Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Ocak 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Süreyya Ayhan'ı örnek alıyorum"

Pekin Olimpiyatları'na hazırlanan atlet Binnaz Uslu okulla sporu bir arada sürdürüyor. Uslu "Beni Süreyya Ayhan'a benzetmeleri hoşuma gidiyor çünkü onu kendime örnek alıyorum. Bana hep destek olur. Bir başarı elde ettiğimde arar. Onu abla gibi severim" diyor

MELİS ALPHAN


Binnaz Uslu (21), Süreyya Ayhan'dan sonra Türkiye'deki en yetenekli kadın atleti olarak nitelendiriliyor. 2004'te Atina Olimpiyatları'nda 800 metrede yarışan ve 2005'te Almanya'da düzenlenen 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda 5000 metrede altın madalya alan Uslu şimdi antrenörü Yahya Sevüktekin ile birlikte Meksika'da 2 bin 700 metredeki kamp merkezinde çalışmalarını sürdürüyor.
Uslu ağustosta İsveç'in Göteborg kentinde düzenlenecek olan Avrupa Şampiyonası'nda yarışacak. Bunun öncesinde de haziranda Selanik'teki Avrupa Milletler Kupası'nda mücadele edecek. Yılın 11 ayını kamplarda geçiren ve gece gündüz antrenman yapan Uslu bir yandan da üniversiteye devam ediyor.


Siz de Ankara'nın gelir düzeyi en düşük ilçelerinden biri olan Mamak'tan çıkma sporculardan birisiniz. Mamak'ın sporla bu bağlantısı nedir?
Burada hayat şartları çok zor. Spor yapmak da zor şartlara bağlı olduğundan Mamak'taki gençler bu işe daha yatkın oluyor, zorluklarına daha kolay adapte olup göğüs gerebiliyorlar.

Sizin spora yeteneğiniz nasıl ortaya çıktı?
Ortaokulda arkadaşlarımla beraber seçmelere katıldım. Okul takımına seçildik ve sonrasında Mamak'ta yapılan amatör bir yarışmaya katıldık. Antrenörüm bu yarışmada beni ve birkaç arkadaşımı görmüş. Birkaç arkadaşımla beraber spora başladık. Onlar okul ve aile şartları nedeniyle sporu bıraktı, bir ben kaldım.

Aileniz spor hayatınızda nasıl bir rol oynadı?
Bana hep manevi anlamda destek oldular. 1996'da babamı trafik kazasında kaybettik. Bir yıl sonra spora başladım. Spor beni meşgul etti. Belki beni kamçıladı. Şu an antrenörümü babam gibi görüyorum. Her şeyimle ilgileniyor. Küçük bir kızı var, ben de büyük kızıyım. Üç ablam ve bir erkek kardeşim var. Ablalarımdan biri kayak yaptı, kendi yaş grubunda Türkiye şampiyonlukları oldu ancak sonra bıraktı.

Sizin aileden kayakçı da mı çıkıyor?
Ankara'nın Elmadağ ilçesinde kayakçılar eğitim alıyor. Ablam hafta sonları kayak yapmaya gidiyordu. Kendisini yönlendirecek, ona ışık tutacak bir antrenör olmadığı için sporu bıraktı.

Siz ise dokuz yıldır aynı antrenörle çalışıyorsunuz...
Benim bu yönden çok şanslı olduğum bir gerçek. Bizimki takım sporu değil. Ferdi sporlarda antrenör değiştirmek olumsuz sonuçlar doğuruyor. Benim antrenörüm hem fizyolojik hem psikolojik yapımı çok iyi bildiği için beni bugünlere getirdi. Yeni bir antrenörle çalışmaya başlarsam yıllarım kaybolabilir.

Küçükken sporcu olmayı hayal eder miydiniz?
Hayır. Hep öğretmen olmanın hayalini kurardım. Şu an zaten Gazi Üniversitesi'nde Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü'nde okuyorum.

Okulla sporu bir arada götürmek zor olmuyor mu?
Çok zor oluyor. Devamsızlık yüzünden bazı derslerden kalıyorum. Ama okul benim için bir güvence. Sporun yarını yok, bugünü var. Şu an bir sakatlık geçirsem ve spor hayatım son bulsa yapabileceğim başka bir mesleğimin olması lazım. Bu sporu bile gelecekteki yaşamımda iyi bir yerde olabilmek, iyi yaşayabilmek için yapıyorum.

Sizi bu konuda tetikleyen, çocukluğunuzda yoksulluğu yaşamış olmanız herhalde.
Çocukluğunuzdaki eksiklikleri çocuklarınızın yaşamasını istemezsiniz. Ben ilkokuldayken maddi açıdan rahattık. Babamın geliri ihtiyaçlarımızı karşılıyordu. Bir kamyonumuz vardı ve babam nakliyecilik yapıyordu. Ölümünden sonra hepimiz okula devam ettiğimiz için maddi sıkıntılar yaşadık. Arkadaşlarımla daha çok gezmek isterdim. Sinemaya ayda bir kez değil, haftada bir kez gitmek isterdim. Çocuğumu kültürel açıdan daha iyi yetiştirmek isterim.

"Yılın 11 ayı kamplardayım"

Hayatınız hep kamplarda mı geçiyor? Otelde yaşamaktan sıkılmıyor musunuz?
Son üç yıldır, yılın 11 ayı kamplardayım. Otelde her şey ayağıma geliyor. Sadece antrenmana konsantre olabiliyorum. Her gün iki, pazarları tek antrenman yapıyorum. Kışın karanlığa kaldığım oluyor. Kar yağdığında karda da koşuyorum. Mecburum.


"Ona zaman ayıramayacağım için şu an erkek arkadaşım yok"


Kimileri stilinizin Süreyya Ayhan'a benzediği kanısında. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?
Bazı yarışmalarda onun gibi baştan hızlı gidiyorum. Bazı yarışmalarda ise son 100 metrede öne çıkıp kazanmayı hedefliyorum. Bu antrenörümün verdiği taktikle ilgili. Süreyya Ayhan'a benzetmeleri hoşuma gidiyor çünkü onu kendime örnek alıyorum. Bana hep destek olur. Bir başarı elde ettiğimde arar. Onu abla gibi severim.

Ayhan regl dönemini yarışa göre ayarlamadığı için tepki almıştı...
Herkes Süreyya Ayhan'dan dünya şampiyonu olmasını bekliyordu. Üzerindeki bu baskı hormonlarını etkileyip regl dönemini öne çekmiş olabilir. Ben de regl döneminde koşmak zorunda kaldım. Ağrılarla koşuyorsunuz. Pek kolay olmuyor.

Antrenörüyle evlenmesi de tepki aldı. Oysa sporcuların antrenörleriyle aşk yaşamasına tüm dünyada rastlanır. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bu kişinin kendi seçimi. İki insan birbirlerine karşı bir şeyler hissetmiş ve evlenmişlerse bunda anormal bir şey yok. Nasıl ben antrenörümü babam gibi görüyorsam o kişi de antrenörünü sevip evlenebilir.

Bu yoğunluk içinde bir aile kurmak için gecikebileceğinizi düşünüp endişeleniyor musunuz?
27 yaşında olsaydım endişelenebilirdim ancak daha 21 yaşındayım. Vaktim olmadığı için mantıklı olup karşımdaki insanı da düşünmem lazım. Hayatı kamplarda geçen biri olarak ona zaman ayıramayacağım için şu an erkek arkadaşım yok.

Hedefi Pekin Olimpiyatları


Çok genç bir yaşta, 19 yaşında Atina Olimpiyatları'na katıldınız. Derece elde edememiş olsanız bile bu sizin için iyi bir deneyim olmuş olmalı...
Bütün sporcuların hayali olimpiyatlarda yarışmaktır. Gidebileceğiniz en büyük organizasyon. 19 yaşında böyle bir yere gittiğinizde deneyim kazanıyorsunuz, hedefleriniz büyüyor. Kendinize örnek aldığınız, dünyanın en büyük atletlerini canlı izliyorsunuz. Bu benim için büyük şanstı. Bu şansı yakaladım ve en iyi şekilde kullandım. Onun için 2008'deki Pekin Olimpiyatları'na daha farklı bakıyorum. İlk hedefim orada finale kalmak. Finalde neyin ne getireceği o günkü şartlarda çok farklıdır. Hiçbir şey belli olmaz.

"Sponsorum olsa daha ciddi olurum"


Performans testlerinizi yapan ve Süreyya Ayhan'ın da doktoru olan Tamer Çavuş, "Süreyya ve Binnaz gibi yetenekler ülkelere 100-200 yılda bir nasip olur" dedi. Hakkınızda bu kadar iddialı konuşulması sizi daha ağır bir sorumluluk altına sokuyor mu?
Bu sözlerden duyduğum mutluluk her zaman ön planda. Antrenmanlar ve her geçen gün yükselen performansım bana güç veriyor, "Evet ben bu işi yapabilirim" diyorum.

Sizin ayarınızdaki futbolcular milyon dolarlar kazanıyor. Sizin yaptığınız sporda ise bu miktarları telaffuz etmek mümkün değil. Bunun hüsranını yaşıyor musunuz?
Türkiye'de spor deyince akla futbol geliyor. Reklamı olmadığı için atletizm geri planda. Sponsorum yok. ENKA Spor Kulübü'ne bağlıyım. Maaşımı kulüp veriyor. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün bünyesindeki kamplara gidebiliyorum. Devlet uluslararası yarışmalara gönderiyor. Sponsorum olsa daha ciddi olurum, daha profesyonelleşirim, gelecek kaygım azalır.


Dereceleri

  • 2003'te Finlandiya'da Avrupa Gençler Şampiyonası 3000 metrede Avrupa ikinciliği
  • 2003'te Romanya'da Balkan Gençler Şampiyonası 800 ve 1500 metrede birincilik
  • 2004'te Belgrad'da Balkan Gençler Kros ikinciliği
  • 2004'te Atina'da Balkan Büyükler Şampiyonası 800 metrede ikincilik
  • 2004'te Almanya'da Avrupa Gençler Kros şampiyonasında birincilik
  • 2005'te Kocaeli'nde Türkiye 23 Yaş Altı Balkan Kros Şampiyonasında birincilik
  • 2005'te Fransa Dünya Büyükler Kros Şampiyonası'nda 24'üncülük (Türkiye tarihinin en iyi sonucu)
  • 2005'te Türkiye'de Avrupa Kupası 800 metrede birincilik, 1500 metrede ikincilik
  • 2005'te İspanya'da Akdeniz Oyunları 800 metre üçüncülüğü
  • 2005'te Almanya'da 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası 5000 metrede birincilik




    CUMARTESİ
    "Süreyya Ayhan'ı örnek alıyorum"
    Vehbi beyin oteli yarım yüzyılı doldurdu
    Kırmızı halıda siyah-beyaz geçit
    İşte öyle bir albüm
    "Şarkılarımı kısa film gibi düşünüyorum"
    En pahalı ayakkabılar
    En moda En yeni
    ne var, ne yok
    Caz keyfi üstüne sergi
    Bebek sağlığı için iki gün





  • Cengiz Eren
    İlke Gürsoy
    Donetalla Piatti
    Cemal Saydam
    Tuba Akyol
    İlhan Uçkan
    Yalvaç Ural

    © 2006 Milliyet