Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Ocak 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Biz şaka kaldıran bir halkız...


Kanadalı bir radyocu Chirac'ı aramış, "Ben Kanada'nın yeni seçilen Başbakanı Stephen Harper'ım" demiş. Sonra da bir arkadaşının Kanada'nın yeni Fransa büyükelçisi olmasını istediğini söylemiş. Chirac ne yapsın, zokayı yutmuş, "Olur" demiş.
Geçen ay da bir İspanyol radyosu Bolivya'nın yeni devlet başkanı Morales'i işletmişti. İspanyol radyocu İspanya Başbakanı Zapatero'nun sesini taklit ederek Morales'i tebrik etmiş, bununla da yetinmeyip Bolivya'ya yardımı iki katına çıkaracağını söylemişti. Morales de bunu ciddiye alıp halkına müjdeyi verince, ortalık karıştı...
Komik mi? Birilerinin gülünç duruma düşmesini komik bulanlardansanız, ki ben kötü yürekli bir kimseyim... Komik!
Ama İngiliz milli takımının teknik direktörü Sven Goran Eriksson sadece gülünç duruma düşmedi, Dünya Kupası'nın ardından işini kaybedeceği açıklandı. Çünkü Arap şeyhi kılığına giren bir muhabirin şakasına kanmış, zengin şeyh bir futbol kulübü satın alacak sanmış, hatta bu kulübe alınacak ünlü futbolcuların karakteriyle ilgili yorumlar yapmıştı.
Daha iki yıl milli takımda kalacağı zannedilirken pazarlığa açık olması, demek ki biraz incitmiş federasyonu...
Eriksson'u bir kenara koyarsak eğer, şakanın en kötü yanı genellikle sonuçları değil de sizi "şaka yapılabilen biri" konumuna düşürmesi... Bu yüzden çoğunlukla gizli kameralarla falan "sokaktan geçenlere" şaka yapılır; devlet başkanlarına değil.
Devlet başkanları şakayı yemezler mi; bal gibi de yerler. İyi planlanmış bir şakayı herkes yer. Ama herkese şaka yapılmazdı eskiden.
Bir süredir Türkiye'de de gazeteciler yakın oldukları magazin ünlülerine şaka yapıyorlar. Pek zekice şeyler değil ama onlar da şaka nihayetinde. Fakat henüz sıra politikacılara gelmedi. Hâlâ onlar bize şaka yapıyor. Biz şaka kaldıran bir halkız.
***
Ağca'nın yanlış hesapla hapisten çıkıp sekiz gün sonra tekrar hapse atılması, Pamuk'un yargılanma muamması, Şemdinli'de yaşananlar, dedikodu yapan bakanlar, Galataport ihalesi...
El sallayın, herhalde bir yerlerde gizli kamera var.

ters köşe
ABD'nin eski İstanbul Başkonsolosu David Arnett, Phuket Adası'ndaki terörist saldırıda ölen başkonsolosluk çalışanı Ezgi Gümüşoğlu'nun cenaze namazında saf tutmuştu.
Benzer bir acı onun başına gelince, kızı Heather Arnett iki hafta önce Almanya'daki evinde ölü bulununca Türk arkadaşları da Arnett'in acısını paylaşmak istedi. Ebru Sanver, Protestan Heather Arnett'in toprağa verilişinin 40'ıncı gününde evinde mevlit okutacak.
Başı açık kadın namaz kılabilir mi meselesi sündürülüyor ya şu sıralar; peki Hıristiyan bir erkek cenaze namazı kılabilir mi ya da bir Hıristiyan için mevlit okutulabilir mi? Buna da itiraz edilecek mi?

Anneanneme iş buldum, 11 trilyon kazanacak
Çoluk çocuk esrar paketleyen aileyi hatırlıyor musunuz? Show TV Haber'in görüntülediği evlerde "dolma sarar gibi" esrarlı sigara sarıyordu anneler ve babalar. Beş yaşlarında bir kız çocuğu da "Annem babam, 'Satsana, ekmek parası kazansana' diyor, ben de satıp kazanıyorum" diyordu.
Çünkü çocuklara ceza falan yok. Kapkaç da yapsalar, esrar da satsalar, suçüstü bile yakalansalar poliste ya da savcılıkta serbest bırakılıyorlar.
Çocuklara hapis cezası verilmesin tabii. Ama ceza vermemek demek, çocuğu onu çalıştıran ailesine, çetesine yine aynı haltı yesinler diye teslim etmek mi demek?
O zaman da işte nasılsa yakalansa da ceza verilmeyeceği, üstelik paşa paşa "işyerine" geri gönderileceği için çocukları kullanıyorlar bu pis işlerde.
Şimdi de Erbakan hapse girmesin diye yeni bir "düzenleme" yapılıyor:
"65 yaş üstündekiler 6 ay, 70 yaşın üstündekiler 1 yıl, 75 yaş üstündekiler 3 yıl, 80 yaşın üstündekiler 4 yıl evde hapis yatabilirler."
Biz de ne yapsak da anneannemi eğlesek diye düşünüyorduk.
Bulalım bir yolunu, internet üzerinden falan anneannem de 11 trilyon cukkalasın.
Nasılsa 90 küsur yaşında. Üstelik parayı geri ödemesi şart değil; ev hapsi olarak da kaç yıl verirlerse, oturur evde, çeker cezasını. Zaten evden pek çıkmıyor.
Çeteler hâlâ huzurevlerinden yaşlı toplamaya başlamamışlarsa bile, başlamak üzerelerdir herhalde.

tubaakyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kadın hareketi
DEVLET Bakanı Nimet Çubukçu'nun düzenlediği U...
Çetin ALTAN
Kâh çıkarım gökyüzüne...
Caddebostan Gazinosu'ndaki fıstık çamları; kı...
Yasemin CONGAR
Hamas ibreti, Hamas fırsatı
Hamas'ın seçim zaferi bir bakıma ibretlik; ba...
Can Dündar
1979 ajandası
Geçen hafta kar yolları kestiğinde evde kütü...
Semih İDİZ
Ankara'nın Türkmen özeleştirisi
Son yazımızda, 15 Aralık seçimlerinin Irak'a ...
Metin MÜNİR
Kredi kartlarında gürültü mü büyük, sorun mu?
Dünyanın her yerinde ekonomik büyüme alış ver...
Faik ÖZTRAK
ABD'de büyüme yavaşlıyor
ABD Ticaret Bakanlığının Ekonomik Analizler B...
Hasan PULUR
Doğalgazın çetelesi
BİR lafın sonunu sağlama bağlamak, garanti ve...
Tuba AKYOL
Biz şaka kaldıran bir halkız...
Kanadalı bir radyocu Chirac'ı aramış, "Ben Ka...
Yaman TÖRÜNER
IMF sağlık harcamalarının kısıtlanmasını istedi mi?
Maliye Bakanlığı, sosyal güvenlik kurumlarınc...
Osman ULAGAY
Türkiye, AB ve Asya'nın önemi
"Bu yıl Davos'ta ekonomideki başarıları neden...
Güngör URAS
Hakkâri'de kar kalınlığı 76 cm
Meteoroloji İstasyonu'ndan verilen bilgilere ...
Serpil YILMAZ
'Tuz Gölü gaz deposu sorunu çözüldü'
Türkiye'nin doğalgazda dışa bağımlılığı, öngö...

© 2006 Milliyet