Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ocak 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
5 yıl önce / 5 yıl sonra


1997'de İtalya/Ancona Cezaevi'nde Mehmet Ali Ağca ile bir TV röportajı yapmıştım. 5 yıl kadar önce, Ağca'nın kardeşi Adnan Ağca tarafından bazı isimler ve medya kuruluşları sayılarak bu röportaj bağlamında benim de adım şu garip iddiaya konu edilmişti:
"Medya tarafından Ağca ile röportajlar için, 1987'den başlayarak birçok kez ödemeler yapıldı. Suç ortakları onlar mı?" diye soruyordu.
O zaman Adnan Ağca'nın iddiaları ve diğer meslektaşlarımın yanı sıra benim de açıklamam, 22 Haziran 2000 tarihli Milliyet'te "Kardeş Ağca saçmaladı" başlığı altında yarım sayfa yayımlanmıştı. (Sayfa: 19)
Galiba o açıklamamı yeniden ve aynen yayımlamak gerekli oldu.
İşte 5 yıl önceki açıklama:
"Kanal D televizyonunda hazırladığım Durum programında yayınlanmak üzere Mehmet Ali Ağca ile röportaj yapmamıza, İtalya Adalet Bakanlığı, Ağca'nın da 'evet' demesi koşuluyla izin vermişti.
Yapımcı firmanın sahibi Namık Koçak, bu amaçla Ağca'nın kardeşi Adnan Ağca'yı İtalya'ya göndermiş.
Ekiple birlikte Ancona'ya gittik. Ancak orada son anda Ağca'nın kardeşi Adnan Ağca, Koçak'tan önce kendisine bir ödeme yapılmasını istemiş. Koçak'a, 'olumsuz görüş' bildirdim. Adnan Ağca, bunun üzerine yapımcı Namık Koçak'a, 'ödemeyi ağabeyi yüzünden yıllarca dışlanan ve çok zor durumda olan annesi için insani nedenlerle istediğini' söylemiş. Böyle bir para konusunu, Ağca'nın kardeşi ya da bir başkasıyla tek kelime bile konuşmuş değilim.
Ama o aşamadan sonraki gelişmeler bilgim dahilindeydi.
Yapımcı Namık Koçak, Kanal D televizyonu yöneticileriyle görüşerek, ancak röportajın yayınlanmasından sonra annesinin banka hesabına gönderilmek üzere bir ödeme onayını almış. Daha sonraki günlerde, programımızın yayıncısı Kanal D tarafından, Ağca'nın annesine resmi belgelerle ve banka havalesi yoluyla bu ödeme yapılmış bulunuyor. Bu saçma iddialar karşısında her şeyin açık, yasal ve belgeli olmasına özen gösterilmesinin yararı ortaya çıkmakta. Çünkü görülüyor ki, Adnan Ağca'nın iddia ettiği gibi gizli kapaklı bir tavır -başkaları varsa bilemem ama- bizim için kesinlikle söz konusu değil.
Bu röportaj, sadece aziz Abdi İpekçi'nin katlinin arkasındaki gerçekleri ortaya koymak amacını gütmekteydi.
Ancona Cezaevi'nde yapılan röportajdaki ödünsüz sorularım ve söylemim anımsanmalı.
Ağca'ya yardım gibi saptırmalar, herhalde amaçlı ama safsatadır."
.........................
Göründüğü gibi röportaj sırasında el altından gizli saklı bir ödeme yok.
İleride "Bize ödeme yapıldı" gibi iddialarda bulunulursa, "Yalan söylüyorsun. Elinde kanıt varsa göster" gibi bir kaçamağa önceden "kılıf" hazırlama kurnazlığı yapılmamış.
Her şey açık. Miktarı, kaynağı ve kime verildiği...
Bürokratik süreç içinde gerçekleşmiş.
Ayrıca...
Koçak'a kardeşi Adnan tarafından, "Annem hasta, ağabeyim yüzünden dışlanmış. Günahsız olduğu halde zaruret içinde" denildiği için ödemenin "sadece annesine" yapılması öngörülmüş.
2000 yılında basın toplantısı yapıldığında da kıvırtma, kaytarma, saptırma yok. Kamuoyundan saklanmamış.
Dünyada da böyle ödemeler gerektiğinde, bu yöntem uygulanıyor.
..........................
Asıl önemli olan içeriğe gelince...
Önce...
Röportajdan şu birkaç söylemi yansıtayım...
GC: "Mehmet Ali Ağca, çok değerli bir meslektaşımızı öldürdünüz."
MAA: "Ben masumum."
GC: "Siz Abdi İpekçi'yi öldürmediğinizi söylüyorsunuz. Peki ona kıyan, dünya çapında bir cani midir?"
MAA: "Yok yok, bu şekilde soruyu kabul etmiyorum."
GC: "Bunu yapan adam aşağılık bir cani midir?"
MAA: "Bizim kimseye hakaret etmeye hakkımız yok. Apocuların kadınları, çocukları öldürdüklerini gördünüz. Bu daha ağır."
GC: "İnsanları öldürenler bizim için canidir. Abdi İpekçi'yi öldüren cani midir, değil midir?"
MAA: "Evet katildir. Savaş suçlusudur ama... İpekçi'nin savaşla ilgisi yok ama Türkiye savaş içindeydi."
............................
Ve sonra...
Programın bitiminde Sibel İpekçi'nin gecenin geç saatlerinde telefonla arayarak teşekkür ettiğini belirteyim.
Başka bir izaha da gerek görmüyorum.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Orta sınıf ve AKP
ANKARA'YA giderken uçakta TOBB Başkanı Rifat ...
Çetin ALTAN
Çengelköy...
Meteoroloji uzmanları, dondurucu soğukların g...
Melih AŞIK
Genç iletişimciler
Aydın Doğan Vakfı'nın düzenlediği "Genç İleti...
Fikret BİLA
Akdağ: 10 milyon tavuk itlaf edilmeli
Türkiye'de gündem çok sık değişir. Çok önem...
Hasan CEMAL
Roj TV!
Konu, Türkiye'deki Kürtler değildi. Roj TV de...
Güneri CIVAOĞLU
5 yıl önce / 5 yıl sonra
1997'de İtalya/Ancona Cezaevi'nde Mehmet Ali ...
Can Dündar
Devlet onlara 'söz' vermişti
Ağca, İpekçi suikastından 4 ay sonra yakalan...
Abbas GÜÇLÜ
Milliyet'i Milliyet yapan işte bu!
Her okurun gazetesi, her gazetecinin kurumu, ...
Hurşit GÜNEŞ
MB enflasyon hedeflemesini masaya yatırıyor
Dün Merkez Bankası'nın (MB) düzenlediği, enfl...
Sami KOHEN
Viyana'dan destek...
AVUSTURYA'NIN AB dönem başkanlığını devralmay...
Faik ÖZTRAK
Kamu İhale Yasası ve rant düzeni
2001 yılında yaşanan kriz Türkiye'de siyaset ...
Hasan PULUR
Doktorun ve hastanenin manevi tazminatı...
HERKES hata yapabilir, her meslek erbabı yanl...
Derya SAZAK
İran hedefi
2006'nın ikinci yarısını 'erken seçim' tartış...
Meral TAMER
Dünya Bankası: "ÖSS, eğitimde kaliteyi düşürüyor!"
Açık Toplum Enstitüsü Türkiye Direktörü Hakan...
Ece TEMELKURAN
11 Eylül'ün intikamı
Bütün insanlığın kafasına, ikiz kulelere gire...
Güngör URAS
Petrol faturası döviz açığını büyütüyor
Petrol fiyatlarındaki artış devam ediyor. Var...
M. Ali BİRAND
Aynı olay batıda olsa, devlet farklı davranırdı
Biran için düşünelim.

© 2006 Milliyet