Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Ocak 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Karne öyküleri


yural@milliyet.com.tr

Yarıyıl tatili gelince, hep aklıma lise arkadaşım Erkin ve bizim "Tembel Tenekeler" takımı gelir. Yanılmıyorsam birinci sınıftaydık. Derslerimiz pek parlak değildi. Ama doğrusunu söylemek gerekirse, karnelerimiz beklediğimizden daha fazla zayıfla çıkıp gelmişti. Erkin, hemen üzül-mememizi, Hasan'ın bu işi çözebileceğini, söyledi. Okul çıkışında bizleri alıp Orta- köy'deki çay bahçesine götürdü. Bir masaya oturduk. Hasan cebinden küçük bir şişe çıkardı. Kapağını açtı. Önce kendi karnesinden başlayarak, içindeki sıvıyı suluboya fırçasıyla kırık notların üzerine sürdü. Bu sihirli suyla bütün kırık notlar bir anda silinmişti.
Hepimiz, neredeyse mutluluktan uçacaktık. Hasan, daha sonra hepi-mizin karnesindeki kırık notları sırayla sildi. Sonra da pamukla onları güzelce kuruttu. İşi garantiye almak için, birkaç dakika daha bekledikten sonra, silinen notların yerine yenilerini yazmaya başladı. İlk başlarda yazılan notlar hiç de öyle değiştirilmiş gibi gözükmüyordu.
Ortada, adının çamaşır suyu olduğunu öğrendiğimiz bu sıvının, ekşi kokusundan başka hiçbir delil yoktu. Ama, çok geçmeden, yeni yazılan notların mürekkebi karnenin üzerine dağılmaya başlayınca, bütün foyamız ortaya çıkmıştı. Şaşkına dönmüştük. Suçlarımız ikilenmişti. Hem kırık karne getirmiş, hem de sahtekârlık yapıp evdekileri kandır-maya kalkmıştık. Sonunda, işi daha fazla çıkmaza sokmamak için, gerçeği babalarımıza anlatmaya karar verdik. Gerçekten de her şeyi doğru doğru anlattık.
Hiç unutmam!.. Karnelerimizdeki kırık notlarımız yüzünden eleştirilmiş, ama gerçeği söylediğimiz için de takdir edilmiştik. Babam, "Aferin oğlum! Karnende kırık notların olması o kadar önemli değil. Çalışır, düzeltirsin. Ama ne yaparsan yap, hiçbir zaman yalan söyleme ve bizden bir şey saklama!" dedi. O günden sonra ailemden ne kırık notlarımı, ne de sorunlarımı hiç saklamadım.
* * *
Bir arkadaşımın iki çocuğu var. Büyüğü kız, küçüğü erkek. Abla beşinci sınıfta. Küçük ise ilköğretime bu yıl başladı. Ama biraz yaramaz. Ele avuca sığmaz, inanılmaz biri. Tabii ablanın karnesinde bütün dersler pekiyi. Küçüğün ise tam üç tane ortası var. Takılmak için, "Mus-tafa, ablanın karnesi pekiyi doluymuş, getir, bir de seninkini görelim. Bakalım ne var ne yok!" dedim. Ne dese beğenir-siniz? "Benim de hepsi pek-orta!.."
* * *
İki fıkra
Elif çalışkan bir çocuk. Geçen yıl takdir getirmiş. Nedense bu yıl, iki tane kırığı varmış. Tabii, annesi buna çok üzülmüş. "Kızım, geçen yıl takdir getirdin diye sevinmiş, bütün komşularımızın, arkadaşlarının an- nelerinin yanında göğsümü gere gere, 'Kızım takdir getirdi!' diyerek sevinç içinde dolaşmıştım. Şimdi söyler misin, ben ne diyeceğim bu insanlara?" demiş. Bunun üzerine Elif, annesine hemen şu yanıtı vermiş: "Anneciğim, hep sen sevinecek değilsin ya!.. Bırak bu yıl da arkadaşlarımın anneleri sevinsinler!.."
* * *
Öğretmen karnesini almaya gelmeyen öğrencinin evine telefon etmiş: "Ateş bugün okula gelmedi. Merak ettim de, onun için arıyorum!"
Karşısındaki ses Ateş'in hasta olduğunu söylemiş. Öğretmen, "Çok üzüldüm. Demek ki okula gelemeyecek! Peki ben kiminle görüştüm acaba?" diye sorunca, "Babamla!" yanıtını almış.



PAZAR
"10 milyon dolar harcadık, bir 10 milyon daha giderdi"
"Kızımız benim gibi sabırlı, Demet kadar güzel olsun"
"Önce yemek gelir; ambiyans ya da müşteri kitlesi değil"
Mutlaka dinlemeniz gerekiyor...
"Mozart da çalarız Japon müziği de"
Paçavradan kürke...
Zoraki İstanbul tatili
Reklamcılar gazetecilerle buluşuyor
Haldun Dormen'e saygı gecesi
Küreselleşme tartışılacak
Laura Padgett'ın sergisi Odakule'de
Kortlardan iki başarı öyküsü
Kova yeniayı neler getiriyor?
En iyi kır lokantası
Hattat hocanın ölümü
Limon yemek zayıflatır mı?
Uyumuyordum, çalışıyordum
Karne öyküleri
Konyak zamanı





Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet