Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ocak 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kürt sorunu, Türk sorunu!

PARİS

Silah ve şiddet çıkmaz sokaktır görüşünü öteden beri benimsemiş, PKK silahı ebediyen bırakmalı diye düşünen, artık Güneydoğu'da sokaktaki adamın da kesin olarak silah ve şiddete karşı olduğunu kaç yıldır bilen Kürt aydınları, siyasetçileri...
Bir yer geliyor, duruyorlar.
Düşüncelerini açıkca söylemiyorlar.
Susuyorlar!
Neden bu görüşlerinizi olanca açıklığıyla kamuoyu önünde açıklamıyorsunuz diye sorduğunuzda frene basıyorlar.
"Madem böyle düşünüyorsunuz, o zaman ortaya çıkıp PKK'nın kayıtsız şartsız silah bırakmasını niçin savunmuyorsunuz?" sorusu karşısında genellikle susma hakkını kullanıyorlar.
Yıllardan beri PKK'nın silah ve şiddet politikasını doğru bulmayan ve bugün birçok açıdan haklı çıktığını düşünen bir Kürt aydınıyla Paris'te geçen gün sohbet ederken konuyu getirdi bir yere bağladı:
"Dağdakileri indirmek!"
Önkoşul gibi bir tutam yani.
Hükümetin önce dağdaki PKK'lıları indirmek için -adı af olur ya da olmaz- bir formül geliştirmesi gerektiğini söyledi. Elebaşları için farklı bir yöntem bulunabileceğine işaret etti.
Ve ekledi:
"Dağdakileri indirmeden birşey beklenmesin. Bu olmadan silah bırakmaz PKK... Ve zamanla şiddet derinleşebilir. Önümüzdeki bahar aylarından itibaren örneğin... PKK içinden bazı gruplar daha kontrolsüz eylem yollarına da sapabilirler."
Yeni değil bu bakış açısı...
Bir iki yıldır biliniyor.
Önemli bir konu ayrıca...
Ancak bunu önkoşul gibi öne sürmek dayatmacı bir tavır oluyor.
PKK ile devleti aynı kabın içine koyan, ikisini karşı karşıya getirip pazarlık kapısı aralayan böyle bir tavrın Ankara'da işleri kolaylaştırmayacağı bir türlü görülmüyor.
Ya da görülmek istenmiyor.
Göz kapatılan başka şeyler de var.
(1) PKK tabelası ve İmralı gölgesi altında siyaset yapmanın fazla bir inandırıcılığı olmadığı...
(2) Kürt siyasetinin daha ciddiye alınması için PKK'nın silahı kayıtsız şartsız toprağa gömmesi gerektiği...
(3) Türkiye'de son üç yıldır Kürt sorunu çerçevesinde önemli adımlar atıldığı, bunların görmezlikten gelinmesinin çözüme yardımcı olmayacağı...
(4) Türkiye'de bir Başbakan'ın, Tayyip Erdoğan'ın meydanlara çıkıp ilk kez Kürt sorunu diye sorunun adını koymasının, "Bu sorun bizim sorunumuzdur" demesinin ve bu çerçevede devletin geçmişte yanlışları olduğunu belirtmesinin taşıdığı önemin Kürt siyasi çevrelerinde görmezlikten gelinmesinin ne kadar hata olduğu...
(5) Bu hatalarda israr edilmesinin, bardağın dolu tarafına önem verilmemesinin, Kürt sorunu gibi Türk sorunu açısından da olumsuz etkilenmelere neden olacağı...
(6) Başlangıç noktası deyince, önce PKK'nın silah bırakması akla gelmelidir diyenlerin sesine mutlaka kulak verilmesi gerektiği...
(7) Aksi halde "Türk sorununun da şiddetleneceği", milliyetçiliğin zamanla iki taraflı olarak şaha kalkmasının önlenemeyeceği, Ankara'daki şahin çevrelerin değirmenine su akacağı...
Paris'te bunları da konuştuk.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yeni milli kültür
TELEVİZYONLARDA milyonlarca insanı sürükleyen...
Çetin ALTAN
Vatan aşkı üzerine diyaloglar...
-Efendim siz vaktiyle her geldiğiniz makama, ...
Melih AŞIK
Edebe aykırı bildiri
Memlekette öyle olaylar oluyor ki.. Akıl almı...
Fikret BİLA
Türkiye af cenneti
Mehmet Ali Ağca nedeniyle af yasaları yeniden...
Hasan CEMAL
Kürt sorunu, Türk sorunu!
Silah ve şiddet çıkmaz sokaktır görüşünü öted...
Güneri CIVAOĞLU
Güveler ezildi
Beklenen oldu... Ağca yeniden içeride... Ceza...
Can Dündar
Bahçeli'nin çağrısı
1969 yılında bir grup ülkücü Ankara İktisadi...
Abbas GÜÇLÜ
Yabancı dille eğitim aldatmacası
Türk eğitim sisteminin en büyük baş ağrıların...
Semih İDİZ
Norveç'ten PKK'ya 'eşit mesafe' jesti
Norveç'le ciddi bir krize doğru ilerliyoruz. ...
Sami KOHEN
Yeni Irak'a doğru...
Irak'ta, seçimlerin yapılmasından ancak 35 gü...
Hasan PULUR
Özel Harp Dairesi, Ecevit ve Yamak
ECEVİT, ilk başbakanlığı sırasında, Genelkurm...
Derya SAZAK
Federasyon golü
AKP'nin 'iktidar gücü'nü her alana yayma, oda...
Meral TAMER
Gençler en çok gazetelere güveniyor
Doğan Yayın Holding'in her yıl düzenlediği DY...
Tamer HEPER
Bir risk görmüyorum
Bir okuyucum çok dertli, uzun uzun yazmış:
Yaman TÖRÜNER
Siyaset ısınıyor
Orta sağda yeni oluşumlar bekleniyor. Eski si...
Güngör URAS
Doğalgazda 'felaket senaryoları'
Sibirya soğukları gelirken, İran'ın Türkiye'y...
M. Ali BİRAND
Erbakan'ı hapse atmak ne kazandırır?
Yargının verdiği karara kimselerin itirazı ol...

© 2006 Milliyet