Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Ocak 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
HAKİKİ BİR KEMAL TAHİR OKURU, DAHA BİRİNCİ SAYFADAN SIRRI ÇÖZEBİLİR.
Bir Mike Hammer romanı

Kemal Tahir'in F.M. İkinci adıyla yazdığı Mike Hammer kitaplarının ilki olan "Derini Yüzeceğim"in yeni baskısı çıktı.

Sevin Okyay / Polisiye

Mayk", postadan çıktı. Daha doğrusu, kuryeden. Zarfından çıkardım, kapağına baktım ve bir deja vu duygusuyla sarsıldım. Elinde silahıyla yere yayılmış bir kadının tepesinde dikilmiş olan, yüzü tamamen anlamsız bu adamı ben bir yerlerden tanıyordum. Sonra anlaşıldı ki, özgün kitabın kapağından tanıyormuşum. Bu kapakta, "Bir Mike Hammer romanı" diyor, yazarı da F.M. İkinci, yani Kemal Tahir.
Üstadın bütün eserlerini basan İthaki Yayınları, Kemal Tahir'in F.M.İkinci adıyla yazdığı diğer Mike Hammer kitaplarını da yayımlayacak. "Derini Yüzeceğim"in ardından "Kıran Kırana", "Kara Nara" ve "Ecel Saati" de gelecek. Tek tek hepsini hatırlıyorum. Hatta "Derini Yüzeceğim", en sevdiğim Mike Hammer kitaplarından biriydi. O kitapları okumamış, Çağlayan Yayınları dönemini yaşamamış birinin, F.M. İkinci olayına bakışı mutlaka bizimkinden farklı olacaktı. Bir furyaymış aslında, bize yeni bir dalga gibi görünmüştü. Benim "hard-boiled" tabir edilen türdeki ilk dedektifim, Mickey Spillane'in Mike Hammer'ı olsa gerek. Raymond Chandler, Dashiel Hammett kahramanlarını daha sonra tanıdım çünkü. O kitaplar, bir dalga gibi herkesi önüne katmıştır. Ben okurdum, babam okurdu. Bir tek annem okumazdı, çünkü seçici bir okuyucuydu.
O dönemde kitabın içinde sadece F.M. İkinci adını görünce şaşırdığımı ve yazarın adını koymayı unuttuklarını sandığımı hatırlıyorum. Onun dışında farkı anlamak mümkün değildi. Gariptir, Muzaffer Uluçay adıyla bu kitaplardan belki 200 tane yazmış olan Afif Yesari'nin "nam-ı müstear"ını hayal meyal hatırlıyorum. Doktor ona içkiyi yasak ettiği için, Yesari de Hammer'a içkiyi bıraktırmış.

Tahir'in üslubu
Kemal Tahir, bir New York haritası refakatinde yazdığı söylenen kitaplarda, Spillane'i aratmayan (Tahir'le aşık atabilecek bir yazar değildir zaten) bir üslup tutturmuş. Okur okumaz tanınan dilinden de epeyce "tüyo" vermiş aslında. Hakiki bir Tahir okuru, daha birinci sayfadan sırrı çözebilir. Demek o sıralar pek Kemal Tahir de okumazmışız. Biz Mike Hammer'la ilk kez, Spillane'in bu kahramanı tanıttığı ilk kitabı "I, The Jury"nin A.B.D.'de yayımlanışından yedi yıl sonra 1954'de Kemal Tahir'in, F.M. İkinci takma adıyla tercüme ettiği "Kanun Benim"le (orijinal kitabın basılış tarihi 1947) tanıştık. Bunu "Kanlı Takip" (Vengeance is Mine, 1950) ve "İntikam Pençesi" (The Big Kill, 1951) izlerken, F.M.İkinci de, Hammer ve Spillane gibi kalplerimizde yer etti. Tahir dışında, Murat Davman'ın yaratıcısı Ümit Deniz ve ruhen maceracı / gazeteci Semih Yazıcıoğlu da Mike Hammer kitapları çevirdi.
"Derini Yüzeceğim"de, Mike Hammer'a özgü olan her şey var. Her şeyden önce, güzel sekreter Velda ile Mike'ın can dostu Komiser Pat Chambers; daha doğrusu, Tahir'in yazdığı şekliyle Pet Çembırs. Velda ile Mike nişanlanmışlar, ne var ki Velda önüne çıkan her güzel kadına takılan dedektifimize güvenmediği için evlenmeye bir türlü karar veremiyor. Pat ise her zamanki gibi canından bezmiş halde, Mike daha başını ne türlü bir belaya sokacak diye bekliyor. Üstadın müdavimi olduğu barın, Şişman Con diye bir barmeni var ama, o hep var mıydı, hatırlamıyorum. Bir de yeni kahramanımız var: Bob, bir gangster çetesine karışmış, Mike onun masum olduğuna inandığı için de herkes ömür boyu hapis yerken iki buçuk yılla kurtulmuş. Çıkar çıkmaz da, güzel bir sarışın yüzünden başı gene belaya girmiş. O sarışının Mike'tan da yardım istemesi, işleri kızıştırıyor.

Aral'ın Hayk Mammer'ı...
Soyadı (Hammer'in Türkçe karşılığı çekiç) gibi insanları sinek misali ezen, dedektiflerin en serti Mike, Oğuz Aral'ın bir kahramanına da ilham kaynağı olmuştu. Aral, "Hayk Mammer"ı neden yarattığını açıklarken, Yaşar Kemal'in zorla 5 bin sattığı ülkemizde Mickey Spillane'in kitaplarının 100 bin sattığını, biraz da serzenişle belirtmişti. Aynı şey, Kemal Tahir için de geçerli olsa gerek. Buna karşılık, "Derini Yüzeceğim", 70 bin satarak bir rekor kırmış. Bu durum, dilimizin en iyi yazarlarından Kemal Tahir'in neden Spillane taklidi yerli Mike Hammer'lar yazmaya gönül indirdiğini açıklıyor. Yazarımız çeşitli mesleğe girdikten sonra, hayatını yalnızca yazı yazarak kazanmaya karar vermişti. Birkaç istisnası dışında, günümüz yazarlarının çoğunluğu da size bu işin hiç kolay olmadığını söyleyebilir.
"Derini Yüzeceğim" Kemal Tahir / İthaki Yayınları / Fiyatı: 7 YTL




KITAP
 "Ölüm mü ?.. Buyursun gelsin!"
 Her ayın son çarşambası
 Büyülü ülke Narnia
 Binbir öykü
 Dış politikanın yarım asrı
 Yazarın fırça darbeleri
 Bir Mike Hammer romanı
 Hedda ile Nora
 Sıradan bir seçim günü
 Ejderhaların gizemi
 2006'ya girerken şiir
 Sözlük yahut lügat
 Cinsiyetçi şiddet ve kadın
 Kızın adı Mercedes
 Kim demiş Attila'nın bugünle ilgisi olmadığını?
 Eleştirinin hanımefendisi
 Her güne başka lezzet
 Çanakkale'nin makus talihi
 Seine Nehri'nde aşk
 Cüneyt Ayral'ın Paris izlenimleri
 Kitap ajandası
 Haberler
 Türkiye'de çok satanlar





© 2006 Milliyet