
|
|
|
 |
|
|
ŞENER, USTALAR YETİŞTİRMİŞ BİR USTADIR.
Eleştirinin hanımefendisi
"İzleri Kaldı", eleştiri, tiyatro dünyası ve anlamını giderek yitiren, başkalaştırılan kavramların gerçek anlamları üzerine yeni bir deneyim yaşamak isteyen bütün okurlar için...
ÖZEN YULA - Tiyatro
Prof. Dr. Sevda Şener, "öğretmenlerin öğretmeni" deyimini fazlasıyla hak eden, Türkiye'de Melahat Özgü kuşağından sonra, Metin And ve Özdemir Nutku ile beraber önemli kuramsal tiyatro çalışmalarını başlatan, ustalar yetiştirmiş bir ustadır. Türkiye Tiyatrosu ile ilgili bütün çalışmalarda en azından bir yapıtı kaynak olarak kullanılan değerli tiyatro araştırmacısı, eleştirmenidir.
Gerek derslerinde gerekse gündelik hayatta hep bir "mesafeli bakış"ı korumuş, kollamıştır. Dolayısıyla hayattan yazılarına en fazla yansıyan durum budur. İçten, sıcak, bilgilendirici, ama bir yandan da elindeki malzemeye karşı genel olarak mesafelidir Prof. Şener. Daha rafine, sade, ince bir bakışı vardır hayata.
Görüneni kazıyıp altındakini çıkarmayı güzel başarır; bunu yaparken de asla kırıcı olmaz. Arada tek kelime ile enfes bir eleştiri gerçekleştirir. Ne demek istediğini genelde çok net söyler. Ama öyle zamanlar ve haller olur ki, daha nazik bir dil kullanmak zorunda kalır bir eleştirmen. İşte tam da o noktalarda gayet nazik bir biçimde, üstü kapalı eleştirisini gerçekleştiriverir.
Bir yandan genelde nesnel eleştiri örnekleri ortaya koyarken öte yandan bazen müstehzi bir ifadeye tanık olursunuz satırları arasında. Ama bunu da kırıcı olmamak kaygısıyla üstünü iyice örterek yapar.
Yılların deneyimi
"İzleri Kaldı", tiyatro üzerine söyleyecek çok sözü olan bir kitap. Şener, öncelikli olarak 1990'ların sonu ile 2000'lerin başında genel bir tiyatro panoraması çiziyor bu eleştirileriyle. Eleştiri ve tiyatro üzerine yazdığı yazılarla da bu yapıya dair yapılabilecekleri, yapının sakat yerlerini düzeltebilmek, iyileştirebilmek için gerekenleri sıralıyor. Bütün bunları yaparken de yeni sorular bırakıyor ortalık yere. Bu sorular bir yandan tiyatro konusunda alışılagelmiş kuralları sorgularken, öte yandan, tiyatroyla uğraşanları farkında olmayabilecekleri tehlikelere karşı uyarma işlevini yerine getiriyor.
"İzleri Kaldı"da tiyatronun ne olduğu ve ne olmadığı üzerine genel değerlendirmeler sunuluyor. Şener, yılların deneyimiyle, okurlarıyla tatlı tatlı söyleşiyor.
Eğrisi doğrusu tartışılır elbette; ama, okuyanın ilgisini çekecek, onu, kendisine de benzer sorular sormaya yöneltecek saptamalar gerçekleştiriyor Sevda Şener.
Kimseyi kırmama özeni
Öznel olduğu noktalar var elbette. Daha çok sevdiği, değer verdiği, daha iyi olduğuna inandığı oyuncuları var örneğin. Onların yaptıkları ne olursa olsun, daha güzel geliyor sanki. Gereken yerde hayat ve tiyatroyla ilgili dersler de veriyor elbette. Arada, beğendiği durumları övgüyle yüreklendirirken, hoşuna gitmeyen bir durumu da tek kaşı havada izliyor; aniden kendisine "iddialı " gelen bir şiirden bahsediyor.
Ama en sert eleştirisinde dahi karşısındakini kırmamaya özen gösteriyor. Durumu olduğundan daha yumuşatarak açıklamaya çalışıyor.
Kuşkusuz bir eleştirmen için önemli olan nerede durduğu, hayata bakış açısı, hareket noktası, varmayı düşündüğü yer ve bunları yaparken nirengi noktalarının neler olduğudur. Sevda Şener işte tam da bu noktada bu ülkenin tiyatrosu için çok önemli bir yerde durmaktadır. Günden güne hızla değişen, kaotikleşen sanatta estetik, moral ölçütlerle değerlendirme yapan, bilgi birikimi, deneyimi tartışılmaz bir kalemin varlığına da ihtiyacımız var.
|
|
|

|
|