Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Ocak 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kazanmayı fazla düşünmek

Pazar günü öğle saatleri. Gözlerim son 2 haftadır olduğu gibi sonuna kadar açılmış ekrana bakıyorum. Şaşkınlıkla. Avustralya Açık Tek Erkekler Finali'ne.
Marcos Baghdatis ilk seti 7-5 almış, ikinci sete 2-0 önde başlamış. 2 numara Roddick, 7 numara Ljubicic ve 4 numara Nalbandian'ı geçtiğine inanmak zaten çok zor. Ama bu, işte bu, olamaz. Bir kesime göre tenis tarihinin gelmiş geçmiş en iyisi 'Master' Federer'i, Roger 'Slam'i de mi eleyecek?
Lübnan asıllı, Irak isimli, Paris'te yetişmiş, Muratoğlu Akademisi'nde tenisçi olmuş, ama ne olursa olsun Kıbrıslı bu 20 yaşında çocuk Grand Slam mi kazanacak? Bir tenisçiden çok sol bek fiziğine sahip, 2. lig futbolcusu tavır ve mimikleriyle donanmış bu sakallı çocuk... Kortu futbol stadına çevirmiş taraftarlarıyla tarihin en büyük sürprizlerinden birini mi yapacak? 2 yıl önce yine Melbourne'de kazandığı dünya gençler şampiyonluğu neyse de, bu olabilir mi?
Eminim dünya çapında TV karşısında bu maçı izleyen hemen herkes de aynı düşüncelerde. Hisler ise karışık olmalı. İnsan doğası sürprizleri, sürpriz kahramanları sever. Ama Federer'i devirmesi bir başka kahramanlık öyküsünü yerle bir edecek. İsviçreli 24 yaşında. Kazanırsa bu 7. Grand Slam şampiyonluğu olacak ve 14 şampiyonluğu olan Sampras'ı geçme yolunda hızlanacak. Ve asıl önemlisi bugüne kadar kazanamadığı tek Grand Slam olan Roland Garros'ya, Avustralyalı Rod Laver'in rekorunu egale etmek üzere gidecek. Efsane'nin 69'da yaptığı 4 Grand Slam üst üste kazanma rekorunu. Yunanistan'ın önce futbol, sonra basketbolda Avrupa Şampiyonu olmasına alıştık da; ya bu? 500 bin nüfuslu, limanlarımızı açmadığımız, tanımadığımız bu ülke bir Grand Slam şampiyonu mu çıkaracak?

Sadece izledik
Evet, ilk seti almış ve ikinci sette 2-0 önde. Taraftar çoşmuş. Sonra birden her şey tersine dönüyor. Federer ezip geçiyor Bağdatlı'yı. Peki ama neden?
"Oyunumu oynuyordum ve her şey iyi gidiyordu. Sonra şampiyonluğu kazanmayı gereğinden fazla düşünmeye başladım. Strese kapıldım ve oyunumu oynamayı bıraktım. Hatalar başladı. Federer'e oyununu oynama şansı verdim. Sonra ondan korkmaya başladım. Agresif ve çok iyi oynadı.Bu da maça mal oldu" diyerek açıkladı Marcos her şeyi.
Baghdatis 2 hafta boyunca sporu biraz önemseyip seven Türkleri derin kederlere itti. 70 milyondan çıkartamadığımızı, çıkartmayı düşünmediğimizi, 500 bin nüfuslu, bize her alanda engel çıkaran küçücük bir ülke çıkartmıştı çünkü. Basketbol dışında dünyadan koptuğumuz, uluslararası tek beklentimizin FIFA'dan gelecek düşük bir ceza olduğu bir yılda, 20 yaşında bir Güney Kıbrıslı zirveye yürüyordu. Ve neyse ki belki de ne yazık ki - bu topraklara özgü bir ruhla kaybetti kendisinin anlattığı gibi.
- Bu durumun üzerine yapacak çok yorum söyleyecek çok laf var ama en iyi anlatınını lafı uzatmadan söyleyelim- Biz ise seyrediyorduk. Her zaman olduğu gibi.

Uygarlığın kutlanması

Bu başlık bir olimpiyat sloganı. Celebrate Humanity - Uygarlığı kutlayın. İnsanlığı, insanı ve onun oluşturduklarını kutlamaktır bu spor festivali. Kazanmaktan öte anlamı budur. Mücadele, çaba, saygı. Avustralya Açık'ın erkekler finalinin ödül seromonisi de böyle bir şeydi işte: Güney Kıbrıslı Baghdatis rakibine, onu destekleyenlere teşekkür etti. On binleri güldürdü sonra. Kendi seyircilerine 'Sessizlik lütfen' diyerek. 'İsviçreli' Federer, Avustralyalı efsane Rod Laver'den aldı ödülünü ve ağladı, konuşamadı. Bu ödülü ona veren efsanenin rekorunu egale etmek için bir adım daha atmıştı "Söyleyecek bir şey bulamıyorum. Bu ödülün benim için anlamını bilemezsiniz" diyebildi ve gözleri yaşlı Laver'e sarıldı. Ve kendi efsanelerinin rekorunu belki de kırmaya giden bu 'İsviçreli'yi binlerce Avustralyalı ayakta alkışladı. Pazar günü dünyanın 'dibinin altında' uygarlık kutlandı beyler.

Totti mi?

Real istedi gitmedi. Milan hayır, Juve asla. Manchester olmaz. Totti'yi almak bir oyuncuyu almaktan öte bir şey. O kimseye yar olmayan bir cevhere sahip olmanın şehvetini uyandırıyor herkes de. Herkes derken genellemiyorum. Onu istemeyebilecek bir tek teknik direktör geliyor aklıma. O da Morinho. Bir kusur bulmuştur diye düşünüyorum. O da Crespo gibi saçlarıyla çok ilgileniyor mesela. Ve bu sebep geçen yıl Milan'a gönderilme sebebiydi. Mecazi bir anlatım da olsa Portekizli futbolundan çok saçlarıyla ilgileniyor diyerek yollamıştı onu. Totti için Real'in gözden çıkardığı para bugüne kadar hiçbir futbolcuya verilmedi. Şimdi bizden Totti'yi, Fenerbahçe'nin alabileceğine inanmamızı mı bekliyorsunuz? Yapmayın, yazmayın!

Kolay değil komik

Rakibe saygı başka bir şey. Küçümsemiyorum. Değer veriyorum. Ama... Seri başı Yunanistan 2. kasede olan Türkiye'den FIFA sıralamasında 5 sıra aşağıda. 3. kasedeki Norveç 10 yıl önce 2. sırada olduğu sıralamada bugün 37'inci. Bosna 64, Macaristan 70. sırada. Moldova 110, Malta 119'uncu sırada. Neredeyse her grubun en zayıf takımı bir araya gelmiş. Öyle ki hazırlık maçı yapacak denk takım bulmak için Avrupa dışına çıkmak gerekecek. Bu grup kolay değil neredeyse komiktir. Ve bir turnuvaya bundan daha kolay bir şekilde ancak ev sahibi olarak katılabiliriz.

Tugay milli takıma

Bu milli takımın bir lidere ihtiyacı var. Hem oyun, hem zeka, hem görgü açısından. Bir büyük tecrübe gerek. Dünyanın en tempolu liginde kaptan olarak sahaya çıkabilen taraftarın en çok güvendiği oyuncu misal. Premiership'i Manchester, Arsenal ve Chelsea dışında kazanabilmiş tek takımda oynayan bir büyük usta. Tugay bu milli takımda olmalı. Muhtaç olunan tecrübe hâlâ mevkinde alternatifsiz olan Tugay'dır.

mdemirkol@milliyet.com.tr




SPOR
Ya paranı ya canını
Anelka'dan tekzip
Şahin rövanş peşinde
Kartal'a yeni sambacı
Heinz mecburen Aslan!
Neemelo gönderildi
Terim tamam, ama...
Hidolu Orlando teslim oldu
'Hepimiz Fowler'ın evinde yaşıyoruz'
Rijk-aard: 'Zengin adam'
Baghdatis: Korkuma yenildim
Bu Güneş tutulmaz!
Maç doksan dakika değil!
Rodman klasiği!
Böyle skor görülmedi: 213-0
Gine şov yaptı: 3-0
Haber turu...
Kazanmayı fazla düşünmek
Futbolla medeni olunmuyor
Kelebekler Vadisi
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Kazanmayı fazla düşünmek
Pazar günü öğle saatleri. Gözlerim son 2 haft...
Ercan GÜVEN
Futbolla medeni olunmuyor
Fatih Tekke ve Gökdeniz Karadeniz'e "gıyaben"...
Nilay YILMAZ
Kelebekler Vadisi
Poyrazla karışık lodos tadındaki cevval ligim...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet