Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Ocak 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ANAIS NIN, MILLER İLE YAŞADIĞI AŞK OLMASAYDI BU KADAR TANINIR MIYDI?
Seine Nehri'nde aşk

Anais Nin'in "İçsel Kentler" serisinin üçüncü kitabı olan "Dört Odalı Kalp" vitrinlerdeki yerini aldı.

SERPİL GÜLGÛN / Roman

Anais Nin'i Anais Nin yapan romanları mıdır yoksa 15 bin sayfalık güncesi midir? Hatta şöyle de sorulabilir "Anais Nin, 11 yaşında günce tutmaya başlamasaydı eğer, bugün, romanlarıyla hâlâ konuşuluyor olur muydu?" Dahası, renkli ve çalkantılı bir yaşamı olmasaydı, hadi, dilimizin altındaki baklayı çıkarıp daha açık ifade edelim; Henry Miller ve Miller'in karısı June ile yaşadığı aşk olmasaydı, bugünkü tanınmışlığına erişebilir miydi? Galiba, hayır.
Her ne kadar, vakti zamanında, Henry Miller, onu zekası inkar edilemez bir yazar olarak tanımlamışsa da, şu bir gerçek ki, Anais Nin, ne büyük yazınsal lezzetler sunar okuruna ne de erotik hazlara, dalgalanmalara yol açar. Bir D. H. Lawrence'la kıyaslandığında cüretkar bile sayılmaz. Ya da, lanetli... Lawrence Durrell'ın oylumlu, güçlü kışkırtıcılığı ve tahripkarlığıyla da karşımıza çıkmaz Anais Nin. Keza, kendisi gibi "dışarlıklı" olan ve yaşamlarının bir diliminde, yolları Paris'le kesişen Jean Rhys ya da Nina Berberova kadar okuru derinden kavramaz, sarsmaz.

Hayatı roman
Dolayısıyla, yüzeyde gezinir anlattıkları; içinize işlemez. Bu da doğal. Çünkü, en az Anais Nin kadar "hayatı roman" olan bu kadınlar, Rhys ve Berberova sürgünü, açlığı, karanlığı, tekbaşınalığı, kaybetmeyi ve düşmeyi gerçekten bilirler. Ondan da önemlisi, kurmacayı reddetmezler. Nin ise, en nihayetinde gönüllü bir sürgündür; bankacı kocası, Hugh Parker Guiler'le, onun kariyeri için Paris'e, (Anais Nin'e Emma Bovary'nin küçük kasabasını hatırlatan Louceviennes'ne yerleşir) gelmiştir çünkü. Bundan madaa, kadınlı erkekli bir hayran topluluğuyla da çevrilidir. Antr parantez, arkadaşları 'prenses' der Nin'e, herhalde, giydiği upuzun kırmızı elbiseler ya da kadife pelerini yüzü suyu hürmetine, böyle demiyorlardı.
Nitekim, Henry Miller'e göre, Nin, hayatı boyunca karşısına çıkan kadınlar arasında en güzellerinden, en caziplerinden biridir. Hem tatlı hem aristokrat. Hem de, son derece ayrıcalıklı bir kişiliğe sahip.

Sorgular ve açıklar
Öte yandan, psikanalizin önde gelen isimlerinden Otto Rank'la da çalışmışlığı var Nin'in. (Meraklısına not: Anais Nin'in onunla da bir macerası olmuş) Belki de bu çalışmışlığa borçluyuz Anais Nin'in her şeyi tanımlamaya düşkünlüğünü. Nin, rüyalardan, imgelerden ve simgelerden oluşan bir teknikle yazar, sorgular ve açıklar, açıklar. Daha da önemlisi, hiçbir şeyi açıklamayan kitaplara da (bir yerde, kurmacaya) ateş püskürür.

Üçlü bir aşk hikayesi
Everest Yayınları'ndan çıkan "Dört Odalı Kalp"e gelince... Fanatiklerinin yanı sıra bugüne dek hiç Anais Nin okumamış olan okurlara bilhassa cazip gelecektir. Zira, anlatılan, eninde sonunda, Paris'te, Seine Nehri boyunca yaşanılan bir aşk hikayesi. Hem de üçlü bir aşk hikayesi. Dünyayı kurtarmaya kalkan Guatemalalı Rango, hastalık hastası karısı Zora ve Djuna arasında geçen bir hikaye.
Ama, gene de, biz sormadan edemeyeceğiz: Nerede Anais Nin'in "Güncesi"nin devamı? Neden her şey "Henry ve June"la sınırlı kaldı? Öteki 11 cilde ne oldu? Sanıyor musunuz ki, bu renkli kadının çocukluğu merak edilmiyor? Veyahut da Nin, Tennessee Williams'tan Aldous Huxley'e, Lawrence Durrell'dan Antonin Artaud'ya, Romain Gary'den Marguerite Duras'ya dünya yazınının pek çok dev ismi hakkında ne yazdı, ne düşündü, ne yazdı, bilinmek istenmiyor.



KITAP
 "Ölüm mü ?.. Buyursun gelsin!"
 Her ayın son çarşambası
 Büyülü ülke Narnia
 Binbir öykü
 Dış politikanın yarım asrı
 Yazarın fırça darbeleri
 Bir Mike Hammer romanı
 Hedda ile Nora
 Sıradan bir seçim günü
 Ejderhaların gizemi
 2006'ya girerken şiir
 Sözlük yahut lügat
 Cinsiyetçi şiddet ve kadın
 Kızın adı Mercedes
 Kim demiş Attila'nın bugünle ilgisi olmadığını?
 Eleştirinin hanımefendisi
 Her güne başka lezzet
 Çanakkale'nin makus talihi
 Seine Nehri'nde aşk
 Cüneyt Ayral'ın Paris izlenimleri
 Kitap ajandası
 Haberler
 Türkiye'de çok satanlar





© 2006 Milliyet