Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Ocak 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Notalarla uçmak...


Her kim ki kadın kalbinden sadakat bekler... O, denizi sabanla sürer Kuma tohum atar
Rüzgârı ağla yakalamak ister
Kadınlar bana kızmasın.
Bu dizeler müzik dâhisi Mozart'ın. "Bütün Kadınlar Böyle Yapar" adlı operasından yansıttım.
Anlatayım...
Ama... "Mozart etkisi" için bir giriş yapmalıyım.
5 küçük serada, kadife çiçeği ve petunya yetiştiriliyor. Seraların hepsi aynı büyüklükteler.
Aynı ışığı ve suyu alıyorlar. Toprakları da aynı.
Birinci seradaki bitki grubuna Bach, ikincisine Hint klasik müziği, üçüncüsüne yüksek sesli Rock, dördüncüsüne de Country-Western dinletiliyor.
Beşinci seradaki bitki grubuna hiç müzik dinletilmiyor. Sonuç... Bach ve Hint müziğinin bitkilerin büyümesini büyük ölçüde artırdığı görülüyor. Çiçekleri daha bollaşıyor.
Rock çalınan serada ise bitkiler büyümeye direniyor gibiler.
Country-Western çalınan seradaki bitkilerle hiç müzik çalınmayan beşinci seradaki bitkiler, neredeyse benzer bir gelişim gösteriyorlar.
Müzik -görülüyor ki- doğayı bile etkiliyor.
Bu deneyi yapan Dorothy Retallack, önce çiçekleri uzun süre incelemiş. Gözeneklerinin en fazla sabahın ilk saatlerinde, doğa, kuş sesleriyle canlanırken açıldığını, o saatlerde çiçeklerin canlandığını, boylarının büyüdüğünü saptamış.
Aldığı esinle seralara müzik yayınına yönelmiş. Müzik, insanları da mutlu, huzurlu, yaratıcı, umutlu, heyecanlı, güçlü, inançlı ve cesur kılabilir.
Zihni açar, yaratıcılığı geliştirir ve "bitkileri olduğu gibi bedeni de iyileştirir."
Buna, "Mozart etkisi" deniyor. Başka deneyimler de gösteriyor ki, "en şifalı" müziği Mozart yapmış.(*)
.........................
Sabahın erken saatleri...
Elimde kumanda aleti, Avrupa kanallarında dolaşıyorum.
Sabah programlarının tümünde "Mozart'ın 250. doğum günü" için özel yayınlar...
Yapıtları, yağlıboya portreleri, kadınları, Viyana'daki -şimdi müze olan- evi...
Notaları arasındaki matematik dizi iddiaları...
Yerkürenin alacakaranlıktan henüz sıyrıldığı o güzelim saatlerde Mozart'ın büyüleyen notalarıyla kanatlanıyoruz.
..........................
"Mozart etkisi" için okuduklarımı anımsıyorum. Başuçlarında her gün 2 saat Mozart dinletilen bebeklerin daha zeki oldukları yolundaki satırları...
İneklere daha iyi süt vermesi için Mozart dinletildiği...
Japonya'da bir bira fabrikasının bira mayası oluşurken Mozart çaldırdığını ve o biranın daha pahalı satıldığını...
...........................
Mozart, bir dâhi...
Çoğuna göre klasik müziğin en iyilerinin en iyisi...
...........................
Daha 3 yaşında piyano çalmaya başlayan, 7 yaşında ilk bestelerini aristokrasiye dinleten olağanüstü ve olağandışı bir müzik adamı... Sol eli muhteşem.
Yaşamı, heyecan, nükte ve muziplikle kucaklamış. Sonlara erken yaklaşmış. Hüzünlü bir öyküsü var. Hastalanır. Notaları artık bir daha göremeyeceği kalın ve siyah perdenin ineceği günlerin yaklaştığı kaygısına kitlenir.
Bir gün onun esrarengiz bir konuğu olur.
Siyahlar içinde bu adam ona temsil ettiği bir soylu adına Requiem'i ısmarlar.
Çok değerli bir insanın her yıl ölüm yıldönümlerinde onu yüceltmek ve anmak için bu Requiem'i çaldıracaktır.
4 hafta süre verir ve 100 altın öder.
Zaten ölüm korkusu içine çökmüş olan Mozart, bu siyahlı adamın kendisine "öleceği" mesajını iletmekle görevli olduğu sanısına kapılır.
Yapıtı, söz verdiği tarihte bitiremez.
Siyahlı adam ona, 4 hafta daha ek süre tanır. 50 altın daha öder. Mozart, artık ölümün kapısını çaldığına iyice inanmıştır.
Siyahlı adam, yapıtı almaya tam 4. hafta bittiğinde gelir. Yapıt tamamlanmıştır. Alır.
Ama... Mozart artık hayatta değildir.
.......................
Mozart, 250 yıldır sadece yetişkin insanlara değil, çocuklara, bebeklere, ana karnında ceninlere, hayvanlara, bitkilere, çiçeklere bile hayat veriyor.
Yarın bir acı anı ile Mozart'a devam...
.......................
(*) 11 Temmuz 2004 Milliyet - G.C.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İslamda yenilenme
DİN sosyolojisinin büyük ismi Max Weber, Avru...
Çetin ALTAN
Şöyle savurtuk bir yazı...
Durmadan akıllı uslu şeyler yazmaya uğraşmanı...
Melih AŞIK
Götür Kemal Abi...
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın Üsküdar'daki ...
Fikret BİLA
Şener: Galataport ihalesi durmuştur
Ankara'da, ihale edildiğinden beri tartışmala...
Hasan CEMAL
Barışın tarifi!
Bir yılı geçmiş. 2004'ün kasım ayı sonlarıydı...
Güneri CIVAOĞLU
Notalarla uçmak...
Her kim ki kadın kalbinden sadakat bekler... ...
Can Dündar
Eş sırttan vurur, sevgili sineden...
2 gündür Mümtaz Sevinç'in öldürülüşünü düşün...
Abbas GÜÇLÜ
Bilişim çağı (3)
Ne zamandır tartışmaya açmak istediğim bilişi...
Semih İDİZ
Demokrasinin Irak'a istikrar getirmesi güç görünüyor
Filistin seçimlerinde Hamas'ın gösterdiği büy...
Sami KOHEN
Yeni Ortadoğu gerçeği
Hamas'ın Filistin'deki seçim zaferi, hoşa git...
Metin MÜNİR
Nükleerleştireme-diklerimizden misiniz?
Uluslararası doğalgaz piyasasında son birkaç ...
Hasan PULUR
"Yaver, şu sevdiğim şarkıyı çal!.."
OSMANTAN Erkır, bir küçük haberle yola çıktı,...
Derya SAZAK
DİSK Eskişehir'de
Bolu ve İstanbul-Dedeman toplantılarının ardı...
Meral TAMER
Erdoğan, İsrail ile Filistin arasında arabuluculuğa talip
Başbakan Erdoğan dün sabah, bir yanında Maliy...
Tamer HEPER
Böyle suç olmaz
Kadın-erkek birlikte namaz kıldı diye kıyamet...
Yaman TÖRÜNER
İlaç fiyatları nasıl belirleniyor?
Orijinal ilaç bir sanayi ürünü ama bu ürünün ...
Osman ULAGAY
Davos'ta AB'nin ve Türkiye'nin adı yok
Dün sabah karanlığında Davos yollarına düşen ...
Güngör URAS
Doğalgazı depolamak zor, pahalı (ama mecburuz)
Doğalgaz kesintisi gene sorun oldu. Bu sorunl...
M. Ali BİRAND
Vicdani red için yeni düzenleme gerekli
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) haft...

© 2006 Milliyet