Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Ocak 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İster gülün ister ağlayın

Görüş / Bülent Buda

Geçenlerde TRT'de yayınlanan futboldaki şiddet-terör isimli bir izlenceye takıldım. Katılımcılardan Zeki Çol futbolun günümüzde 250 milyar dolarlık ekonomik çevirim gücüne ulaştığını dile getirdi. Gerçekten ciddiye alınması gereken bir sektör futbol.
Ama yine de böylesine temel sorunları ağır basan bu ülkede futbolun bu denli öne çıkarılmasını, yaşamsal önemdeymiş gibi pazarlanmasını aklı başında her insan gibi ben de içime sindiremiyorum.
Ankara stüdyolarından yayınlanan izlenceye muhteşem futbol büyüğümüz Ali Şen de İstanbul'dan katılıyordu. Futbolda şiddet sorusu ona yöneltildiğinde Ali Şen "Ülkemiz futbolunda şiddet, terör yoktur abartmayın bizim insanımız iyidir" dedi. O kendine özgü biçemi her zamanki başöğretmen tavrıyla. İzlenceyi yönetenlerden biri Cumhuriyet Bilim Teknik ekinde yazıları çıkan bilim insanı Ahmet İnam'dı. Adamcağızın ağzı açık kaldı aldığı yanıt karşısında. Beklentisi bilimsel bir yaklaşım. Kuşkusuz sayın İnam, bu ülkede gerçekleri konuşan üç beş enayi azınlık dışında halk dalkavukluğu "popilizm" yapmanın neredeyse iş edinildiğini biliyor ama yine de şaşıp kalıyor. Fazla söz söylemeye gereksinim duymuyor. Çağdaş görünümlü patentli demagog karşısında.
İzlerken tüylerim diken diken oldu. Futbolda sorunları bu boyutlara taşıyanlar, duygu sömürüsü yıldızları, hala milyonların karşısına söyleyici olarak davet ediliyor. Yazık. Neden doğruları konuşmuyorlar. Çıkarları mı elvermiyor ya da korkuyorlar mı?!

Futbolda şiddet yokmuş...
Levent Bıçakcı'nın kısa dönem askerliğinden sonra futbolun yeni başkanı seçildi. İlahlar bu sonucu istememişti. Ama bazen ilahlar da düş kırıklığına uğrayabiliyor. Görünen o ki, bu seçimde siyeset iki cepheden birden vuruştu. Bardağın biri kırıldı, diğeri çatladı. Burada ilginç olan çarpışan bardakların siyasal kimliğindeki benzerlikti. Sanki paylaşımda uyuşamayıp ayrışmışlar. Başka bir deyişle anlaşılan taraftarlarından biri daha fazla umut dağıtarak burun farkıyla öne çıkmış. Yoksa öyle farklı bir şey söyleyen futbolu içine düştüğü bataklıktan alıp uçuracak izlenimi veren ne ilkeli bir duruş ne de oturaklı bir söz yok ortada. Özerk denilen kurum kendi istenciyle yakalamış siyasetin ipini önce kendini uçurmaya bakıyor. Yıllardır olan biten bu. Siyaset de doğal olarak kendiliğinden kucağında bulduğu bu oyuncakla dilediğince oynuyor.
Neymiş futbolda şiddet yokmuş. Abartmayınız efendiler. Siyaseti de futbola bulaştırmayın. Ayıp oluyor!.. İster gülün ister ağlayın. Durum bu. Ben sıkıldım artık.


egespor@milliyet.com.tr








EGE
Köpeğiniz meyve yer mi?
İster gülün ister ağlayın
Emeklilik hakkında her şey
Durağın üstü açık hastalar perişan
Çanakkaleliler 40 santim kara rağmen Kipa'ya "merhaba" dedi
O başbakan oldu, ben pazarcı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet