Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ocak 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sokaklarımızda turunç ya da zeytin ağacı istemez misiniz?

Satır Arası / Deniz Sipahi

Bir öneri... Atina'ya gidenler bilir; sokakların çoğunda turunç ağaçları bulunur.
Hemen her caddede...
Hatta kentin içinde zeytin ağaçları...
Sadece Atina'da değil; Selanik'te de, Kavala'da da, Avrupa'nın birçok yerinde de...
Dizi dizi turunç ağaçları kentin havasını öylesine değiştiriyor ki...
Gerçeği söylemek gerekirse çok da dekoratif duruyor. Ben hep "İzmir'in sokakları neden turunç ve zeytin ağaçlarıyla dolu olmasın" diye düşünmüşümdür.
Evlerimizi, iş yerlerimizi kendi zevkimize göre döşüyoruz da, herkes kendi estetik anlayışına uygun planlar, eşyalar seçiyor da neden sokaklarımız için de aynı özeni göstermeyelim? Bir engel mi var?
Hayır...
Yunanistan ile benzer bir iklime sahibiz; orada yetişen burada da yetişir.
Hatta istersek çok daha güzelini yapabiliriz.
Sadece İzmir'de değil; Ege'nin tamamı için bu uygulama düşünülebilir. Bir kent sadece yaşadığımız ev, işten ibaret değildir.
O kentin sokaklarını kendi mekanımız gibi kabul etmiyor; şehir eşyalarını oraya uygun seçmiyorsak bir şehrin güzelliğinden de bahsetmek mümkün değildir.
Bu açıdan baktığımızda Türkiye'nin sokaklarını, caddelerini nasıl buluyorsunuz?
Yurtdışına çıktığınızda hiçbir balkonun içeriye alınmadığını yani balkonun salona ilave edilmediğini görürsünüz.
Hemen her balkon diğeriyle yarışırcasına çiçeklerle donatılır, süslenir. Bu mekanlar da şehrin süsüdür; dekorasyonun bir parçasıdır. Ben bu özeni ne yazık ki göremiyorum.
Galiba bize ait olmayan metrekarelerde sorumluluğumuz olmadığını düşünüyoruz.
Oysa çok yanılıyoruz.
Bir kenti güzelleştirmek sadece belediyenin görevi değildir; sokaklarını temiz tutmak, ağaç dikmek, körfezi korumak o havayı soluyan herkese aittir.
Ben önerimi yapıyorum. Aydın'da, Muğla'da, Denizli'de...
Ege'nin her sahil kasabasını, beldesini turunç, portakal, zeytin ağaçlarıyla süsleyelim.
Buna da İzmir'den başlayalım.


En güzel balkon yarışması geleneksel hale gelmeli

İstanbul'da bazı belediyeler semtin en güzel balkonunu seçti. Cihangir'de, Nişantaşı'nda, Caddebostan'da balkonlar eskisine göre çok daha güzel gözüküyor şimdi bana.
Karşıyaka Belediyesi'nin benzer bir çalışması var.
Bence bu yarışmayı her belediye yapmalı. Egeliler, yılın en az üç dört ayı balkonlarda oturur.
Neden buraları bambaşka yapmayalım.
Tekrar ediyorum; balkonlar şehirlerimizin süsüdür.
Alsancak'ta, Güzelyalı'da, Karşıyaka'da, Bostanlı'da balkonları çiçek bahçesi yapalım; görün o zaman değişen manzarayı. Bir an için gözlerinizi kapatın ve balkonların bugünkü haline bakın.
Kapatılmış, yok edilmiş, estetikten uzak mekanların bir fotoğrafını görürsünüz.
Daha güzel bir şehir için herkes üzerine düşeni yapmalı.




dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Siyah beyaz mutluluklar
Şıklığı yatağınıza taşıyın
Emeklilik hakkında her şey
Gücünü Anadol'dan alıyor
Voltaj düşüklüğü çözüm bekliyor
Kıymetini bilin bu kentin
Sokaklarımızda turunç ya da zeytin ağacı istemez misiniz?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Arzu Çetik
Necati Çetiner
Elif Demirci
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet