Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ocak 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yapanın yanında kar kaldığı sürece Türkiye'de hiçbir şey değişmez

Satır Arası / Deniz Sipahi


Maalesef olmadı.
Cennet, verdiği yaşam mücadelesini kaybetti.
Herkes gibi ben de içimden sürekli dua ettim Cennet için...
Gözlerini kısa bir süre açtığında umutlandım; düzelecek diye düşündüm.
Ama beklediğimizin aksine bir gelişme oldu.
O düzelme "veda" etmek içinmiş.
Baba Osman Uğuz yıkılmış, aile perişan. Ne diyebilirler ki...
Cennet'in tek suçu kavganın çıktığı anda İnönü Parkı'nda bulunmak.
Sadece bu...
Cennet olmasaydı; belki bir başkası olacaktı.
Biz, siz...
Tanıdık, tanımadık...
Silahı ateşleyen içeride, ceza alsa da ne fark eder ki...
Genç bir kızımız hayatını kaybetmiş, geri gelmesi mümkün değil. Ne yapsanız, ne ceza verseniz bu istenmeyen sonu tersine çevirecek ne olabilir ki...
İşin kötüsü...
İnsanlarımızın artık adalete olan inancının giderek zayıflaması. Hırsızlık meslek haline gelmiş; kapkaççı terörünün faturası her gün giderek artmaya başlamış.
Sadece büyük şehirlerde değil; Türkiye'nin her yerinden haberler yağıyor önümüze.
Gündüz, gece farketmiyor.
Sürücülü, sürücüsüz araçlara giriliyor.
Spreyi sıkıp evlerde cirit atılıyor.
Ama bir şey değişmiyor. Polis yakalasa bile kapkaççılar, hırsızlar salıveriliyor.
İşte son olay...
Mehmet Ali Ağca'nın serbest kalması...
Aflar toplumun kalbinde derin yaralar açıyor. Yapanın yanına kar kaldığı sürece Türk yargısı inandırıcılığını, güvenilirliğini kaybediyor.
Adaletin bıraktığı boşluğu mafya doldurmaya çalışıyor.
Gelişmeler aslında kimseyi şaşırtmıyor.
"Burası Türkiye..." diye başlayan cümleler bitmek bilmiyor.
Peki ne olacak Cennet'lere...
Avucumuzun içinden kayıp giden hayatlara, gencecik bedenlere, gerçekleşmeyen hayallere...
Lanet olsun...
Bin kere... Yüz bin kere...

Unutuyor, teşvik etmiyor teşekkürü de ihmal ediyoruz

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir'de doğup büyümüş ve bu kente önemli katkılar sağlamış insanları unutmayacaklarını söylüyor.
En başta da Sezen Aksu ve Attila İlhan'ın heykellerinin yapılacağını söylüyor.
Bu görüş hepimizi sevindirdi.
Gerçekten de çabuk unutan, teşvik etmeyen, alkışlamayan, teşekkür etmeyen bir milletiz.
Eğer zamanında ve gerektiği gibi tavrımızı göstermezsek; topluma örnek olmuş bu insanların ardından yenilerinin gelmesini sağlayamayız.
İlla da heykel dikmek gerekmiyor.
Ama hatırladığınızı, unutmadığınızı gösterebileceğiniz bazı etkinliklerle de bunu gösterme şansımız olabilir.
Ne yazık ki...
Türkiye'de hemen her konuda bir değer kayması yaşanıyor. Gençlerimiz, çocuklarımız biraz da pompalanan kişileri ve olayları örnek alır hale geldiler.
Bu ülkenin aydınları, bilginleri, önderleri "sessiz çoğunluk" kalmayı tercih ettiklerinden; bu gidişatı bir türlü tersine çeviremedik.
Bize düşen görev toplumun önüne doğru modelleri koymaktan geçiyor.
İzmir'e, Türkiye'ye sahip çıkanları, değer katanları, farklılığını gösterenleri anlatmak, yüceltmek işimiz olmalı. Ahmet Piriştina, bunu çok istemişti. Aziz Kocaoğlu'nun da bu hassasiyette olması sevindirici. Yeri gelmişken bu detayları takip eden ve kovalayan Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ'a da bir teşekkür borcumuz var.



dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Şehir içinde koyun sürüleri otlatılıyor
Bir kez daha: Salon sorunu!
Yapanın yanında kar kaldığı sürece Türkiye'de hiçbir şey değişmez
Avrupa Birliği yardımları





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2006 Milliyet