Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ocak 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bakanların, başbakanların oğulları...


İÇİŞLERİ Bakanı Abdülkadir Aksu oğlundan yana dertli, daha doğrusu oğlu için çıkarılan söylentilerden dertli...
Yener Süsoy sormuş:
"Bazı çevrelerde oğlunuzun İstanbul'da krallık kurduğu, eğlence mekânlarının ondan sorulduğu söyleniyor." (Hürriyet 16 Ocak 2005)
Bakan "Külliyen yalan!" diyor:
"Bunlar hep iftira... Oğlumu avukatları yapmak isteyen babalar var, bu söylentileri onlar çıkarıyor."
Bakanın avukat olan oğlu Murat Aksu da "Bana uygunsuz, gayri ahlaki tekliflerin geldiği çok oluyor, hepsini anında reddediyorum. Babam bakan olduğundan beri ceza davası almıyorum" diyor.
***
DEVLETTE önemli görevlere gelen insanların aileleri, çocukları, kardeşleri, yeğenleri yüzünden başları çok derde girmiştir, girmese bile başları ağrır.
Bakan Aksu haklı, keşke oğlu da "Bana gayri ahlaki, uygunsuz teklifler geliyor, hepsini anında reddediyorum" demeseydi.
Ya da "Ceza davası almıyorum!" demeseydi, çok daha iyi olurdu.
Biri çıkar, "Bu ahlaksız teklifleri yapanlar, bu cesareti nereden buluyorlar!" diye saçma bir soru sorabilir ya da hukuk davalarını tercih etme için, "Ceza davası almayıp, hukuk davası almanın farkı ne?" diyebilir.
İki sorunun da, saçma olsalar bile, rüzgârdan nem kapan bir toplum haline geldiğimiz için, lafı çok edilebilir.
***
PEKİ, babası bakan olunca oğlu ya da kızı mesleğini yapmayacak mı? Avukatlık yapmayacak ya da şirket sahibi olmayacak mı?
Büyük haksızlık ama, maalesef "Şuyu, vukuundan beter" lafı oldukça bunlardan uzak durmak gerekiyor.
***
BİR örnek...
1960 öncesi, başbakan rahmetli Adnan Menderes, bir gece misafir gittikten sonra, üç oğlu ve eşiyle konuşurken büyük oğlu Yüksel Menderes'e sorar:
"Bu ana kadar evlat olarak hep yüzümü ağarttın, öğrenimini de tamamladın, şimdi söyle bakalım ne düşünüyorsun?"
Ankara Hukuk Fakültesi'ni bitiren, Cenevre'de Siyasi Bilimler Fakültesi'nden mezun olan Yüksel Menderes, babasından "Serbest hayata atılmak" için izin ister.
***
ADNAN Menderes hiç düşünmeden oğlunun isteğine karşı çıkar:
"Oğlum, ben siyasette ve devlet hizmetinde bulunduğum sürece senin serbest hayat diye bir düşüncen olmasın, ticaret yapamazsın. Orada ne alıp ne satacaksın? Benim senden beklediğim devlet memuriyetine girmendir. Bir ihtiyacın, bir eksiğin olduğu takdirde, bir baba olarak bu imkânı sana vermeyi elbetteki düşünürüm, bunu da yapacağım. Ama ben devlet hizmetinde bulunduğum takdirde, sen serbest mesleği, ticareti ve benzer şeyleri kesinlikle düşünme." (x)
Yüksel Menderes, bunun üzerine babasından Dışişleri sınavına girmek için izin ister.
Evet, Türkiye böyle başbakanlar da gördü, "Ben zenginleri severim!" diyen başbakanlar da gördü, "Verdimse verdim!" diyen başbakanlar da gördü, servetinin kaynağını, annesinin "çıkınında" gösteren ya da oğlunun sünnet düğününde gelen takılarla açıklayan başbakanlar da gördü.
Kim bilir daha neler görecek?...
***
AÇIKLAMA - Eski İçişleri bakanlarından Hasan Fehmi Güneş, Ağca Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçtıktan sonra "Kaçmadı, kaçırıldı" sözünü ilk defa kendisinin söylediğini belirtti.

(x) Acılı Günler, Muammer Yaşar, Tekin Yayınevi.

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Nasıl değişiyoruz?
NEREDEN geldik, nereye gidiyoruz? Mehmet Kapl...
Çetin ALTAN
Sapır sapır dökülmeyelim, dik duralım, hemen bükülmeyelim
Kulağımıza uzaktan çalındığına göre, siyasal ...
Melih AŞIK
Küçük bir hata!
Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı yeniden incele...
Fikret BİLA
Bahçeli'nin tepkisi ve yüzleşme çağrısı
MHP lideri Devlet Bahçeli, "Mehmet Ali Ağca, ...
Hasan CEMAL
Devlet içinde devlet!
Demokrasi, asker ve siyaset... Bu konuyla ilg...
Yılmaz ÇETİNER
Aydınlar jurnalci olursa
Üstüne oturduğumuz, yemyeşil yapraklı o güzel...
Güneri CIVAOĞLU
Böcekler ve güveler
Ağca'nın, devletin istihbarat örgütleri ajanl...
Can Dündar
Koruma kalkanı hep devredeydi
Abdi İpekçi bu yazıyı 3 Ekim 1978'de yazdı. ...
Hurşit GÜNEŞ
Borsada yeni hedef 50 bin mi?
İMKB-100 endeksi önceki gün 44 bini aşmıştı. ...
Doğan HEPER
Yeniler eskiyi tanımıyor
YAŞADIKLARI dönemde iş yapmış, isim yapmış, m...
Semih İDİZ
Akçaovalı genç kız da AB'yi anladı
Şu sıralarda iç açıcı haberlere ihtiyacımız v...
Sami KOHEN
Değişiklik işareti mi?
ÖNÜMÜZDEKİ çarşamba günü Filistin toprakların...
Hasan PULUR
Bakanların, başbakanların oğulları...
İÇİŞLERİ Bakanı Abdülkadir Aksu oğlundan yana...
Derya SAZAK
Organize işler
Savcılık, Ağca'nın tahliyesine yol açan müdde...
Meral TAMER
Hukuk, siyaset ve ekonominin önüne geçiyor
Türkiye'de 1980'lere kadar en önemli gündem m...
Yaman TÖRÜNER
Kuş gribi ve siyaset
Kuş gribinden şimdiye kadar 4 kişi öldü. Olay...
Güngör URAS
Esnafı 'kooperatifi üzüyor'
Halk Bankası esnafa yüzde 20 faizle kredi ver...
Serpil YILMAZ
Bermek ekonominin patronlarını yanına aldı
Başbakan Tayyip Erdoğan, bu bayramda da aile ...
M. Ali BİRAND
AİHM Türkiye'yi rahatlattı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bir sür...

© 2006 Milliyet