Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Büyük tutkuların minyatür mekanı

Zuhal-Önder Focan çiftinin işlettiği caz kulübü Nardis'e adım atar atmaz kendinizi başka bir dünyanın zenginliği içinde buluyorsunuz

MURAT BEŞER

Nardis'e ayak bastığımda, o akşam sahneye çıkacak olan Lloyd Chisholm Band üyeleri soundcheck yapmaktaydı. Tamam, üzerlerinde çizgili pijamaları yoktu ama kendilerini evlerinde hissedercesine rahat ve mutluydular.
Ses ayarları tamamlandıktan sonra, Amerikalı trompetçinin arkasındaki üçlü, çocuklar gibi sevinerek bağırdı: "Her şey böyle kalsın yarına kadar." Çünkü bir sonraki akşam da aynı üçlü Lloyd'u diskalifiye ederek New Kids On The Bop adıyla sahne alacaktı.
Bu müzisyenlerin şen şakrak, birbirlerine aileden muamele eden dostane ruh halleri, Nardis için sıkça rastlanan bir tablo. Çünkü gerek onlar gerek dinleyiciler burada kendilerini yabancılaşmış ve profesyonelleştirilmiş bir iş ilişkisi içinde hissetmiyorlar.
Şaşaalı karşılamalar, güvenlik görevlileri, dar koridorlar, geçiş için sofalar, ön referanslar falan da yok Nardis'te; içeri adım atar atmaz Ali Baba'nın Kırk Haramilerin hazinesini keşfettiği an misali, doğrudan bir başka dünyanın zenginliği içinde buluyorsunuz kendinizi.
Müzisyenlerle burun buruna kalacağınız minik salon hemen sarıp sarmalıyor sizi; klasik tuğla duvarlar, loş aydınlatma, yerden iki karış yüksekte olan sahne, ahşap iskemleli masalar ve küçük balkon hoş geldiniz diyor hep bir ağızdan.

Ortak bir tutkuyu paylaşıyorlar
Her ne kadar masaların üzerinde dikkat çeken "canlı performanslar sırasında sessiz olduğunuz için teşekkür ederiz" uyarısı, bar adabına uygun olmayan; daha ziyade ortamı klasik müzik salonuna çeviren bir şey olsa da, müdavimler bunun neden yazıldığının bilgisini haiz.
Caz dinlemek için münasip; sohbet için uygunsuz bir mekan olduğunu biliyorlar Nardis'in. Ortak bir tutku için yan yana gelen insanların mekanı burası; o tutku da tabii ki caz müziğine gönül vermiş olmak.
Cömert davranmasını ve nasıl oturup kalkacağını bilmekle birlikte, ne alıp ne vereceğini sorgulamaktan da hoşlanan, seviyeli ve bilinçli bir görüntü çiziyor Nardisli caz dinleyicisi.
Tarihi Galata Kulesi'nin sokağında, sıralı eski Ceneviz duvarları arasına sıkışmış, minik bir yapı Nardis. Mekanın mimari dokusu bozulmadan dekore edilmiş olması, sıcaklığını artırıyor.
Balkonu dahil 120 kişi kapasiteli; bu günümüz koşullarında bir caz kulübü için avantaj mı, dezavantaj mı tartışılır ama bilakis, küçüklüğü avantaja dönüştürülmüş, her bir metrekaresi zekice değerlendirilmiş Nardis'in. İmkânlarını maksimumda kullanmaya çalışan bir mimarın elinden çıkmış. Sevgiyle özgün bir atmosfer yaratılmış.
Memleketin gönlünü caza kaptırmış müzisyenlerini, onların sadık izleyicilerini buluşturan bu mekan, bir caz müzisyeni olan gitarcı Önder Focan ve Jazz dergisi yayın yönetmeni olan eşi Zuhal Focan tarafından açıldığı günden bu yana, yani dört yıldır işletilmekte. Bunun böylesi meşakkatli bir iş için oldukça uzun bir süre olduğunu da belirtmeli.
İstanbul'da bir benzeri yok Nardis'in. Avantajları ve dezavantajlarıyla ama çoğunlukla da dezavantajı avantaja dönüştürmeyi bilmiş anlayışı ile minyon suratlı küçük güzel kız sıfatını hak ediyor Nardis. Galata Kulesi'nin eteklerinde Miles Davis'in seda bulduğu yer, gerçek bir minyatür zevkler evi.


Zuhal-Önder Focan: "In olan out olur"


Müdavimlerin hoşnutluklarını dile getirdiği başlıca konular neler?
Memnuniyetleri önemli. Sadece bu nedenle burayı "in" yapmak gibi gayelerden uzak duruyoruz. Çünkü "in" olan "out" olur. Müdavimlerimiz öncelikle iyi hazırlanmış ve iyi çalışılmış orijinal projelerden hoşlanıyor. Bunu fark eden müzisyenlerimiz Nardis'e özel projeler geliştirdi. Quartet Muartet, Passiflora, Funkbone, Özge Pınar Band (Sings The Beatles Songbook) gibi.

Aylık program hangi dengeler üzerine kurulu?
Genel olarak mainstream caz var burada ama yelpazeyi geniş tutmaya çalışıyoruz. Ayda bir sponsorlu yabancı konserimiz var. Bunun dışında pazartesi caza komşu müzisyenlere yer veriyoruz. Modern, fusion, vokal caz gibi renkler de yer alıyor programda.

Nardis yolunun neresine geldi?
Vazgeçilmez bir caz sahnesi olmayı hedefleyerek açtık burayı. Gerçek bir kulüp havasını teneffüs ettirmeyi hedefledik. Bizimkilerin yabancılarla aynı sahneyi paylaşmalarını da önemsedik. Bu konuda epey yol kat ettik ama halen çok yolumuz var.

Nardis sahnesinde konuk edeceği müzisyenleri seçme kriterleri nedir?
Müzisyenleri yan yana getiren projeler oluşturmaya ön ayak oluyoruz. Proje olunca, daha çok tercih ediliyor. Bazı isimlerin kendine has bir kitlesi var. Biz olmayanlara da şans tanıyoruz. Birilerinin onların önünü açması gerek. Kitlesi olanlara hafta sonunu, olmayanlara hafta içini veriyoruz.



PAZAR
Zuhal Olcay: "Ben ilişkide eğlenceli bir kadınımdır"
Tilbe Saran: "Benim için de en önemli şey şefkat"

"Bu kampanya aslanın tekrar kükremesi için"
"Ölümden sonraki yaşamım çok daha güzel oldu"
Artık umutsuz değil
Büyük tutkuların minyatür mekanı
En güzel gezi sanal gezi
Atina anılardan bir kefendir
Ortadoğu'da kim, ne istiyor?
Şimdiden yılın albümü mü?
Ultima esperanza
Saflara hoş geldin Polat!
Galileo'nun parmağı
Mikla
Kadınlar suçlanıyor
Osmanlıca ve Osmanlılık
"Kutunuzu açıyorum"
Julius Caesar Takvimi
Rakıcılar bölünecek!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet