|
 |
|
|
İzmir'e şehir tiyatrosu önerisi
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
Yapacak hiçbir şey kalmaz kimi zaman. Elinizden birşey gelmez. Tek yaptığınız durup seyretmektir çevrede olanları. Eğer olanağınız varsa arada sırada birkaç cümle eklersiniz ortada dönüp duran kelimelere. Ama asıl söz sahibi değilseniz kimse sizin söylediklerinizi hiçbir yere takmaz!
Ne acı!
İlacı bulunmayan bu dertten İzmir'de öyle çok var ki...
Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ, il ve ilçe yöneticileri, belediye ve il genel meclis üyelerinin yanı sıra partililerin de katıldığı basına kapalı toplantıda, kendisine yöneltilen eleştirileri yanıtlamıştı. Bu eleştirilerden biri de kültür ve sanata belediyenin verdiği önemle ilgiliydi. Başkan Tunçağ, bu politikalarını sürdüreceklerini söyledi. Demokrat İzmir'de bu sözü söylemek büyük cesaret istiyor. Her nedense İzmir'de kültür sanat işleri hep biryerlerden çelme yiyor (!) Olana da zaten sahip çıkılmıyor. İzmir'de kültür sanat faaliyetlerini uzun yıllardır nitelikli bir biçimde gerçekleştiren tek belediye kurumu olarak Konak Belediyesi Kültür Müdürlüğü'nü örnek gösterebiliriz. Konak Belediyesi, Kültür Müdürlüğü bünyesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bile yapamadığı birçok projeyi gerçekleştiriyor.
11-14 Şubat tarihleri arasında 5'incisi gerçekleştirilecek Öykü, Şiir ve Film Günleri'ni, Gültepe, Güzelyalı, Eşrefpaşa, Alsancak'ta devam eden ve kentin sırtları ile merkezinde denge sağlamayı amaçlayan kursları ve opera binasının ışıklandırılmasını birkaç örnek olarak sayabiliriz. İş yapmayıp sadece söz üretenler Konak Belediyesi'ni eleştireceklerine takdir etmeli. İzmir'de kaç bar, disko, eğlence yeri var? Ben sayamadım. Elbette sayısı çok olacak... Ama bırakın da kültür merkezlerinin sayısı, en azından iki elin parmakları kadar olsun...
Sahnedeki Başkan
Tüm bunların üzerine Başkan Tunçağ, 31 Ocak'ta bir de sahneye çıkmaz mı? "Eyvah!" dedim, "Kimbilir şimdi neler söyleyecekler?" Tunçağ, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından desteklenen, "Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı için Tiyatro ile Etkileşimli Eğitim" çalışmaları çerçevesinde sahnelenen, Alper Akdeniz'in yazıp yönettiği "Sakıncalı Haller" adlı oyunda, aidsli bir çocuğun babası rolünde seyirci karşısına çıktı. Ve büyük alkış aldı.
Sahnedeki başkanı, onu eleştirenlerin de alkışlamasını diliyorum. Ve onlara Manisa Belediyesi'ndeki bir projeyi hatırlatmak istiyorum. Ki bu proje Ahmet Piriştina döneminde de düşünülmüş ancak Piriştina o zamanlar belediyeye maddi yük olacak düşüncesiyle projeden vazgeçmişti. Bu proje, İzmir Şehir Tiyatroları'nın kurulmasıyla ilgiliydi. Katedilen tüm yol, yarıda bırakılmıştı. Şimdi Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar'a kulak verelim:
"Ankara'ya yaptığımız ziyarette Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Manisa Şehir Tiyatrosu'nun yapımı için gerekli talimatı verdi. Projenin hazırlanmasının ardından işe başlanacağını belirtti."
Ben bu öneriyi 1999'da da yapmıştım... Şimdi yine gündeme getiriyorum. Neden İzmir'in bir şehir tiyatrosu olmuyor? Büyükşehir düşünmüyorsa Konak Belediyesi düşünebilir. Hem de böyle tiyatroya yakın bir başkanı varken. Olmazsa ne yapalım; biz de arada sırada Manisa'ya gider orada tiyatro izleriz. Türkiye'de çapında oyuncu, dramatik yazar, sahne tasarımcısı olabilen Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri de mezun olunca uzak kentlere gideceklerine Manisa Şehir Tiyatrosu'nun yolunu tutarlar.
Eğer hala İzmir'in şehir tiyatrosu olmasın diye düşünüyorsanız tabii...
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|