|
 |
|
|
ABD'de büyüme yavaşlıyor
ABD Ticaret Bakanlığının Ekonomik Analizler Bürosu (BEA) geçen yılın dördüncü çeyreğindeki büyüme oranlarını cuma günü açıkladı. ABD gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) yılın son üç aylık döneminde yüzde 1,1 büyüdüğü tahmin ediliyor. Bu rakamlar çok geçici ve 28 Şubat'ta daha kesin sonuçlar alınacak. Ancak açıklanan rakam büyümenin 2002'nin son çeyreğinden bu yana en düşük seviyeye gerilediğini gösteriyor. Üç aylık büyüme hızı 2003 birinci çeyreğinden bu yana ilk kez üçün altına iniyor.
Büyüme hızındaki düşüşün nedenlerine baktığımızda, hane halkının tüketim harcamaları önemli ölçüde yavaşlamış. Özellikle, bir önceki döneme göre, araba talebindeki yüzde 17,5 gerileme bunda belirleyici olmuş. Bu durum, ABD'de ev fiyatlarındaki artışın yavaşlaması ile, insanların tüketimlerini kısmaya ve tasarruflarını artırmaya başladıklarının bir öncü göstergesi olabilir.
Savunma giderleri geriledi
Devletin harcamaları ise bir önceki döneme göre önemli ölçüde düşmüş. Ancak buna neden olan savunma giderlerindeki yüzde 13,1 gerileme, analistlerin bir kısmı tarafından, Irak'taki durumda radikal bir değişiklik olmadığı ileri sürülerek, geçici bulunuyor.
Bu iki kalem ve ithalat artışının büyümeyi kısıtlayıcı etkisini bir ölçüde yatırımlardaki dikkat çekici artış telafi etmiş. Ancak yatırımlar içinde stok artışlarının büyümeye katkısı 1,45 gibi olağanüstü yüksek bir seviyede iken sabit sermaye yatırımlarının katkısı 0,51 puanda kalmış. Talep yavaşlarken stoklardaki artış sürmez. Dolayısıyla tüketimdeki yavaşlamanın, sabit sermaye yatırımlarındaki artışla dengelenememesi ABD büyümesinin önümüzdeki dönemde hızlı bir şekilde düşmesi ile ilgili endişeleri artırıyor.
Bu gelişme dünya ekonomisi ve özellikle yükselen piyasalar açısından ne anlama geliyor? İlk bakışta bu FED'in daraltıcı para politikasının sınırına geldiğini ve faiz artışlarına beklenenden önce ara verebileceğini akla getiriyor. Küresel likidite açısından bu iyi bir haber olabilir. Yükselen piyasalara akan fonlardaki beklenen gerileme azalır. Bu ise ani duruş riskini azaltacaktır. Dolayısıyla bizim gibi borçlanarak büyüyen ekonomiler için bu olumlu bir gelişme olarak görülebilir.
Sert iniş senaryosu
Ancak diğer taraftan ABD'de beklenenden hızlı bir daralmanın, ABD menkul kıymetlerine yabancı ilgisini yavaşlatması, cari açığın finansmanını zorlaştırması, buna bağlı olarak ortaya çıkan doların hızlı değer kaybının diğer ülkelerde yaratacağı rekabet baskısıyla diğer ülkelerde büyümeyi hızla daraltması zayıf da olsa bir olasılık. Bu sert iniş senaryosu, küresel büyümede hızlı bir yavaşlamaya yol açarak dış borcu yüksek olan ekonomilerle ilgili risk algılamasını artırabilir olumlu gidişi tersine çevirebilir.
Türkiye'de ekonomik göstergeler son yıllarda giderek artan oranda iç dinamiklerden çok uluslararası piyasalardaki gelişmelere göre belirleniyor. Bu nedenle dışarıdaki gelişmeleri çok yakından izlemek gerekiyor.
Uluslararası piyasalarda yaşanan olumlu havanın içerideki etkilerine seyirci kaldık. Şimdi bu piyasalarla ilgili göstergeler giderek bulanıklaşıyor. Olumlu havanın gizlediği, yapısal reformlardaki gecikmelerin ekonomide yarattığı kırılganlıkları görme ve hızla harekete geçmenin tam zamanıdır.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|