Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ocak 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hayata karşı ilk reaksiyon: Alerji

Batu'nun vücudunda birtakım kızarıklıklar çıkınca doktorlar alerji ihtimaline karşı birkaç yasak belirledi: Yün ve polar giymesin, pekmez yemesin, makyaj yapmasın (tamam biraz çarpıttım)

igursoy@milliyet.com.tr

Evdeki mesaimin bir kısmı oğlumun sağlık problemlerini tespit etmekle, ufak meseleleri büyütmekle, olmayan meseleleri var etmekle ve sonra bunlara dertlenmekle geçiyor. Doktor bir kere "Artık ağzından heceler çıkabilir" dediği için ben her gün yine hece yok diye kederleniyorum, üstüne bir de doktora şikayet ediyorum: "Gürültü gani ama daha bir hece bile yok." Sekiz ay bitene kadar vakti varmış, kimin umrunda?
İşte böyle bir keşif çalışması sırasında sırtındaki kızarıklıklara rastgeldim. 10 kuruş büyüklüğünde, üzeri hafif pütürlü döküntüler. Sonra bunların aynısından çenesinde de oluştu. Ayrıca boynuyla sırtının birleştiği yerde deri renginin açılması sonucu ortaya çıkan küçük bir leke vardı. Ailede bulunduğu için vitiligodan (derideki düzensiz beyaz alanlar) korktum. Batu'nun doktoru yurtdışında olduğu için bir cilt doktorunun yolunu tuttuk.
İşin içine hastane, muayenehane girdiğinde biraz gereksiz endişelenirim. Yine öyle oldu. Evet, orada bir renk açılması varmış, hep de orada kalacakmış, Batu kaybolursa biz o leke sayesinde kendisini bulacakmışız. Ama vitiligo teşhisi konması için bunlardan en az üç tane olması, daha yaygın hale gelmesi gerekirmiş. Doktorun cümlesini aktarayım: "Buna vitiligo diyene gülerler." Gülsünler doktor, gülsünler. Düşünceli baba olmanın bedeli makara kukaraysa ben ödemeye hazırım!
Hemen ikinci cepheyi açtım: "Peki kızarıklıklar?" Onlar da alerjik reaksiyonmuş. Ailede alerjik astım da olduğu için endişeli bir manyağı oynamaya devam edebilirdim. Cilt doktoru birkaç önlem maddesi yazdı: Bunların arasında çamaşırları yıkarken yumuşatıcıdan uzak durmak, yün ve polar kıyafetleri cildine temas edecek biçimde giydirmemek gibi alışıldık maddelerin yanı sıra şu da vardı: "Makyajlı, parfüm veya deodoran sürmüş kimseler kucağına almasın. Annesi ve diğer yakın temas edenler özellikle ojeden uzak dursun."

Yeni bir arıza var mı?
Cilt doktoruna sonsuz saygımız olmakla birlikte, bununla ilgili son sözü Batu'nun doktoruna bırakmayı tercih ettik. O da makyaj-parfüm önleminin şu aşamada şart olmadığını, eğer alerjiye bağlı öksürük söz konusuysa başvurabileceğimizi söyledi. Buna en çok sevinen Batu oldu. Gördüğü her kadına bildiği tüm numaraları döken, Fashion TV'yi göreceğim diye arkaya eğilirken kucağımdan düşmeyi göze alan oğlum rahatlamıştır. Parfümlü, ojeli insanların yakın ilgisinden uzak kalmak onun için küçük yaşta gelen bir travma olabilirdi.
Onun önlemi ise mönüden pekmezi çıkarmak oldu. Batu'nun sabah bisküvi, peynir ve pekmezin ezilmesiyle hazırlanan, ıhlamurla yumuşatılıp jel kıvamına getirilen leziz kahvaltısı bir eksikle hazırlanacak artık. Alerjiye sebep olabilecek tek besin o imiş çünkü (Zaten zırt pırt çıkan "Pekmezin içinde kanserojen madde var" haberleri de insanın kafasını karıştırıyor).
Şimdi bekliyoruz, kızarıklıklar geçsin diye. Ben de oğlanda yeni arızalar tespit etmeye çalışıyorum.




CUMARTESİ
"Süreyya Ayhan'ı örnek alıyorum"
Vehbi beyin oteli yarım yüzyılı doldurdu
Kırmızı halıda siyah-beyaz geçit
İşte öyle bir albüm
"Şarkılarımı kısa film gibi düşünüyorum"
En pahalı ayakkabılar
En moda En yeni
ne var, ne yok
Caz keyfi üstüne sergi
Bebek sağlığı için iki gün





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Donetalla Piatti
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet