Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Ocak 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Avrupa Birliği'yle sağlık müzakereleri başlıyor


100 yıl öncesine göre, 30 yıl daha fazla yaşıyoruz. AIDS'ten, kalpten ve bazı kanser türlerinden ölüm oranları ciddi biçimde azaltıldı. Yeni ilaçlar sayesinde, astım ve diyabet gibi hastalıklara karşı geliştirilen tedavi metotlarıyla, yaşam kalitemiz ciddi biçimde iyileştirildi. Ama, hâlâ Alzheimer, multiple sclerosis gibi hastalıklar iyileştirilemiyor.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ilaç araştırma ve geliştirme harcamalarına toplam 27 milyar euro harcıyor. İsviçre dahil, euro bölgesinin bu konudaki toplam harcaması ise 2004 sonu itibariyle 21.5 euro. Euro bölgesinde ilaçların piyasaya ABD'ye nispetle daha geç çıkıyor olması ve jenerik ilaçların ABD'de çok daha ucuza satılıyor olması da bu konuda ABD'nin oldukça önde olduğunu gösteriyor.
Euro bölgesi, yeni ilaçlar için 21.5 milyar euro harcayıp, 588.000 yeni iş sahası yaratıp, bu sanayiden 38.5 milyar euro net gelir elde ediyor. Diğer bir bakış açısıyla, Avrupa Birliği (AB) yılda yaklaşık 152 milyar euroluk ilaç ihraç ederken, yaklaşık 113 milyar euroluk ilaç ithal ediyor ve bu konudaki ticaret fazlası 38.5 milyar euro. Bu tutar, AB'nin ileri teknoloji ürünlerinden elde ettiği en büyük dış ticaret fazlası.

Yeni ilaçlar
Öte yandan, yeni ilaçların % 70'i ABD tarafından bulunuyor ve satışa sunuluyor. Bu oran 2000 yılında % 57 idi. Euro bölgesinin yeni ilaçlar konusundaki piyasa payı, 2000 yılında % 25 iken, bugün % 19'a düşmüş bulunuyor. Bu da gösteriyor ki, euro bölgesinde ilaç sanayii ciddi rekabet problemleriyle karşılaşmış durumda. Bu ciddi rekabet kaybı durumu, üreticilerin Birlik'te karşılaştıkları bürokratik sıkıntılarla açıklanıyor.
Şubat ayı başlarında, Türkiye ile AB arasında sağlık ve ilaç konusundaki müzakereler başlıyor. Türkiye'nin bu konuda AB sistemini kabul etmesi, dünya sistemini kabul edip uygulaması anlamına geliyor. Bu sayede, yeni ilaçların geliştirme üslerinden biri de Türkiye olabilecek. Ancak, yine de sıra yeni buluşlar için izin almaya gelince, AB bürokrasisi devreye girecek. Yani, bu konuda gerçek sorun AB'nin kendi içinde. Öte yandan, AB ilaç sektörünü anahtar sektörlerden biri olarak kabul etti ve bürokrasinin azaltılması çalışmalar başlatıldı. Ayrıca, Amerikan şirketleri için fazla bir sorun yok. Kısacası, AB standartlarının kabulü, Türkiye'de ilaç sanayiinin gelişimi sonucunda büyük bir istihdam olanağı yaratabilecek.

AB standardı
Müzakerelerde resmi bir süre konulmamış ama tarafların işbirliği göstermesi halinde, her bölümün müzakeresinin birkaç ay içinde bitmesi öngörülüyor. Tam uyum sonrasında bile, bazı konulardaki yetki Sağlık Bakanlığı'na bırakılmış olacak ama önemli birçok konuda yetki AB'de bulunacak. Özellikle, belli ilaçların özendirilmesi ve sosyal güvenlik sistemi kapsamında reçetesiz satılan bazı ilaçların karşılığının ödenmesi gibi konular AB standartlarına aykırı. Ayrıca, ilaçlar için piyasaya çıkma izninin verilmesinde, Sağlık Bakanlığı'nca azami 210 gün (fiyat konusunda 90 gün) içinde gerekçeli cevap verilmesi ve paralel etkinlikteki ilaçların AB dışından ithalatının yasaklanması öngörülüyor.
Türkiye dünyadaki 15. büyük ilaç sanayiine sahip. Sektörün büyüklüğü, şimdilik 6 milyar dolar. Bu nedenle, gelecek ay başlayacak müzakereler iki taraf için de çok önemli.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kadın ve medeniyet
DEVLET bakanları Nimet Çubukçu ve Mehmet Aydı...
Çetin ALTAN
Düşe kalka, topallaya mopallaya gidiyoruz işte...
Önce artık Milliyet'te yazmaya başlayan Metin...
Melih AŞIK
Örgüt yakalandı!
Gazete ve televizyonlar olayı bir gizli örgüt...
Fikret BİLA
Talat: Dünya Rumlara 'Artık yeter' demeli
İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un, KKT...
Hasan CEMAL
Kıbrıs'ta aklın yolu!
Sözler tutulmadı! Evet, öyle. Kıbrıs Türkleri...
Yılmaz ÇETİNER
Galatasaray'ın dramı zorbalar!
Galatasaray'ın bilmem kaç milyon dolarlık fut...
Güneri CIVAOĞLU
Yumruk gibi
Dışişleri Bakanı Gül'ün Kıbrıs açıklaması, "s...
Can Dündar
Say ki acılar masaldı
Zalim bir ocaktayız.
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlik, düşmek bir yana, artıyor!
Dün ekim ayı işsizlik verileri yayımlandı. İş...
Doğan HEPER
Türkiye "atom" yapabilir
20. yüzyılda, 2 kanlı, 1 kansız, 3 büyük düny...
Semih İDİZ
Ankara'nın Kıbrıs planında hem havuç hem sopa var
Diplomaside zamanlama çok önemlidir. Kıbrıs't...
Sami KOHEN
Plan "bizden" eylem "onlardan"
TÜRKİYE'nin Kıbrıs konusunda sunduğu "eylem p...
Hasan PULUR
Kemal Unakıtan Deniz Baykal'ı anlayamaz ki!
İNSANIN insanı anlaması çok zor, zor zenaat! ...
Derya SAZAK
Solun arafı
Aydın Hoca'yı kar altındaki İstanbul'da son y...
Meral TAMER
'Baba Beni Okula Gönder' Davos'ta
Larry Summers'ı yıllar önce yine Davos'ta, Dü...
Yaman TÖRÜNER
Avrupa Birliği'yle sağlık müzakereleri başlıyor
100 yıl öncesine göre, 30 yıl daha fazla yaşı...
Osman ULAGAY
'Büyük Resim' puslu
Bu yıl Davos'ta hava şimdilik güzel; güneşli ...
Güngör URAS
Caracas'ta fakirler Davos'ta zenginler
Şu günlerde Venezüella'nın Caracas kentinde y...
Serpil YILMAZ
Zapsu: Eşim benden daha dindar!
Küçük Çamlıca tepesinde "O Ağacın Altı" olara...
M. Ali BİRAND
Türkiye haklıdır ve doğru adım atmıştır
Türkiye, Annan planıyla ilgili cesaret dolu y...

© 2006 Milliyet