|
 |
|
|
Tunus bile şarapta bizi solluyor!
Türkiye yeni filizlenen şarapçılığını baltalamak için elinden geleni yapadursun, Osmanlı'nın eski eyaleti, Müslüman nüfuslu Tunus bile şarapçılıkta bizi geçiyor! Tunuslu şarapçılar geçen ay Türkiye'ye bir de çıkarma yaptı
myalcin@turk.net
Aralık ayının dondurucu bir başkent gecesi. Ankara Hilton'un Kavaklıdere Balo Salonu'nda orta yaşlı bir adam, yüzün üzerindeki seçkin davetliye anlatıyor: "Ülkemiz şaraplarının yüzde 70'i, yedi ayrı apelasyonumuzun ürünleri. 22 milyon litre şarap üretiyor, bunun da dörtte üçünü ihraç ediyoruz. Hükümet, şaraplarımızı dünyaya satabilmemiz için bizi yabancı şarapçılarla ortaklığa teşvik ediyor. Fransız, İtalyan ve Avusturyalı şirketlerle ortak üreticilerimiz var. Dünyaya açılmada onların desteğini alıyoruz."
Tunus Meyve Üreticileri Birliği Tanıtım Müdürü Abdürrezzak Hammami'nin Wine Club of Ankara'nın 2005'teki son toplantısının açılışındaki bu sözlerinden sonra, sıra Tunus şaraplarının tadımına geliyor. Misket, Carignan, Şiraz ve Cabernet Sauvignon gibi tanınmış, çoğu Fransız kökenli üzümlerden yapılma şarapları art arda tadıyoruz. Mantarının zayıflığından dolayı okside çıkan bir örnek hariç, hepsi de temel şarap hatalarından uzak, temiz ve düzgün şaraplar. Beyazlar hoş, pembeler kişilikli, kırmızılar da meyvemsi ve baharlı nüanslara sahip dengeli şaraplar...
Tunus şarapçılıkta kendine Fransa'yı örnek almış. Apelasyonlarını oluşturmuş, küçük üreticilerini bağcı kooperatiflerinde örgütlemiş, önologlarını Fransa'da okutmuş. İyi de yapmış... Bu sayede bağcılık için zor olan sıcak iklime, uygun üzümleri adapte etmiş ve şarapta kendi optimumlarını yaratmış.
Bizden birkaç tur önde
Binlerce yıl önce, Fenikeliler zamanında Kartaca'da ilk bağların kurulduğu, bağların bugün 175 bin dönüm büyüklüğe ulaştığı bu ülkenin bir başka özelliği de, halkının büyük çoğunluğu Müslüman olmasına rağmen, laik bir rejimle yönetilmesi ve hükümetlerin şaraba alerji duymamaları. Bu sayede hem ciddi devlet destekleri alıyorlar hem de Hammami'nin verdiği bilgiye göre şarapları turistler olduğu kadar yerli halk da yudumluyor.
Bazıları, son yıllarda Türk şarapçılığında yaşanan gelişmeyi dikkate alarak, başlıktaki "Tunus bizi solluyor" saptamasını fazla insafsız bulabilirler. Evet, tattıklarımız arasında belki Sarafin Chardonnay, Doluca Karma Cabernet-Öküzgözü, Kavaklıdere Selection zenginliklerinde, "kompleks" yapılı şaraplar pek yoktu ama orta kalitede bile olsa bir denge, bir istikrar gözleniyordu. Küçücük Tunus'un yedi apelasyonu, yani sınırları ve özellikleri belirlenmiş bağ bölgesi vardı ama koskoca Türkiye bir tek apelasyona bile sahip değildi. Tarım Bakanlığımız Kalecik gibi küçük bir ilçemizi bile pilot olarak denemeye adım atmıyordu.
Düğmeye bugün basılsa, bir apelasyon kurmak için en az üç-beş yıl çalışmak gerekeceğinden, Tunus'un dünya piyasalarına açılma bakımından bizden birkaç tur önde olduğu ortadaydı. Tunus'un yöneticileri, şarabın ekonomik değerini fark edecek ve onun önünü açacak basireti göstermişti. Darısı başımıza...
|
|
|

|