

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
Okur görüşleri
Sezen Aksu'nun rahatsızlığı
Milliyet'te 15 Ocak Pazar günü çıkan Sezen Aksu haberindeki 'Kuşin' hastalığıyla ilgili bir düzeltme notu aldık.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Mithat Bahçeci şu bilgiyi geçmiş: "Bu hastalığın adı 'kuşin' değil 'Cushing'dir. Tanımlayan bilim adamının soyadından gelmektedir. Yani özel isimdir (Harwey Cushing) ve böbreküstü bezlerinin yetersiz çalışmasından değil, vücudun aşırı kortikosteroide maruz kalması sonucu (böbreküstü bezinin aşırı çalışması ya da romatoit artrit gibi çeşitli hastalıklarda dışarıdan tedavi amaçlı kullanılması) ortaya çıkan kendisini şişmanlıkla gösteren bir hastalıktır. Haberde söz edildiği gibi 'kuşin' sendromu, 'Addison' hastalığı olarak da bilinmez. İkisi birbirinin zıddı hastalıklardır."
Prof. Bahçeci'ye uyarısı için teşekkür ediyoruz.
Derince'de 'Öz Emniyet' faciası
Bayram öncesi Derince'de zincirleme kazaya yol açan otobüs firmasının adının verilmediğini belirten Ali Melih Atafırat, "Pamukova'daki tren kazasından sonra gösterdiğiniz hassasiyetin yüzde birini burada göstermemiş olmanız düşündürücüdür" diye yazmış. 9 Ocak tarihli gazetenin beşinci sayfası tümüyle kaza haberine ayrılmıştı.
TEM otoyolunun İzmit geçisinde 14 kişinin ölümü, 45 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kaza 'Öz Emniyet' firmasına ait 67 ZS 797 plakalı yolcu otobüsünün 'aşırı hız ve dikkatsizlik' nedeniyle bariyerleri aşıp İstanbul-Ankara yönüne geçmesi üzerine oluştu. 16 aracın birbirine girdiği kaza haberinde okurumuz Ali Melih Bey'in eleştirdiği şekilde adı yazılmayarak 'firmanın korunması' ya da bir 'unutkanlık' söz konusu değildir.
Okuduğum gazetede ben hata göremedim!
Oyun değil 'puf etsin'
13 Ocak 2005'te Adana'da 2.5 yaşındaki Kağan Atilla, evde çıkan yangında öldü. 4 yaşındaki ağabey Mustafa olayı annesine, "Televizyon puf etti, patladı. Kağan yandı" diye anlatmış.
Milliyet'in dört yaşındaki Mustafa'nın "Televizyon puf etti, Kağan yanarak öldü" sözlerini başlığa çıkarması bazı okurlarımızı rahatsız etti.
Bir okurumuz "Sonuçta Kağan feci şekilde yanarak öldü. Küçük bir çocuğun ağzından çıkan sözler bu şekilde yansıtılmamalıydı. Üstelik yetkililerin yangının o esnada elektriğin sık sık kesilmesinden kaynaklanabileceğini belirtmesine rağmen" diye tepki göstermiş.
Haklı. Oyun değil ki, puf etsin. Patlamada küçük bir çocuk öldü, haberi "eğlenceli kılmak" gerekmezdi.
|
|
|

|
|