Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Ocak 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gülben! Duyduklarım doğruysa böyle evlilik olmaz!

"Aman ne mutlu çift!" diye gösterilmiyor mu Gülben Ergen'le Mustafa Erdoğan? Ama bence bu evlilikte yolunda gitmeyen bir şeyler var...

www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88



Gülben Ergen Antalya'da çalışırken kocacığı Uludağ'da kayakta... Peki neden o da gidip Antalya'da yapmıyor tatilini? Onlar daha iki yıllık evli değiller mi? Haydi işleri güçleri olabilir, orası ayrı ama tatil deyince durmak lazım!
Soruyorlar haliyle Gülben Ergen'e... O da aynı şarkısındaki gibi "Herkes kendi kaderini yaşar yarim" türünde, "Biz kendi hayatlarımızı yaşıyoruz" diye bir laf ediyor. Kimse kimseye karışmazmış, falan filan yanlış mantığı...
Gülben Ergen'in söylediği o sözler ne kadar rahatsız edici! İki yıllık taze evliler çünkü. Hem de "Aman ne mutlu çift!" diye gösterilmiyor mu onlar? Ama bence bu evlilikte yolunda gitmeyen bir şeyler var.
10 yıldır evliyim ama sadece 8 gün ayrı kaldık kocacığımla. Öyle tatil için de değil tabii! Yıla bir gün düşmüyor! Değil ki iki yıllık evliyken kocam yalnız başına tatile gitsin!
Duyduğuma göre, yalnız tatil yapmanın dışında, Gülben Ergen'le Mustafa Erdoğan birlikte de pek sık görülmüyorlarmış.
Mustafa Erdoğan genellikle gece saat ikilere kadar arkadaşlarıyla yemeklere gidiyormuş.
Yanında kadınlar oluyor muymuş? Yok, o öyle biri değilmiş. Yani Mustafa Erdoğan, Gülben Ergen'i aldatmıyormuş.
Ama sanki Gülben Ergen, Mustafa Erdoğan'ı sevmiyormuş, Mustafa Erdoğan da bundan rahatsız oluyor ve Gülben Ergen'i özellikle yalnız bırakıyormuş gibi...
Bakar mısınız! İnsanın minik bir cümlesi ilişkisi hakkında nasıl kapılar aralayabiliyor... Arka sokaklarda neler oluyor?

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Bak Gülbenciğim, öyle koca dediğin yalnız başına tatile gönderilmez. Bu mesele bahane de kabul etmez. Duyduklarım doğruysa böyle evlilik de olmaz! Geçen cumartesinin "Kumsal" magazin dergisini bul ve orada Zafer Akbaş'ın "2005'te boşanma rekoru kırıldı. 'Biz' olmaya alışamadılar!"başlıklı haberini tekrar tekrar oku. 2004 yılında magazin dünyasından 6 kişi boşanırken, bu rakam 2005'de 10'a yükselmiş.
O boşanan çiftlere baktığında hemen hepsinin "kendi" hayatlarını yaşadığını göreceksin.
Bilmem anlatabildim mi?

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Koca dediğiniz kişi bir kucak mesafesinden uzağa tek başına gönderilmez!
İyi oyunlar herkese...

Erkek köşesi!

"Sizi yeterince seviyor mu?" testi!
İlişkiniz yolunda mı diye minik bir test yapın. Sevgilinize ya da karıcığınıza yalnız tatile gideceğinizi söyleyin. Verdiği tepkinin şiddetine 10 üzerinden bir puan verin. Mesela "Asla gidemezsin!" derse bu cevap 10 puanı hak eder. Hiç sıkılmadan "Keyfin bilir" derse bu sıfır puanlık bir cevaptır. 10, sizi çok seviyor; sıfır, hiç sevmiyor demektir. Sıfır puanlık bir cevap valizinizi toplamakta geç bile kaldığınızı gösterir... Gerçeklerle yüzleşmeye hazır olduğunuzda deneyin bakalım neler olacak?

ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

"Sizce benden kaçmalı mı?"
Bir yazınızda eski aşkını unutamayan bayanların sürekli o kişiden bahsedebileceğini yazmıştınız. Bir bayanın evlilik kararı alması çok zordur, en azından benim için öyle olmuştu. Sonra onun korkuları yüzünden ilişki noktalandı. Üzerinden iki yıl geçti ve şu an başka biriyleyim. Onunla da evliliğe gidiyoruz. Ama bazen ister istemez eskisinden bahsedebiliyorum. Bunun kendimi kandırmak olduğunu düşünmüyorum, sadece seçtiğim o insanı bir ömürlük seçmiştim ve iki yıl bu konumunu bozmak için yeterli değil diye düşünüyorum. İnsan olarak çok sevdiğim biriydi her şeyden önce. Şu anki ilişkimde "mutlu bir aşk" yaşıyorum. Onunla "çileli bir aşktı" yaşadığım. Sizce şu anki partnerim benden kaçmalı mı?
Deniz S.

* * *
Kesinlikle kaçmalı! İki yıl geçmiş ama siz hâlâ eski sevgilinizi düşünüyorsunuz. Üstelik de şu anda bir sevgiliniz var ve evlenmeyi planlıyorsunuz. Nasıl olacak bu iş? İkisini kıyaslıyorsunuz. İnsan birine aşık olsa asla kıyaslayacak kimse bulamaz, bu biiirr; ikincisiyse, hâlâ eski sevgilinizi "kayıp" olarak gördüğünüz anlaşılıyor yazdıklarınızdan. Yerini yeni sevgiliniz dolduramamış. Eğer sevgiliniz sizden kaçmazsa, sizin ona "çileli bir aşk" yaşatacağınız muhakkak.


Öptüm sizi
Banu Alkan'ın Feraye Tanyolaç için yaptığı "kuma" benzetmesine öldüm bittim! Bu kadar mı doğru laf edilir! Murat Taşdemir ve Banu Alkan'lı, modern bir "kuma dizisi" ne güzel olur. Dizinin adı da "Kumkuma" olsun. Bundan çok var zira. Öpelim de bir an önce gerçek bir diziye dönüşsün.
Lerzan Mutlu'nun herhangi bir yerde resmini gördüğümde Seda Sayan zannediyorum önce... Lerzan Mutlu da dobra ya güya... O pozlar, o bakışlar... Olmuyor işte, bir türlü oturmuyor! Ayarı bozuk pekmez gibi! Seda Sayan mı öpse acaba onu? Ben öpmeyeyim de... Ha, bu arada Ebru Destan da fena halde Petek Dinçöz'e benzemeye başladı! Özeniyor işte kızcağız. Bari onu da Petek Dinçöz öpsün.


Haftanın en iyi çifti!

Tuğçe Kazaz'la kocası Yorgos Seitaridis'in Şamdan'a verdikleri röportajı okuyordum? Yorgos, "Sabah uyanıyoruz, kahve içiyoruz, kickboxing derslerine gidiyoruz, puzzle yapıyoruz, kavga ediyoruz, gülüyoruz, sıkılıyoruz, yatıyoruz, kalkıyoruz, sevişiyoruz... Normal bir çift ne yaparsa onları yapıyoruz..." diyor. Ülkemizde artık "Mutlu çift" olarak gösterilen çiftlerin ayrı tatil yaptığını düşünürsek, onlar mı normal, yoksa evliliği sadece "kurulu bir düzen" olarak gören "mutlu çiftler" mi diye bir daha düşünmek lazım. İnsan isteyince aynı anda hem aşk hem de kariyer evliliği yapabiliyormuş. Böyle olunca da, "haftanın en iyi çifti" Tuğçe Kazaz'la Yorgos Seitaridis oluyor tabii!





CUMARTESİ
"Süreyya Ayhan'ı örnek alıyorum"
Vehbi beyin oteli yarım yüzyılı doldurdu
Kırmızı halıda siyah-beyaz geçit
İşte öyle bir albüm
"Şarkılarımı kısa film gibi düşünüyorum"
En pahalı ayakkabılar
En moda En yeni
ne var, ne yok
Caz keyfi üstüne sergi
Bebek sağlığı için iki gün





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Donetalla Piatti
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet