|
 |
|
|
Kazanan kaybediyor!
Futbol tatilinin sona ermesinden sonra yeniden iş başı yapılacak haftaya ulaştık şükürler olsun... Şu topun peşinde on yıllarca koşmamız yetmezmiş gibi halen maçtan maça zıplayıp, durmamız olsa olsa "futbolkeş"likle ifade edilir sanırım. Neyse sağlığımızı koruma yolu statlardan geçiyorsa eğer, o zaman ayaklarda derman bitene kadar yola devam demektir.
Ligin ikinci yarısına girerken en önemli konu, federasyon başkanı seçimleri olarak görülmekte... İyi ama futbolun tepesine talip olanlar nasıl bir "ateşten gömlek" giyeceklerinin farkındalar mı ? Yok yok, sakın benim bu girişimden sonra başkan adaylarına isim isim takılıp, onların eksi-artıları üstüne ahkam keseceğimi sanmayınız. Ömrünü futbolun içinde geçirmiş bir kişi olarak 8-10 federasyonda asbaşkanlıklar, teknik sorumluluklar yaşamış tecrübe adamı olarak işin sakat taraflarını işaretlemek istiyorum sadece... FF başkanı ayrı- MHK başkanı ayrı - Tahkim Kurulu ayrı olduğu sürece, bu üç başlılık futbol işlerinin arapsaçından arınması için akıl dışıdır bence... Hele MHK başkanı eski hakem ustası olmadığı sürece, hakem şikayetleri bitmez tükenmez bu ülkede... Çaresi FF başkanının bir asbaşkanı saygın bir emekli hakem olur ve haftalık atamalar, genel sorunlar da, futbol federasyonunun toplantılarında müştereken görüşülür ve halledilir. Tahkim de öyle... Ankara, İstanbul veya başka bir kentten torpilli hukukçuları tahkim adı altında bir araya getirip, kurul oluşturursanız eğer, o kurulun gözü FF'nin vereceği ceza kararlarını bozmak üstüne olur sadece... Sebebi nedir derseniz, hemen söyleyelim: Kompleks, kompleks, yine kompleks... Çünkü medyada yer almak ve dikkati çekmek insanımızın doğasında var olan garip bir illettir. Ayrıca FF, MHK ve tahkim kurullarının ayrı karakterlerde insanlardan oluşu, futbolun içinden gelmeyen çoğunluktaki isimlerden kurulması ve de bu kurullar arası kordinasyonun yokluğu futbolumuzda çıkan marazaların en önde gelen sebeplerini oluşturur.
Tahkim kurulu bizce federasyon bünyesinde yıllarca hizmet vermiş, kişiliği iyi bilinen, saygınlığı tartışılamaz hukukçu isimlerden oluşmalıdır. Bütün bu kurullar arası bağlantı FF başkanı olacak kişi ve onun seçeceği çalışma arkadaşlarınca oluşabilir. Çünkü biz yıllarca tayinle gelen heyetlerde çalıştık ve bir gün dahi aramızda "çıt" çıkmadı inanınız.
Şimdi özerk olduk da ne oldu ? İhtikar, iltimas, suistimal, şikeler cirit atıyor futbolumuz içinde... Bu seçimler ileriye atılmalıdır. UEFA kriterlerine uyacak şekilde yukarıda anlatmaya çalıştığımız "uyumlu çalışabilme halkaları" başkan adayı veya adaylarına sağlanmalı, gerekirse de genel kurul üyelik vasıflarında da değişiklik yapılmalıdır. Yoksa kulüplerin, hakemlerin ve taban adayların seçtiği başkanın, seçenlere taviz vermeden işlerini yürütebilmesi imkansızdır. Bu koşullar altında bugünlerde yapılacak bir seçimde kim kazanırsa kazansın, muhakkak kaybedecektir.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|