Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Şubat 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Istakozun 'lüks' imajını yıkacak

Bir yıldır Amerika'dan Türkiye'ye ıstakoz ithal eden Sema Çelebi, "Istakoz, ülkemizde nadir bulunan, pahalı bir yiyecek haline gelmişti. İnsanlar daha düşük fiyata ıstakoz yesin diye bu işe girdim" diyor

İlknur Gülmez

Sosyetenin ünlü isimlerinden Sema Çelebi, bir yıldan bu yana Amerika'dan ithal edip Türkiye pazarına sunduğu ıstakozun sadece üst gelir grubuna ait insanlar tarafından tüketilebilecek lüks bir yiyecek olmadığını iddia etti.
Oğlu Ali Çelebi'yle birlikte kurduğu "Lobster Plus" adlı şirket adına her ay 1000 ile 1500 kilogram arasında ıstakoz ithali yaptıklarını söyleyen Çelebi, "Istakoz, Türkiye'de çok nadir bulunan ve pahalı bir yiyecek haline gelmişti. İnsanların daha düşük fiyata ıstakoz yiyebilmeleri için bu işe girdim" dedi. Çelebi, müşterileri arasında ünlü işadamları ve gazetecilerin de bulunduğunu vurguladı.
Maine Körfezi'nden ithal ettiği ıstakozları, ödediği yüzde 55 oranındaki vergiye rağmen kilosu 60 ile 80 YTL arasından sattığını anlatan Çelebi, şunları söyledi:
"Türkiye'de ıstakozu yiyen ve bilen bir kesim var. Bizim amacımız, yeni insanlara ıstakozu tanıtmak ve sevdirmekti. Yurtdışında okumuş ve orada ıstakozun lezzetini edinmiş genç kuşak eve sipariş veriyor. Onun dışında ıstakozu bilen ancak tadını bilmeyenler de sayemizde sevmiş oldu. Istakozun lüks olarak düşünülmemesini istiyorum. Şu anda bile ıstakoz kalkandan ve bazı balıklardan çok daha ucuza satılıyor. Istakoz maddi olarak öcü değildir. Balık, süt, tavuk alabilen herkesin rahatlıkla evine girebilecek bir gıda maddesidir."

'Çığlık atmıyor, gıcırtı çıkarıyor'

Istakoz hakkında "pişerken çığlık atıyor" diye bir rivayet olduğunu, müşterilerinin o sesi duymamak için ıstakozu evinde pişirmek istemediğini anlatan Çelebi, "Aslında o çığlık değil, ısı farkından dolayı kaslarının yaptığı gıcırtı. Yanma, acı, üşüme duyguları yok. Sıcak suya, soğuk suya girdiklerinde hissetmezler. Hatta öldüklerini bile hissetmezler" dedi. Istakozun her yıl kabuk değiştirdiğini, 1.5 kilogramlık bir ıstakozun bu ağırlığına 15 yılda ulaştığını belirten Çelebi, en ağır ıstakozun 5-6 kilogram olduğunu anlattı.




MAGAZİN
Istakozun 'lüks' imajını yıkacak
'ABD aleyhtarlığı filmle perçinlendi'
Çin'in aranan mankeni Bengü
Galada davetli izdihamı
Düzağaç Yeni Melek'te
Şamdan'da Şehnaz Tuna devri







ŞENAY DÜDEK

© 2006 Milliyet