Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Ocak 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sesleniş...


Dağ gibi kara yağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık. Vurulduk ey halkım, unutma bizi...
* * *
Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler takıldı. İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez. İsteseydik diplomalarımızı, mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık. Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık. Yazlık kışlık katlarımız, arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı. Yaşamımızın en güzel yıllarını birer taze çiçek gibi verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkım, unutma bizi...
* * *
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk; komünist dediler. Ülkemiz bağımsız değil dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze. Kurtuluş Savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı daha da dik tutabilmekti bütün çabamız. Bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak istemediler. Vurulduk ey halkım, unutma bizi... Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...
* * *
Fırsat eşitliği, adalet, insan hakları, demokrasi, insan gibi yaşama hakkı, yurttaşlık onuru... Bunlar için işkence tezgâhlarından geçen, canını veren tüm yurtseverler adına halka "Sesleniş"idir yukarıdaki satırlar Uğur Mumcu'nun...

Başbakan Erdoğan, "Medya, hortumları kesildiği için erken seçim istiyor" demiş.
Türbanın Çankaya gönderine çekilmemesi için de olabilir...
Haldun Ertem

Aydın Güven Bey
Profesör Aydın Güven Gürkan, 1980 darbesinden sonra üniversiteler bilim merkezi olmaktan çıkarıldığı için hocalıktan istifa etmiş, siyasete girmişti. Adı gibi güvenilir bir aydındı. Soylu bir siyasetçi portresi çizdi yaşamı boyunca... Üzerine hakkıyla oturduğu liderlik koltuğunu demokrasinin gerekleri ya da solun birleşmesi adına terketmekte hiç tereddüt göstermedi. Bizim siyasete fazla dürüst, fazla büyük geldi. Halka feleğini şaşırtıp sandıktan çıkmanın demokrasi diye yutturulduğu bir ülkenin siyasetinde ilkeli adamların yer bulması kolay mı?
Onuruyla ayrıldı hem siyasetten hem dünyadan... Nur içinde yatsın...

Polis Ağca'dan "Mesih" olduğunu kanıtlaması için mucize göstermesini istemiş!
Saygın bir gazeteciyi öldürüp 5.5 yıl yattıktan sonra tahliye edilmesi yeterli mucize değil mi?
Arif Ayhan

Dikenli soru!
'Soruşturma açılmasını doğru bulmuyorum. Her yanlış yapana soruşturma açarsak yargıyı yıpratmış oluruz..."
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Mehmet Ali Ağca'yı erken tahliye eden yargıçlara soruşturma açılıp açılmayacağı sorusuna aynen bu yanıtı vermiş dünkü Sabah'ta.
Sayın Bakan, hiç de sıradan olmayan... Türk yargısını sadece Türkiye'de değil dünyada tartışılır hale getiren bu yanlış kararı acaba neden böylesine hafifsiyor? Sebep, CHP Milletvekili Ahmet Ersin'in dün sorduğu şu sorular olabilir mi?
1) Mehmet Ali Ağca'nın erken tahliyesini sağlayan hatalı müddetnameye Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003 yılında verdiği kararın esas oluşturduğu doğru mudur?
2) Kartal Başsavcılığı o tarihte bu kararın, yazılı emir yoluyla bozulması talebiyle bakanlığınıza başvurdu mu?
Bakan olarak bu talebi reddettiğiniz ve dosyayı Yargıtay'a götürmediğiniz doğru mudur?
3) Hatalı tahliye kararı veren sorumlular hakkında bu nedenle mi soruşturma açtırmıyorsunuz?
* * *
İpekçi ailesinin avukatı Turgut Kazan'a, Bakan Çiçek'in sözlerine ne dediğini soruyoruz. Yanıt:
"Sayın Çiçek'in bu tahliye kararına ilk tepkisi, 'Yargı kararıdır, yapılacak bir şey yoktur', şeklinde olmuştu. Ama ne zaman ki medya ve toplum ayağa kalktı, o zaman harekete geçmek zorunda kaldı. Söz konusu olan her insanın yapabileceği türden, insani, basit bir hata değildir. Yanlış olduğu çok açık, vahim bir tahliye kararı vardır. Dosyada olmayan bir belge varmış gibi yapılmış, 20 yıllık indirime gidilmiştir. Biz, soruşturma açılması için en kısa zamanda başvurumuzu yapacağız... Ancak Adalet Bakanı, soruşturma açılmayacağını bildirerek kendi teftiş kurulunun yapacağı soruşturmanın da önünü kesmektedir."

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bir filozofun hazin sonu
AYDIN Güven Gürkan'dan bahsediyorum tabii. El...
Melih AŞIK
Sesleniş...
Dağ gibi kara yağız birer delikanlıydık. Baba...
Fikret BİLA
Yeni Irak'ta 'Sünni Arap' faktörü
Irak seçimlerinin sonuçları açıklandı. Hâlâ k...
Hasan CEMAL
Hoca'nın ölümü...
Aydın Güven Gürkan'ın ölümü beni 1980'li yıll...
Güneri CIVAOĞLU
Denizyıldızı
Beyoğlu Cumhuriyet Savcısı'yla ilgili Milliye...
Can Dündar
Uğur Mumcu'nun mirası
Şaşırmıştım duyduğumda:
Abbas GÜÇLÜ
Özel okullara destek kampanyası!
Milli Eğitim Bakanı Çelik'in özel okullara de...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon hedeflemesi konferansının ardından
Geçen hafta iki gün boyunca, İstanbul'daki ba...
Sami KOHEN
Bu soğukta olur mu?
Bütün bölgeyi dondurucu soğukların kapladığı ...
Derya SAZAK
Faillerin peşinde
Bugün Uğur Mumcu'yu anacağız. Ankara'daki evi...
Meral TAMER
Davos'un nabzını tutabilmek...
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantıları, bu ...
Güngör URAS
Kredi kartı İngiltere'de intiharlara neden oluyor
İki çocuk babası, 37 yaşındaki S. Levis'in 19...
Serpil YILMAZ
11 trilyonun hesabını veremediler
Son gün gelip çatıyor; AKP ile SP arasında bü...
M. Ali BİRAND
Ağca para istemedi ki, vereyim
Kamuoyunda garip bir tartışma başlatıldı.

© 2006 Milliyet