Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Münih / Kurtlar Vadisi


Türkiye seyircisi, "Kurtlar Vadisi Irak"ta kurtlarla dans ediyor.
Milliyetçi damarı güçlü bir film.
Aynı hafta sinemalarda gene milliyetçi damarı güçlü "Münih" filmi de gösterilmekte.
Birincisi... "Türk subayların başlarına çuval geçiren Amerikalılara aynı eylemle cevap vermek" ekseni etrafında örülmüş.
İkincisi... "1972 Münih Olimpiyatları'nda 11 İsrailli sporcuyu rehin alan ve sonra öldüren gerilla ve beyin takımından 11 Filistinliyi öldürerek cevap vermeyi" eksen alan bir film. Birincisinde, "Karşı çuval hareketi derin devletle ilişkili başka âlemin ağır ağabeyleri..."
İkincisinde, "Münih katliamı faillerini ve planlayıcılarını öldürmekle görevlendirilen kişi ve emrindekiler gizli servis MOSSAD elemanı ama MOSSAD'la tüm ilişkileri kesiliyor. Ekip, meçhul ve kendi başlarına hareket eden sorumsuz ölüm makinesi haline getiriliyor."
Her iki filmde de devletlerin "kanıtlanamaz" destekleri var. Her iki filmde de, ulusların en büyük tepkisini alan birer olay işlenmiş.
Örneğin... Türkiye'de "subaylarımızın başlarına çuval geçirilmiş olması..." Türkiye toplum psikolojisinde bir travma yaratmıştır. Bunun karşılığının verilememiş olması nedeniyle duyulan öfke, ulusal onur sorunu haline gelmiştir.
İsrail'de ise her biri ulusal kahraman sayılan gençlerin idolü olan 11 günahsız sporcunun öldürülmeleri de mutlaka karşılık verilmesi gereken onur sorunuydu.
.........................
Steven Spielberg gibi bir yönetmenin "Münih" ile işlediği damarı, Kurtlar Vadisi Irak da bulmuş.
........................
Gelelim farklara...
Musevi cemaatinin önde gelenlerinden entelektüel bir dostum, "Münih" filmini izledikten sonra şu yorumu yapmıştı:
"Güzel... Tarihi bir olayı gerçekleriyle yansıtıyor. Hatta öldürülen 11 Filistinlinin bazılarının Münih katliamına katılmadıkları kuşkuları da doğru. Fakat... Sana bir şey sormak isterim. Ben belki taraflı bakıyor olabilirim ama İsrail'in bu eylemleri zaman zaman insani açıdan haksızmış gibi sorgulanırken filmde ölçü kaçmamış mı?"
İşte bu soru, Spielberg'in büyüklüğünü ortaya koyuyor. "Münih" filminde, ancak Spielberg gibi küresel film ustalarının yansıtabilecekleri ince ayar var.
Fakat... Zaman zaman Filistinlileri öldüren "İsrailli ölüm timinin" aile sahibi iyi adamları, zaman zaman "Acaba doğru olanı mı yapıyoruz?" diye kendilerini sorguluyor, aralarında tartışabiliyorlar. Ama gene de öldürüyorlar.
Böyle bir insani açı, siyasetlerin, devlet yanlışlarının, toplumsal önyargıların, tarihi düşmanlıklarla beslenen kan kültürlerinin sorgulandığı simgeler haline getiriyor öldürmeleri...
Ulusalcılık damarından giriyor ve felsefe derinliğine iniyor. Suret-i Hak'tan görünerek vuruyor film.
Buna karşılık, "Kurtlar Vadisi Irak"ta anlatım sadece "çuvala karşılık çuval ulusalcılık damarına girerek ve yüzeyde noktalanıyor."
Ve... "Çuvala karşı çuval" düzleminde bile ne yazık ki, yüreğimizde daha da acı tazeleniyor.
Çünkü... Çuval geçirenlere sadece sanal âlemde çuval geçirmekle olmuyor.
.........................
Birkaç değerlendirme daha...
Bu filme ilgi, önümüzdeki süreçte, MHP'nin ve DYP'nin oylarının yükseleceğinin işareti olabilir...
Ancak... Ulusalcı damardan girerek gişe hasılatı artabilir, oy artışları sağlanabilir ama bu topraklarda ulusalcılık etnik değil, Atatürk milliyetçiliği olmalıdır.
Hollywood'da olduğu gibi Türkiye'de de bu tür filmler elbette çevrilir. Michael Moore'un doğrudan Başkan Bush'u hedef alan Fahrenheit 9/11'i bile engelleyemeyen ABD'nin, Türkiye'de "Kurtlar Vadisi Irak filmiyle ABD düşmanlığı yapılıyor" diye yakınmasının tutarlılığı olamaz.
Ayrıca... Neredeyse unutulan vatan sevgisinin böylesine coşkuyla paylaşılması da güzel.
İnce ayarlar, felsefi derinlik, küresel insani değerlerle harmanlanmış olabilseydi, Türk'ün Türk'e propagandası eşiği aşılabilirdi.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
İnadım inat, burnum iki kanat...
İncili Çavuş ile Nasreddin Hoca konuşuyorlard...
Melih AŞIK
Abi'nin haftalığı!
Benim için kara hem de kapkara bir haftayı ge...
Fikret BİLA
Baykal: 'Şener yanlış yerde doğru adam'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la Başbakan Yar...
Hasan CEMAL
İhtilal lazım!
Bir Galatasaraylı olarak neredeyse sevinmeyi ...
Güneri CIVAOĞLU
Münih / Kurtlar Vadisi
Türkiye seyircisi, "Kurtlar Vadisi Irak"ta ku...
Can Dündar
Saflara hoş geldin Polat!
Nihayet bizim de bir Rambo'muz oldu. Aynı on...
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul'da büyük deprem olacak mı, olmayacak mı?
Türkiye, 7 yıldır hop oturup hop kalkıyor. Ol...
Metin MÜNİR
Psıtt! Başbakan'ın Servetini Gerrrçekten Bilmek İstiyor musunuz?
Türkiye'de önemli bir mevkiye gelen bazı poli...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
15 MAYIS 1919, Yunanlılar İzmir'i işgal etmiş...
Derya SAZAK
Münih
Ünlü yönetmen Spielberg'in 1972 yılındaki Mün...
Meral TAMER
İran ve ABD, "olumsuzluk"ta buluştular!
Uluslararası kamuoyu araştırma şirketi GlobeS...
Tamer HEPER
Politikacılar yüzünden
Bugün yine kiralardan söz edeceğim. Hani bugü...
Osman ULAGAY
Kıskaçtaki Batı'nın savunma refleksi
Son haftalarda dünyanın gündemine düşen bazı ...
Güngör URAS
Gülriz Sururi "Ayşe"yi yaşatıyor
Ayşe Opereti, 1930'lu yıllarda sahnelenen "Cu...
Serpil YILMAZ
Bir ihtimal daha var: Türkmen gazı
Türkmenistan Devlet Başkanı Türkmenbaşı Sapar...

© 2006 Milliyet