Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ocak 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yeni milli kültür


TELEVİZYONLARDA milyonlarca insanı sürükleyen diziler... Benim de büyük bir ilgi ve takdirle izlediğim "Kurşun Yarası, Asmalı Konak, Çemberimde Gül Oya..." gibi.
Halen devam eden böyle dört beş dizi var. Listeyi uzatmak da mümkün.
Halbuki eskiden "Şahin Tepesi" gibi, "Dallas" gibi Amerikan dizileri çok büyük ilgi görürdü. "Pemila, Ceyar, Babi, Suelin" gibi dizi kahramanları günlük hayatımıza girmişti!
"Latin Amerika dizileri" de öyleydi.
Galiba Tamer Karadağlı'nın "Çocuklar Duymasın" dizisi dönüm noktası oldu. Asla taklit veya adaptasyon değildi, senaryosu da kahramanları da tamamen "bizim"di. Ardından "hakikaten bizden" kahramanların ve olayların yer aldığı drama ve komediler sökün etti.
Önceki akşam Kanal D'de yayımlanan İstiklal Savaşı'yla ilgili "Kırık Kanatlar" da daha ilk günü olduğu halde çok büyük reyting almış; hem de "A-B" grubu denilen üst ve üst-orta sınıflardan, yani hayli Batılılaşmış kesimlerden de!

Küreselleşme ve...
Bu toplumsal temayül (trend) epeydir dikkatimi çekiyordu ama dün izlediğim çok önemli bir toplantıda bunun 'evrensel' boyutlarını daha bir net olarak gördüm.
Doğan Yayın Holding'in yıllık olarak düzenlediği toplantılardan bu yılkinin konusu "Trendler" idi:
İçerik ve teknoloji olarak iletişim dünyası nereye gidiyor?
Fransa'da TV seyircisinin yüzde 73'ü tarafından izlenen dev "TV-1" adlı televizyon kanalları şirketinin Başkanı Patrick Le Pay, uzun konuşmasında diyor ki:
- Eskiden komedi, sinema filmi, drama gibi yayınlarımızın yüzde 50'den fazlası Amerikan yapımıydı veya adaptasyondu. Artık trend değişti. Şimdi bu yayınlarımızın yarısından epey fazlası Fransız eseri, Fransız yapımı... Yayıncılıkta hem küreselleşme, hem millileşme beraber gelişiyor.
İsveçli, Amerikalı, Alman konuşmacılar da bunu doğruladı: Küreselleşme ile milli ve yerli değerlere önem verme birlikte gelişiyor.

Uzun yol...
Bu dizilerdeki milli niteliğin yeni olması, küreselleşmenin geliştirdiği evrensel değerlerle iç içe olmasındandır. Dış dünyaya karşı ırki veya kültürel bir husumet söz konusu olmadığı gibi, kendi 'yerli' ve hatta 'tarihsel' tiplerimiz bu dizilerde evrensel ölçülerde yeniden yorumlanıyor.
Mesela "Kurşun Yarası"ndaki kadınlar 'Osmanlı' idi, 'Kuvay-ı Milliyeci' idi ama 'eksik etek' değillerdi, çağımızın değerlerine göre "eşit" ve "özgür" davranıyorlardı!
Büyük ilgi gören "toprak dizileri"ndeki tipler de sınıf savaşına sokulmuş militan tipler değil, iyisiyle kötüsüyle bizden, tanıdık simalar!
Küreselleşme insanoğlunun karşısına uçsuz bucaksız, soluk, soğuk bir ufuk açıyor. İnsanoğlu bir yandan bunun imkânlarını değerlendirmeye çalışırken öbür yandan aşina, bildik, sıcak bir 'yuva' ihtiyacını da kuvvetle hissediyor; yerli ve milli değerlere sarılıyor, 'kökler' duygusu daha bir güçleniyor.
Eğitim ve ekonomik gelişme zevkimizi ve muhayyilemizi daha da geliştirdiği için, işte gerçekten başarılı "bizden" senaryolar, yapımlar, sanatçılar çıkarıyoruz.
Geçmişte ne zaman bu kadar okuyup yazmıştık?
Ciddi sorunlarımız var ama genel gidişat olarak, doğru yoldayız ve bu uzun bir yol.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yeni milli kültür
TELEVİZYONLARDA milyonlarca insanı sürükleyen...
Çetin ALTAN
Vatan aşkı üzerine diyaloglar...
-Efendim siz vaktiyle her geldiğiniz makama, ...
Melih AŞIK
Edebe aykırı bildiri
Memlekette öyle olaylar oluyor ki.. Akıl almı...
Fikret BİLA
Türkiye af cenneti
Mehmet Ali Ağca nedeniyle af yasaları yeniden...
Hasan CEMAL
Kürt sorunu, Türk sorunu!
Silah ve şiddet çıkmaz sokaktır görüşünü öted...
Güneri CIVAOĞLU
Güveler ezildi
Beklenen oldu... Ağca yeniden içeride... Ceza...
Can Dündar
Bahçeli'nin çağrısı
1969 yılında bir grup ülkücü Ankara İktisadi...
Abbas GÜÇLÜ
Yabancı dille eğitim aldatmacası
Türk eğitim sisteminin en büyük baş ağrıların...
Semih İDİZ
Norveç'ten PKK'ya 'eşit mesafe' jesti
Norveç'le ciddi bir krize doğru ilerliyoruz. ...
Sami KOHEN
Yeni Irak'a doğru...
Irak'ta, seçimlerin yapılmasından ancak 35 gü...
Hasan PULUR
Özel Harp Dairesi, Ecevit ve Yamak
ECEVİT, ilk başbakanlığı sırasında, Genelkurm...
Derya SAZAK
Federasyon golü
AKP'nin 'iktidar gücü'nü her alana yayma, oda...
Meral TAMER
Gençler en çok gazetelere güveniyor
Doğan Yayın Holding'in her yıl düzenlediği DY...
Tamer HEPER
Bir risk görmüyorum
Bir okuyucum çok dertli, uzun uzun yazmış:
Yaman TÖRÜNER
Siyaset ısınıyor
Orta sağda yeni oluşumlar bekleniyor. Eski si...
Güngör URAS
Doğalgazda 'felaket senaryoları'
Sibirya soğukları gelirken, İran'ın Türkiye'y...
M. Ali BİRAND
Erbakan'ı hapse atmak ne kazandırır?
Yargının verdiği karara kimselerin itirazı ol...

© 2006 Milliyet