. Gidip orada hiçbir birime haber vermeden çalışma yapamaz.
Metin Kaşıkoğlu (AKP-Düzce): Yıllardan beri söylenir bu: "İllegal bir yapılanma, illegal bir rant var." PKK adına gidip de haraç istendiği ortamlarda, aslında PKK değil, güvenlik güçlerinin içinde küçük yapılanmalar olduğu söyleniyor. Böyle bir sıkıntı var mı?
SA: Polis teşkilatı olarak böyle bir duyumumuz da yok, tespitimiz de yok kendi açımızdan. Asker çok ayrı bir alan, hiçbir bilgimiz de yok. Ben, polis olarak, polis teşkilatı içerisinde kesinlikle böyle bir şey yok.
Mesut Değer (CHP-Diyarbakır): Emniyet Müdür Yardımcısı Oktay Gümüş'e, zarf içerisinde "Bu sizin sigortanız" diyerek, (itirafçı) Veysel Ateş'in ifadesini verdiniz mi?
SA: Ben şahsın ifadesini almadım. Alınmayan bir ifadenin belgesi de olmaz. Ha, gördüğümüz kadarıyla bize bir forse var. Yani biz diyeceğiz ki, "Bunun ifadesini aldık, işte bu bombaları attı..." Keşke o kadar basit olsa sayın milletvekilim.

'İtirafçı Ateş için astsubayı uyardım'
SA: Alt katta personelin de bulunduğu bir yerde şahıs (itirafçı Veysel Ateş) yan yatmış, elinde de telefon konuşurken gördüm. Anında telefonu aldım. Astsubay olduğunu söyleyen bir şahıs karşı tarafta. "Arkadaşın polis kontrolünde. Bir daha da bu telefonu arama" deyip kapattım. Bu hata, enterne etmeniz gerekiyor. Başka suç ortakları varsa bunun engellenmesidir, oradaki amacımız oydu. Sonradan iki astsubayın daha araçta olduğunu öğrendik.
Başkan: Şimdi telefon nerede?
SA: Bilmiyorum efendim, kayıp da...

'Şemdinli'de iki saat mahsur kaldık'
SA: 2- 2.5 saat, Şemdinli içinde mahsur kaldığımız. Mecburen kaldık. Muazzam bir saldırı oldu.
Ersin: Orada hiçbir olayın faili yok. En üst düzey uzmanlar olarak nasıl oluyor da bırakıp gitmişsiniz?
SA: Yani biz verilen görev çerçevesinde kalmaya çalıştık.
Semiha Öyüş (AKP-Aydın): Tam da önünüzde gerçekleşti. "Vay canına, bu nasıl oldu" demediniz mi?
Enver Yılmaz (AKP-Ordu): Mahsur kalınacak yer Yeni Zelanda değil. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ilçesi. En son terk etmesi gerekenler, ilk terk ediyor.
SA: Ben hangi statüyle ne yapacağım orada?





GÜNCEL
Kırcı ve Çakıcı gibi kaçmasın!
'Kaz bizim için özgürlük demek'
Polis-asker çekişmesi
Uzman Çavuş'a ilk duruşmada tahliye
Avrupa Konseyi'nde Roj TV tartışması
Ağca'nın dostu MHP yöneticisi
Fatma'nın kardeşi iyi
İşte DTP gerçeği!
Gömülen hayvanlardan yeraltı sularına virüs bulaşabilir
'Türk hükümeti iyi çalışıyor'
Müzik tıpkı İstanbul gibi
Çellosu 276 yaşında
Prof. Dr. Bayraktar hukuk dekanı oldu
Mehmet Ali Erbil'e protesto
Kuzey Irak'ta kuş gribi şüphesi
Tunceli'de -25 derecede büyük operasyon
Savcı Ülger de Malatyalı
Kuş gribi mahkûmları






Melih AŞIK
Küçük bir hata!
Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı yeniden incele...
Can Dündar
Koruma kalkanı hep devredeydi
Abdi İpekçi bu yazıyı 3 Ekim 1978'de yazdı. ...
Hasan PULUR
Bakanların, başbakanların oğulları...
İÇİŞLERİ Bakanı Abdülkadir Aksu oğlundan yana...
Çetin ALTAN
Sapır sapır dökülmeyelim, dik duralım, hemen bükülmeyelim
Kulağımıza uzaktan çalındığına göre, siyasal ...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2006 Milliyet