
|
|
|
 |
|
|
CALVİNO, ROMANINDA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNİN PARODİSİNİ YAPIYOR.
Sıradan bir seçim günü
Italo Calvino, "Sandık Gözlemcisinin Uzun Günü" adlı kitabında içerisi - dışarısı ve dünyevi - uhrevi karşıtlığını iç içe geçmiş bir şekilde ele alıyor.
YELİZ KIZILARSLAN / Roman
İtalyan edebiyatının dahisi Italo Calvino "Sandık Gözlemcisinin Uzun Günü"nde, sıradan bir seçim gününde ortaya çıkan trajikomik olayları romanın kahramanı Komünist Parti üyesi ve eski burjuva olan Amerigo Ormea'nın gözünden aktararak, İkinci Dünya Savaşı sonrası İtalya'da başlatılan demokratikleşme sürecinin parodisini yapar. Aynı zamanda, yazarın kendi Komünist Parti günlerinin eleştirel bir değerlendirmesi olarak da okunabilecek eserde; içerisi -dışarısı ve dünyevi- uhrevi karşıtlığı iç içe geçmiş bir şekilde ele alınır.
Savaş sonrasında, oy kullanmanın zorunlu olduğu bir dönemde yapılan bu seçimin gerçekleştirildiği -önceden dinsel bir mekân olan- Cottolengo'daki kimsesizler yurdu, 'dinsel dışarı'dan 'laik içeri'ye dönüştürülmeye çalışılırken; orada yaşayan yarı deli ve hilkat garibelerini andıran seçmenler sayesinde anlam bulanıklığına uğrar.
Mütevazı sandık gözlemcisi
Hıristiyan Demokrat Parti'nin, iktidara ulaşmasını sağlayacak oyları elde etmek için, oy kullandırdığı düşkün ve zavallı seçmenleri gözlemleyen mütevazı sandık gözlemcisi Amerigo Ormea; sabahtan başlayan oy kullanma süresi boyunca, oy avcısı muhalefet partilerinin tüm koalisyon hesaplarını ve iktidar için çevirdikleri hileleri karamsar bir atmosferde izler. Dışarıda böyle bir atmosferde seçim gerçekleşirken, Amerigo kendi içerisinde hem parti hem dünya genelinde komünizm eleştirisi yapar. Devrimin hayalkırıklığı yaratan ideallerinin telafisini 'aşkta antik Yunan'ın güzellik ölçütünü temsil eden' akıl dışı sevgilisi Lia'da arayan Amerigo, onunla da gerilimsiz bir an geçiremez.
Öğleden sonra yurdu ziyarete gelen muhalefet partisi milletvekilinin kişiliğinde kendi benzer çelişkilerini gören ama sonunda farklılığını kabul eden kahramanımız; en son oyu kullanan, elleri olmayan ve bir işçi yüzüne sahip yaşlı karakterinde 'insanın geçirdiği tüm kötü biyolojik değişimler sonucunda kaybettiği bütünlük hissini yeniden yaratmaya kararlı 'homo faber'i' görür. Bir günün tüm sıradanlığı içerisinde gerçekleşen siyaset söylemini, içerisi - dışarısı ayırımını bozarak ele alan Calvino'nun romanı; Amerigo'nun pencereden, sokaktaki gündelik hayatın olağan seslerinin iç içe geçmişlik anını izlemesiyle biter.
|
|
|

|
|