Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Ocak 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Babam, ben, Hasan Doğan

Doğduğum günde 100 yaşında ölen 25 bin kitaplı babam, 97'sindeyken bile o derneğin (Tabiat ve çevre ile ilgili bir dernek) başkanıydı.
93'ünde katarakt ameliyatı olmuştu. 95'inde kalça kemiğini kırmıştı.
Bir ameliyat daha olmuştu.
96'sında da bir kongre daha kazanmıştı.
İkinci başkanı olan profesör beyefendi dünyada en uzun süre ikinci başkan olma rekorunu kırmıştı.
Babamdan önce pes edip, bırakmıştı.
"Bırak artık baba" dediğimde...
Önce.
"Kime?" diye sorardı, sonra da "Bu işler çoluk-çocuğa mı bırakılır?" derdi. (Profesör, babamdan herhalde 5-6 yaş küçüktü)
Ki babam tanıdığım en demokratik, en açık, en ilerici adamdı.
O bile böyleyse...
Son yıllarında Bülent beye (Ecevit), Süleyman beye (Demirel) çok kızıyordu, bırakmıyorlar diye.
"Sen de onlar gibi oldun" derdim. Takılırdım.
Nasıl kızardı, nasıl kırılırdı.
Sonra sarılıp, gönlünü alırdım.
Sabahlara kadar her gece babamla bile tartışırdım.
* * *
Hasan Doğan'ı aramak istedim aniden.
Hiç aramamıştım o güne kadar.
Bi defa Necil'in (Ülgen) odasında bir - iki saat laflamıştım.
Hepsi bu.
Kaybetmişti.
Vurun Hasan'a olmuştu.
Bir buçuk sene önce herkes Hasan Doğan diyordu.
Şimdi.
Aynı herkes "Kim bu Hasan Doğan" diyor dedim.
Güldü.
Kazansaydı aramazdım.
Hasan bey, takma kafana, gibilerinden bir iki şey daha söyledim.
Sonra kapattık.
Sonra sanki biraz rahatladım.
Bitmedi.
Hasan Doğan'la devam ediyorum.
Önce şu bir buçuk yıl meselesi.
Hani neredeydi bir buçuk sene önce diyorlar ya.
Diyelim ki İskoçya da deniz üstünde bir rafinerideydi.
Ki değildi.
Noolmuş yani.
Ne sığlık bu.
Bir yıllanmışın, nasıl sırf yıllardır bir işin içinde olduğu için, o işin içinde olması gerekmezse, 1.5 yıllık birinin de, sırf 1.5 yıldır bir işin içinde olduğu için, o işin içinde olmaması da gerekmez, gibilerinden veciz bir söz var mıdır bilmem.
Yoksa da.
Şimdi var.
Ben söyledim.
İlk bakışta masum ve haklı bir eleştiri Doğan'a yapılanlar sanki.
Ama adı üstünde, sanki.
Yapanların çoğuna bakınca, yıllardır aynı köşeleri kapanlar, aynı yerlere çöreklenenler.
Bu işlere yıllarımızı verdik diyenler.
Bir buçuk yıllık hallerini hatırlamayıp, analarının karnından 15, 25,35 vs yıllık doğanlar.
İşlerine gelmiyor.
* * *
Evet Başbakan'ın dostuymuş o.
Daha iyi ya.
Başbakan'la bir-iki dakika dost olmak için bir kolunu vermeye hazır olanların, zırt pırt futbolun içindeki her problemi Başbakan'a anlatmak için uğraşanların, Başbakan'la yakın dost olduğu için Doğan'ı eleştirmeleri var ya...
Bindikleri dalı kesmek bunun adı.
Fena mı yani?
Başbakan'la dost değilsen, Başbakan'ın dostuna anlatırsın, o da ona anlatır futbolun sorunlarını.
Eğer futbol umurlarındaysa tabi.
Değil ki.
Hasan Doğan 15 sene sonra futbola girebilir.
Kimsenin gıkı çıkmaz.
Yaşlanınca.
Forsu kalmayınca.
Yorulduğunda.
Ah bu kafa ah.
Hangi kafa mı?
O kafa işte.

Futbol siyasete niye karışıyor?

Ne diyorlar?
Futbol özerkmiş, siyaset ona karışmamalıymış.
Doğru söze ne denir?
Doğru denir.
Diyelim.
Doğru.
Futbol özerk mi peki?
Hayır.
Yani.
Siyaset futbola karışabilir öyleyse.
Üstelik...
Yılın 364 günü futbolu siyasete karıştıranlar o bir gün (kongre günü) siyasetin futbola karışmasını istemiyorlar.
Ve.
Bunu tartışıyorlar ya.
Pes valla.
Milletvekilleri, bakanlar, belediyeler, belediye başkanları futbolun her an içinde.
Devletle, hükümetle iş yapanlar futbolun, kulüplerin yönetim kurullarının içinde.
Kulüp başkanları, para mara, arsa marsa, af maf, filan falan diye her an Ankara'da bakanların, başbakanların odalarının içinde.
Sonra o gün gelince.
Siyaset işimize karışmasın.
Yok ya.
Hükümetin Spordan Sorumlu Bakanı, futbol için bir iki laf ettiğinde ilk tavır koyanların çoğu da zırt pırt o bakana futbolu şikayet edenler.
Evet pes valla.
Ve ne biçim iş bu valla.
Ve.
Sanki gri hücrelerimiz yok olmuş gibi, hiç utanmadan, sıkılmadan bunları tartışıyoruz.
Tek günlük demokrasi, tek günlük özerklik havarileri, o tek günde ortaya çıkıp, atıp tutmuyorlar mı...
Bi pes valla daha.
Sanki yıllardır Oslo'da Moslo'da sürgündeler.
Sanki Kopenhag'tan Mopenhag'tan kongre günü döndüler.
Evet siyaset bence de özerk futbola karışmamalı, ama futbol özerkse eğer.
Eğer özerksek ve özerklik buysa da, özerkliğin tarifini yeniden yapmalıyız ama.
* * *
Bu ülkede benim bildiğim her başbakan futbola karıştı.
Ya da...
Öyle veya böyle bir şekilde karıştırıldı.
En azından karışmış gibi gösterildi.
Atatürk bile karıştırıldı.
Hâlâ da karıştırılıyor.
Yok Fenerliymiş de, yok Galatasaraylıymış da...
Her başları sıkıştığında, Ankara'ya avuç açacaksın, Başbakan'dan medet umacaksın...
Ankara karışınca da.
Başbakan karışınca da isyan edeceksin.
Üstelik Tayyip bey eski futbolcu.
Federasyon başkanlarının milli takım antrenmanlarında penaltı attığı, 11 yaptığı bir ülkede, Tayyip bey sahaya inip, şu frikiği şuraya buraya atın, şu çalımı şöyle böyle atın diye karışmıyorsa...
Ona teşekkür etmek bile lazım.
Bu kadar karıştığı için.
Fazla karışmadığı için.
* * *
Şimdi...
TRT'deyim ya pazarları.
Başbakan, bakan bunları yazdırtıyor derler.
Ya da Aydın Doğan'a söylediler, o yazdırtıyor derler.
Hem.
Kim bu adam. (Ben)
1.5 sene önce olmasa da, mesela 4.5 sene önce futbolun içinde var mıydım?
Nerden çıktım?.
Halbuki.
Mesela 43.5 sene önce.
Vardım.
Sünnetimde.
Babam bir makaralı teyp almıştı. Galatasaray'ın galiba Bytom'u ya da Frençvaroş'u 4-1 yenmişti.
Galiba Metin Oktay da 3 tane atmıştı.
Ben de maçı teybe almıştım.
Yani futbolun içinde olmasam da.
Futbol içimde vardı.

Ellerinde fare, kendileri fare
Ekşi sözlükten
Spor yazarı olabilmek için hiçbir beceriye ve de spor kültürüne sahip olunmasının gerekmediğinin, TVde program yapmak için konuşmayı bile becermenin gerekmediğinin ispatı. Ders olarak okutulacak insanlar kategorisinde olan ya da bir azmin öyküsüne konu olacak zat.
(Stocky2001, 20.01.2006 10:31)
Beni kastediyor
Ben
(26,01,2006 16,45)

BİR SERİ İLAN
Pazarları TRT / Pazartesileri Lig TV / Pazartesi ve çarşambaları Radyo Spor / Cumaları Milliyet.
Başka şubem yoktur.

bilgingokberk@mail.com



SPOR
Ulusoy tatlı sert
Rolleri değiştirdiler
Garip, ama gerçek
Kartal dışa açıldı!
'Bekle beni Fransa'
Reform paketi hazır
Ne çıkarsa bahtına
Ülker'in 100'ü güldü: 100-64
Yanlış hesap Baghdatis'ten döndü!
'Türk futbolu özerkleşti'
Ortalanamayan yaşam süresi
Koç, unvan avında
Kadere yumruk!
Dubleci Memo
Voleybolda kuralar çekildi
Avrupa şaşırdı
Haber turu...
Babam, ben, Hasan Doğan
Asılsızdır !
Profesyonel başkan!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Bilgin GÖKBERK
Babam, ben, Hasan Doğan
Doğduğum günde 100 yaşında ölen 25 bin kitapl...
Bilal MEŞE
Asılsızdır !
ŞU sıralarda Beşiktaş'ta bir modadır gidiyor!...
Nilay YILMAZ
Profesyonel başkan!
Bu köşeyi takip edenler bilir, öncesinde Futb...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet