Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İnadım inat, burnum iki kanat...


İncili Çavuş ile Nasreddin Hoca konuşuyorlardı. İncili Çavuş: - Hoca, diyordu; Tanzanya'nın başkenti Dar-es-Selam'ın "Yoksullar pazarı"nda, özel bir ağacı ustaca yonta yonka esprili fil, zürafa, upuzun boylu bir çift yerli genç kız ve delikanlı heykelleri yapıp, bunları turistlere bir "hatıra eşyası" olarak satan öyle sanatçılar var ki, insan şaşıp kalıyor. O Afrikalı heykelcilerle, Zanzibar'ın lüks otellerinde caz ve pop müziği söyleyen yerli ses sanatçılarını İstanbul'a davet etsek, kim bilir ne kadar ilgi çekerler buralarda da...
Nasreddin Hoca:
- Buna karşılık, biz de oralara bizim yap-sat'çıları gönderirdik, dedi.
- Ama Tanzanyalılar çok yoksul; yıkık dökük, teneke damlı barakalarda yaşamaya çalışıyorlar. Bizim yap-sat'çılar ne yapacaklar ki, orada?
Hoca:
- O kırık dökük barakaları satın alır, yerlerine 40 daireli apartmanlar dikerlerdi.
- Kimseye satamazlardı ki, yaptıkları daireleri...
Hoca güldü:
- Bizim İstanbul'a, bir ev sahibi olmak için, ülkenin en uzak köşelerinden kalkıp gelenler; hemen Tanzanya'ya akmaya başlardı ve Dar-es-Selam da şenlenir, bizim İstanbul'un trafiği de nihayet bir düzene girerdi.
İncili Çavuş:
- Hadi git işine Hoca, dedi; olacak şey mi senin söylediğin...
- Neden olmasın, "küreselleşme süreci" dedikleri, "yer" yuvarlağı üstünde bu tür dengelerin kurulmaya başlaması süreci...
İncili Çavuş:
- Hayal, dedi; hepsi hayal...
Nasreddin Hoca, sakalını sıvazladı:
-" İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar" dedi.
* * *
Başbakan Tayyip Bey'in, AB ile başlayan müzakerelerde son tutumunu özetlediği iddia edilen bir çocuk tekerlemesi:
- Uçtu uçtu ne uçtu?
- Kalem uçtu...
- Kalem uçmaz...
- Uçtu uçtu ne uçtu?
- Masa uçtu...
- Masa uçmaz...
- Uçtu uçtu AB ile başlayan müzakerelerin önce coşkusu uçtu, sonra temposu uçtu, sonra da amacı uçtu...
- Uçar, uçuyor, uçtu...
* * *
Bir çiçekçi dükkânı, çiçeklerle donanmış vitrinine şöyle bir pankart koymuş:
"Söyleyeceğinizi, bir buket çiçekle söyleyin".
Belediye başkanlarından birinin, bir çömezi gelmiş dükkâna:
- Bizim başkan, demiş; bügün halka hitap edecek. Konuşacağı kürsüye bir vazo çiçek koymak istiyoruz. Ancak vitrindeki pankartı gördüm. Onun için de gerçek yerine, plastik çiçekler rica ediyorum...
Satıcı:
- Neden plastik çiçek peki, demiş.
- Çünkü ne söyleyecekse, hepsini yalan söyleyecek...
* * *
Bürokratı, politikacısyla; Hazine'den geçinmeli takıma ait "mal varlıkları"nın açıklanması bekleniyor.
Bekri Mustafa'ya sormuşlar:
- Hadi diyelim ki, vatan-millet aşkıyla tutuştuklarını söyleyip duranların, mal varlıkları açıklandı. Bunların meşru yollardan sağlanıp sağlanmadığı nasıl anlaşılacak?
Bekri Mustafa, bir fırt çektikten sonra:
- Bir tek çare var, demiş.
- Nedir?
- Papatya falına bakmak. Bir papatya alıp yapraklarını tek tek koparmaya başlayacaksın:
-"Meşru...
-"Değil...
-"Meşru...
-"Değil...
Papatyanın son yaprağı "meşru" diye bitiyorsa, meşru; "değil" diye bitiyorsa "gayrı meşru" olduğu çıkacak ortaya...
* * *
Bir tirbuşonla, yüreğinde Çankaya hayalleri yatan bir siyasetçi arasında ne fark vardır?
Tirbuşonun, bir şişeye yaklaştıkça başlar başı dönmeye; siyasetçinin ise cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça...
* * *
Nâzım Hikmet'ten bir şiirle bitirelim yazıyı:
Bir cezaevinde tecritteki adamın mektupları

Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.

Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım.

c.altan@prizma.net.tr








Çetin ALTAN
İnadım inat, burnum iki kanat...
İncili Çavuş ile Nasreddin Hoca konuşuyorlard...
Melih AŞIK
Abi'nin haftalığı!
Benim için kara hem de kapkara bir haftayı ge...
Fikret BİLA
Baykal: 'Şener yanlış yerde doğru adam'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la Başbakan Yar...
Hasan CEMAL
İhtilal lazım!
Bir Galatasaraylı olarak neredeyse sevinmeyi ...
Güneri CIVAOĞLU
Münih / Kurtlar Vadisi
Türkiye seyircisi, "Kurtlar Vadisi Irak"ta ku...
Can Dündar
Saflara hoş geldin Polat!
Nihayet bizim de bir Rambo'muz oldu. Aynı on...
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul'da büyük deprem olacak mı, olmayacak mı?
Türkiye, 7 yıldır hop oturup hop kalkıyor. Ol...
Metin MÜNİR
Psıtt! Başbakan'ın Servetini Gerrrçekten Bilmek İstiyor musunuz?
Türkiye'de önemli bir mevkiye gelen bazı poli...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
15 MAYIS 1919, Yunanlılar İzmir'i işgal etmiş...
Derya SAZAK
Münih
Ünlü yönetmen Spielberg'in 1972 yılındaki Mün...
Meral TAMER
İran ve ABD, "olumsuzluk"ta buluştular!
Uluslararası kamuoyu araştırma şirketi GlobeS...
Tamer HEPER
Politikacılar yüzünden
Bugün yine kiralardan söz edeceğim. Hani bugü...
Osman ULAGAY
Kıskaçtaki Batı'nın savunma refleksi
Son haftalarda dünyanın gündemine düşen bazı ...
Güngör URAS
Gülriz Sururi "Ayşe"yi yaşatıyor
Ayşe Opereti, 1930'lu yıllarda sahnelenen "Cu...
Serpil YILMAZ
Bir ihtimal daha var: Türkmen gazı
Türkmenistan Devlet Başkanı Türkmenbaşı Sapar...

© 2006 Milliyet