Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Şubat 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Galileo'nun parmağı

Zeki dizayndan DNA'ya, evrendeki simetriden matematiğin güvenilirliğine çok kısa bir yolculuk...

hkirkoglu@ekolay.net
Faks: (0216) 418 54 99


Peter Atkins'in Oxford University Press tarafından yayımlanan "Galileo'nun Parmağı" adlı kitabında günümüz biliminin 10 büyük düşüncesi detaylı biçimde inceleniyor. Dilerseniz, bu 10 temel ilkeye göz atalım.
Kitap doğadaki evrim kavramıyla açılıyor. Bu bölümde evrim ve yaratım arasındaki çatışmaya değinilirken, son zamanlarda oldukça tartışma yaratan "zeki dizayn" mı evrim mi tartışması içinde Atkins zeki dizaynın bilimsel bir görüş olmadığını, bilimin her zaman açıklamalar gerektirdiğini, evrim görüşünün eksikleri olarak ortaya konan test edilememe durumunu reddediyor. Yazar mikroevrimle küçük çaplı değişimleri, makroevrimle yeni hayat biçimlerinin ortaya çıkışını açıklıyor. Atkins kimi zaman ise evrimin her zaman daha fazla yarar sağlamayabileceğini savunuyor. Kitapta ikinci görüş biyolojiye ait ve Atkins DNA'yı ele alıyor. Her birimiz trilyonlarca parçadan oluşuyoruz ve bir parça kendi içinde bütünün bir kopyasını, yani DNA'yı taşıyor.
Bu aşamada sözü astrolojiye getirmemek imkansız. Zira tıpkı DNA gibi, hepimiz aynı göstergelerle ama birbirine benzemeyen astrolojik haritalara sahibiz. DNA'mız bizim fizik kapasitemizi, saç rengimizden hastalıklara eğilimlerimizi gösterirken, astrolojik haritamız sanki hayatımızın bir kodu ve zamana dayalı tüm açılımları içinde taşıyor, bir bakıma ruhumuzun organizasyonunu gösteriyor.
Kitabın üçüncü bölümünde evrendeki enerjinin korunumu ve termodinamik ele alınıyor. Atkins evrendeki enerjinin, kozmosta yer alan simetrinin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu, sadece uzayı değil, uzay-zaman bütününü ele almak gerektiğini anlatıyor. Dördüncü bölümde bilimin üzerine dayandığı diğer bir noktayı, entropi ilkesini ele alıyor. Entropi evrendeki tüm enerji/maddenin amaçsız biçimde düzensizliğe dönüştüğünü açıklıyor. Şahsen bu görüşün yeterli etkinlikte olmadığını düşünüyorum. Zira eğer enerji/madde amaçsız ve düzensiz bir duruma dönüşüyorsa, bu durumda, evrimin de temel dayanak noktalarından birisi zayıflıyor olabilir. Bize amaçsız gibi görünen bir eğilimin yeni düzenler yaratması beklenemez mi? Beşinci bölümde maddenin atom yapısı ele alınıyor. Maddenin indirgenebilir olduğu, elementler ve atom yapısı konu ediliyor.

Bilimin konuları
Evrendeki simetri altıncı bölümde karşımıza çıkıyor. Simetri bizi sınırlar, rehberlik eder ve aynı zamanda iteler. Çağımızda öne sürülen küçük iplikler teorisi (String teorisi) ve bu teorinin daha ince bir versiyonu olan M-teorilerinin bilimsel olamayabileceği ve bu alandaki bulguların henüz yeterli olmadığını ifade ediyor. Yedinci bölümde quanta adı verilen enerji paketlerinin hem partikül hem de bir dalga gibi hareket ettiği ele alınıyor. Kuantum teorisi ile klasik fiziğin sonuçları arasındaki farka işaret ediliyor. Kuantum fiziği olasılıklar dünyasında gerçekleşirken, klasik fiziğin determinist, kesin sonuçları arasındaki tartışma, mikro ve makro evren düzeylerini aynı kefede ele alamadığımızı gösteriyor. Kozmoloji, evrenbilim sekizinci bölümde, genişleyen bir evren modelini ortaya koyuyor. Astronom Hubble'ın da deneyleri ile ortaya koyduğu üzere, doppler etkisi yani astronomik ölçekteki hareket eden bir cismin ışığının dalga boyutundaki değişim, genişleyen bir evrende olduğumuzu gösteriyor. Atkins uzay-zaman kavramını bir diğer bölümde açıklıyor. Uzay-zaman madde tarafından bükülüyor. Albert Einstein şöyle söylüyor: Zaman ve uzay içinde yaşadığımız koşullar değil, kendisi aracılığıyla düşünebildiğimiz biçimlerdir. Bu çetrefil konu aynı zamanda şu anda fiziğin de sınır konularından birisi durumunda.
Kitabın son bölümünde ise mantığın sınırları ele alınıyor. Matematiğin felsefesinin ele alındığı bu bölüm, evrenin kendi içinde tutarlı davranıp davranmadığını ve matematikle bunun ele alınıp alınamayacağı üzerinde duruyor. Sayılara güvenebilir miyiz? Bu başlı başına ayrı bir muamma.
Kuşkusuz bu yazıda detaya girmeden, kitabın ana başlıkları üzerinden giderek günümüz biliminin üzerinde durduğu konulardan söz ettim.



PAZAR
Zuhal Olcay: "Ben ilişkide eğlenceli bir kadınımdır"
Tilbe Saran: "Benim için de en önemli şey şefkat"

"Bu kampanya aslanın tekrar kükremesi için"
"Ölümden sonraki yaşamım çok daha güzel oldu"
Artık umutsuz değil
Büyük tutkuların minyatür mekanı
En güzel gezi sanal gezi
Atina anılardan bir kefendir
Ortadoğu'da kim, ne istiyor?
Şimdiden yılın albümü mü?
Ultima esperanza
Saflara hoş geldin Polat!
Galileo'nun parmağı
Mikla
Kadınlar suçlanıyor
Osmanlıca ve Osmanlılık
"Kutunuzu açıyorum"
Julius Caesar Takvimi
Rakıcılar bölünecek!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet