Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ocak 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kazanan kaybediyor!


Futbol tatilinin sona ermesinden sonra yeniden iş başı yapılacak haftaya ulaştık şükürler olsun... Şu topun peşinde on yıllarca koşmamız yetmezmiş gibi halen maçtan maça zıplayıp, durmamız olsa olsa "futbolkeş"likle ifade edilir sanırım. Neyse sağlığımızı koruma yolu statlardan geçiyorsa eğer, o zaman ayaklarda derman bitene kadar yola devam demektir.
Ligin ikinci yarısına girerken en önemli konu, federasyon başkanı seçimleri olarak görülmekte... İyi ama futbolun tepesine talip olanlar nasıl bir "ateşten gömlek" giyeceklerinin farkındalar mı ? Yok yok, sakın benim bu girişimden sonra başkan adaylarına isim isim takılıp, onların eksi-artıları üstüne ahkam keseceğimi sanmayınız. Ömrünü futbolun içinde geçirmiş bir kişi olarak 8-10 federasyonda asbaşkanlıklar, teknik sorumluluklar yaşamış tecrübe adamı olarak işin sakat taraflarını işaretlemek istiyorum sadece... FF başkanı ayrı- MHK başkanı ayrı - Tahkim Kurulu ayrı olduğu sürece, bu üç başlılık futbol işlerinin arapsaçından arınması için akıl dışıdır bence... Hele MHK başkanı eski hakem ustası olmadığı sürece, hakem şikayetleri bitmez tükenmez bu ülkede... Çaresi FF başkanının bir asbaşkanı saygın bir emekli hakem olur ve haftalık atamalar, genel sorunlar da, futbol federasyonunun toplantılarında müştereken görüşülür ve halledilir. Tahkim de öyle... Ankara, İstanbul veya başka bir kentten torpilli hukukçuları tahkim adı altında bir araya getirip, kurul oluşturursanız eğer, o kurulun gözü FF'nin vereceği ceza kararlarını bozmak üstüne olur sadece... Sebebi nedir derseniz, hemen söyleyelim: Kompleks, kompleks, yine kompleks... Çünkü medyada yer almak ve dikkati çekmek insanımızın doğasında var olan garip bir illettir. Ayrıca FF, MHK ve tahkim kurullarının ayrı karakterlerde insanlardan oluşu, futbolun içinden gelmeyen çoğunluktaki isimlerden kurulması ve de bu kurullar arası kordinasyonun yokluğu futbolumuzda çıkan marazaların en önde gelen sebeplerini oluşturur.
Tahkim kurulu bizce federasyon bünyesinde yıllarca hizmet vermiş, kişiliği iyi bilinen, saygınlığı tartışılamaz hukukçu isimlerden oluşmalıdır. Bütün bu kurullar arası bağlantı FF başkanı olacak kişi ve onun seçeceği çalışma arkadaşlarınca oluşabilir. Çünkü biz yıllarca tayinle gelen heyetlerde çalıştık ve bir gün dahi aramızda "çıt" çıkmadı inanınız.
Şimdi özerk olduk da ne oldu ? İhtikar, iltimas, suistimal, şikeler cirit atıyor futbolumuz içinde... Bu seçimler ileriye atılmalıdır. UEFA kriterlerine uyacak şekilde yukarıda anlatmaya çalıştığımız "uyumlu çalışabilme halkaları" başkan adayı veya adaylarına sağlanmalı, gerekirse de genel kurul üyelik vasıflarında da değişiklik yapılmalıdır. Yoksa kulüplerin, hakemlerin ve taban adayların seçtiği başkanın, seçenlere taviz vermeden işlerini yürütebilmesi imkansızdır. Bu koşullar altında bugünlerde yapılacak bir seçimde kim kazanırsa kazansın, muhakkak kaybedecektir.

esenay@milliyet.com.tr



SPOR
Yüksek tansiyon
Kartal pusuda
Daum'dan şok rapor
Aslan GYO yolda
Yabancı müjdesi
Ülkerspor yıkıldı: 75-79
Okur büyüledi
Kartal veda etti: 2-3
Sharapova sahnede
Bravo Tuğba
Haber turu...
Siyasetin canı yandı
Kazanan kaybediyor!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Ercan GÜVEN
Siyasetin canı yandı
İnsanlık tarihinde "kaybedeni" bu kadar çok o...
Erdoğan ŞENAY
Kazanan kaybediyor!
Futbol tatilinin sona ermesinden sonra yenide...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet