|
Doğalgazın çetelesi
BİR lafın sonunu sağlama bağlamak, garanti vermek için bir deyim vardır.
"Vallahi ben falanın yalancısıyım!" der, geçerler.
Biz de şimdi, bu yazımızı "Biz Enerji Bakanı Hilmi Güler'in yalancısıyız!" diye bitireceğiz; Sayın Bakan yalan söylemeyeceğine göre...
***
BU kış, bu kar, bu fırtına "bağımsızlığın" ne kadar önemli olduğunu bir daha gösterdi.
İran ve Rusya, doğalgazı biraz kısınca, Cezayir'den gelen tanker de fırtınadan Çanakkale'ye sığınınca bir telaşa kapıldık; "Eyvah, soğuktan donacağız!" diye...
Oysa doğalgaz sadece ısıtmaya yaramıyor ki, elektrik de doğalgazla üretiliyor, sanayi de doğalgazla çalışıyor.
***
İŞTE "Allah belasını versin bu bağımsızlığın!" diyenler acaba şimdi belayı anlayabildiler mi?
Yani İran'a, Rusya'ya, Cezayir'e bağlanmasaydık, bizim doğalgazımız olacak mıydı?
Olmazdı ama, en azından doğalgazı depolayabilirdik, saklayabilirdik, uzun süre, yalvar yakar olmadan parasıyla satın aldığımız gazı kullanırdık.
Peki, Türkiye'de yeteri kadar doğalgaz yok mu?
Bilmiyoruz, doğalgazı saklayacak depo bile yapamayanlar, doğalgazı arayabilirler mi?
***
İŞİN daha garibi, hatta hazini, Enerji Bakanı Hilmi Güler'in söylediklerinde...
Eğer yanlış anlamadıysak, televizyonda, eski hükümetleri hedef göstererek şöyle diyordu:
"Doğalgaz anlaşmalarında, Türkiye, gaz alamazsa ceza ödeyecek, ama Türkiye'ye gaz vermeyenler ceza görmeyecek!"
Türkiye, gaz alacağı ülkelerle anlaşma yapıyor, sizden şu kadar sürede, şu kadar ton gaz alacağım, diyor, alamadı mı kes cezayı... Peki gaz verenler, gazı veremeseler, anlaşma gereği, Türkiye, onlardan ceza isteyebilecek mi?
Hayır!
Çünkü anlaşmada bu yok! Diyeceksiniz ki bu nasıl anlaşma, böyle tek taraflı anlaşma olur mu?
Enerji Bakanı orada, gidin sorun, yalansa biz Sayın Bakan'ın yalancısıyız, Bakan da yalan söylemeyeceğine göre...
***
BU neye benziyor biliyor musunuz?
Eskiden kahveciler müşterilerine çetele tutarmış, Ahmet Bey'e bir kahve, Recep Efendi'ye bir çay, Hüseyin Ağa'ya bir nargile gibi.. Ocakçı herkesin duvardaki hanesine tebeşirle çizik çizer, çetele tutarmış...
Bir gün, kahveci hesap çıkaracak, çırağa bağırıyor:
"Ahmet Bey kaç çay içmiş?"
"İçmemiş usta!"
"İçseydi, çek bir çizik!"
Sırada Mehmet Efendi'nin kahvesi:
"Kaç kahve içmiş?"
"İçmemiş usta!"
"İçseydi, çek bir çizik!"
"Hüseyin Ağa'nın nargilesi var mı?"
"Yok usta, içmemiş!"
"İçseydi, çek bir çizik!"
***
DOĞALGAZ da bu hesaba benzemiyor mu? Gazı ister kullan, ister kullanma, çek bir çizik!
ŞU anlaşmaları kimler imzalamış, Sayın Bakan açıklasa da, biz de onlara bir çizik çekebilsek!
Çekemeyiz ya!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|