Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Ocak 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
YENİ ŞİİRDE BELLİ ODAKLARA DOĞRU DAĞINIK AMA BİLİNÇLİ BİR GİDİŞ VAR.
2006'ya girerken şiir

2000'lerin başlarından beri, çok daha başka bir şiirin peşinde olan bir şair kuşağı var bugünün ufkunda. Şiirde arayışlar çoğaldı. Yerel dil ve insana, mitler ve masallar gibi yerel kültür birikimine dayanma, yeni bir eleştirel tavır geliştirme çabaları ağır basıyor.

Mehmet H. Doğan / Şiir

Şiir çıkmazda mı?", "Şiir bunalımda mı?" soruları yeniden sorulmaya başlandı bugünlerde. Hece dergisinin aralık sayısında bir dosya konusu "Şiir geri mi çekiliyor?" idi. Yaşamlarının bir döneminde şiirin ucunu kaçırmış okur ya da okur / yazar kitlesinin 'Nerde o eski şairler' nostaljisinden kaynaklanan sorular bunlar. Oysa şiir bir yere gitmiyor, doğal yaşamını sürdürüyordur da, okur şiirin değişme sürecini iyi izleyemediği, bir yerde şiirden koptuğu için, aradığı şiiri bulamayınca, bu soruları sormaya başlıyordur. Her zamanki gibi. Garip ve İkinci Yeni döneminde, '80 sonrasında olduğu gibi.
Bugün şiirde neler olduğunu görmek için önce bir durum değerlendirmesi yapmak, buradan yola çıkmak gerekir. Eldeki en son veri olan "Şiir Yıllığı 2004"e (Yapı Kredi Yayınları) girmiş şairleri temel alarak bir yaş değerlendirmesi yapıldığında 1910-1940 arası yıllarda doğan şairlerin sayıca çok azaldığını -76 şairin yalnızca 17'si- bugün şiir yükünün 'Yıllık'taki şair sayısının da gösterdiği gibi, 1950 (27 kişi), 1960'lı (20 kişi) yıllarda doğan şairler üzerinde olduğunu görürüz. Hemen ardından gelen 1970'li ve 1980'li 12 şairi de bu toplama eklersek, bugün hayli genç, dolayısıyla henüz değişim sürecinde olan bir şiirin yazılmakta olduğu gerçeği çıkar ortaya. O zaman, şiirin nereye gittiğini anlamak istiyorsak, bu şairleri; yazdıkları şiirler, çıkardıkları dergiler, şiir üzerine düşünceleri, eleştirileri, değerlendirmeleriyle izlemekten başka yol yoktur.

Şiirin ayrıkotları
Aslında '80'li yıllarda başlayan bu değişim '90'ların ortasına kadar uzatılabilir. Şiirin kendine dönüş yıllarıdır bunlar. 1980 sonrası şairleri, "Şiirden söz edilecekse, ortada şiir olmalıdır" gibi bir La Palice gerçeğini kanıtlamak üzere çıkmışlardı yola. Geçmiş şiir birikimini yadsımıyor, tersine bir kazanım olarak alıyorlardı. Sonuçta, değişik, sağlam bir şiir dili yakaladılar. Uzun yıllar, sanki hemen herkesin aynı dille yazıyor göründüğü için 'hepsi aynı şiiri yazıyor' diyerek eleştirilen bir 'delta' şiiri, çok renkli bir şiir mozayiği çıktı ortaya. '80 sonrası şairler', Turgut Uyar'ın, aslında tek şairin şiir serüvenine bir ölçüt olarak verdiği, ama kolayına hemen genelleştirilen 'acemilik'i nerdeyse ortadan kaldırdı. Garip sonrasının, İkinci Yeni sonrasının 'ayrıkotları' şairlerinde apaçık görünen acemilikler, '80 sonrasının 'ayrıkotları' şairlerinde bile görülmedi. Zamanla bu deltanın, bu renk cümbüşünün içinden has şairlerin kendi özgün seslerini bularak sıyrılması, sivrilmesi çok doğaldı ve öyle de oldu.

Heves dergisi
'90'ların sonuna doğru yeni bir şiirin ayak sesleri duyulmaya başladığında ortaya atılan '90'lı Yıllar Şiiri' nitelemesi, her şeyden önce '10'lu yıllara göre yapılacak değerlendirmelerin yanlışlığı ortaya sürülerek reddedildi. O yıllarda sahiden de öyle görülüyordu, ama aradan geçen on yıla yakın bir süre böyle bir oluşumun gerçekliğini ortaya çıkardı. Gerçekten de, en azından 2000'lerin başlarından beri, çok daha başka bir şiirin peşinde olan bir şair kuşağı var bugünün ufkunda.
Şiir dilinde, tekniğinde, şiire karşı tavırda '80 sonrası şiirine bakarak söylersek büyük bir değişme yok. Bir bakıma, İkinci Yeni'den ve '80 sonrası şiirden gelen kazanımların zenginliğini ve sağlamlığını gösteriyor bu. Buna karşılık, bu yeni şiirde daha çok, çeşitlenme ve belli odaklara doğru şimdilik dağınık ama bilinçli bir gidiş seziliyor. Şiirde arayışlar daha da çoğaldı. Yerel dil ve insana, yerel kültür birikimine (tarih, mitler, masal, inançlar) dayanma, yeni bir eleştirel tavır geliştirme çabaları ağır basıyor. Bir yandan geçmiş şiir birikimini yeniden değerlendirme girişimleri, önceki kuşaklarda nicedir görülmeyen 'kendi eleştirmenini yetiştirme'ye doğru gidiyor. Bu alanda, Adana'da genç bir grubun çıkardığı Heves dergisi bunun canlı bir örneği.

Benzersiz bir olanak
Bütün bunların temelinde, bu kuşağın, '80'lerden bugüne yurtta ve dünyada hızını her gün biraz daha artıran değişim ve dönüşümün doruğunda yetişen, dolayısıyla bundan en çok etkilenen bir kuşak olması yatıyor gibime geliyor.
Tek kutuplu ama çok kültürlü bir dünyada, tüketim ve bilgi çağının dayattığı yeni dünya düzeni içinde yaşayan, küreselleşmenin, postmodernist durumun yıkıcı etkilerine doğrudan uğrayan bir kuşağın şairleri olarak geliştirdikleri karşı çıkış, çok büyük bir olanak sağlıyor onlara. Her yeni söylemin, akımın, her ilerlemenin yozlaştırılıp çıkar ilişkisine döndürüldüğü, sulandırıldığı bir çağda benzersiz bir olanaktır bu şiir için.
Yeni şiir, bunun bilincinde olan şairlerin çabalarıyla ortaya çıkacaktır.



KITAP
 "Ölüm mü ?.. Buyursun gelsin!"
 Her ayın son çarşambası
 Büyülü ülke Narnia
 Binbir öykü
 Dış politikanın yarım asrı
 Yazarın fırça darbeleri
 Bir Mike Hammer romanı
 Hedda ile Nora
 Sıradan bir seçim günü
 Ejderhaların gizemi
 2006'ya girerken şiir
 Sözlük yahut lügat
 Cinsiyetçi şiddet ve kadın
 Kızın adı Mercedes
 Kim demiş Attila'nın bugünle ilgisi olmadığını?
 Eleştirinin hanımefendisi
 Her güne başka lezzet
 Çanakkale'nin makus talihi
 Seine Nehri'nde aşk
 Cüneyt Ayral'ın Paris izlenimleri
 Kitap ajandası
 Haberler
 Türkiye'de çok satanlar





© 2006 Milliyet