|
 |
|
|
Binaları mora, yeşile maviye boyamak nasıl bir estetik anlayıştır
Satır Arası / Deniz Sipahi
Calvino'nun çok güzel bir sözü vardır. "Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi ya da yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır."
İsterseniz İzmir ile ilgili birkaç soruyu soralım.
Şehir mobilyalarından memnun musunuz; yani Karşıyaka çarşısında yürürken, Gül Sokak'ta gezinirken, Güzelyalı'da alışveriş yaparken önünden geçtiğiniz aydınlatmalar, yer döşemeleri, peyzaj çalışmaları İzmir'in dokusuna ne kadar uyuyor?
Bir bütünlük içinde mi, yoksa her yerel yönetici keyfine göre mi düzenlemeleri yapmış?
Şöyle düşünüyor olabilirsiniz.
"İzmir'in o kadar çok sorunu var ki, bu konuya gelinceye kadar daha halledilecek çok şey var..."
Evet...
Yapılacaklar listesi uzun olabilir.
Ama...
Bu kenti artık yap boz tahtası halinden çıkarmak gerekiyor.
Şunu söylemeye çalışıyorum.
Hangi partinin belediye başkanı gelirse gelsin, kaç dönem görev yaparsa yapsın kendi keyfine göre şehir düzenlemelerine gidemez, kendi estetiğine uygun şehir mobilyalarını seçemez, o kentin ya da bir semtin siluetini değiştiremez.
Tabii İzmir'de bir bütünlükten söz etmenin mümkün olmadığı öylesine aykırı uygulamalar yaşıyoruz ki...
Bir İzmirli olarak gerçekten çok üzülüyorum.
Hep Avrupa'dan örnekler veriyorum ama yapacak bir şeyim yok.
Siz Prag'ta, Viyana'da, Paris'te keyfi projeler, yapılar görüyor musunuz?
İnsanlar bir rengi çok seviyor diye dış cephede o rengi boyayabiliyor musunuz?
O disiplinin bozulmasına izin verirler mi zannediyorsunuz.
İsterseniz yapın, bakın başınıza neler geliyor.
Bizde ise sanki bir renk kataloğu gibi...
Mor, lacivert, portakal rengini bile seçenler var.
Herkes kafasına göre bir boya atıyor.
Estetikten uzak binalar...
Oysa belediyelerin bütün bunları denetleme, değiştirme ve yaptırma yetkisi var.
İmar yönetmeliğinde çok açık maddeler var.
Belediyeler, seçtikleri bazı renkler dışında dış boyaya izin vermeyebilir.
Hatta boyalı binaları da belirlenen bir süre zarfında boyatmaya zorlayabilir. Başkanlar bu maddeyi yürürlüğe koymuyor?
Neden ve kimden çekiniyorlar?
Demokrasi her şeyi yapabilmek mi?
Bütün Avrupa'yı gezin mora, laciverte, pembeye boyanmış bir bina gösterin.
Bizde maşallah...
Yeşilin her tonu, mavinin her tonu mevcuttur.
Pastel birkaç renk dışındaki her renk o kentte uyumu alıp götürüyor.
Bazıları şöyle düşünüyor olabilir.
"Burası Çin mi? Devlet tek bir renge karar versin, bütün binalar aynı tip olsun..."
Barselona'nın, Atina'nın, Lizbon'un, Hamburg'un, Londra'nın Çin'le bir alakası mı var?
Demokrasiyi herkesin her şeyi, istediği gibi yaptığı bir rejim olarak mı görüyorlar?
Demokrasi kurallar bütünüdür.
Kurallara elbette uyacaksınız, uymayanları da cezalandıracaksınız.
"Güzel İzmir" sözü şarkılarda kalmış durumda.
Bu kente dikkatle baktığınızda estetikten çok uzak olduğunu görüyorsunuz.
Örneğin Bayraklı'nın.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|