|
Helal ile haram
Farkındasınız, değil mi?
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hiç çekingen değil.
Meşhur villalarını savunurken, "inşaat sırasında kaçak olmadığını, sonradan arazinin sit alanına alınmasıyla kaçak duruma düştüğünü" öne sürerek, "Benim bunda ne suçum var?" diyor.
Oysa kazın ayağı öyle değil.
Kemal Unakıtan gerçeği saptırıyor, doğruyu söylemiyor.
İşin doğrusunu soruşturmacı gazeteciliğiyle ödüller kazanan Nedim Şener'in "Fırsatlar Ülkesinde Bir KEMAL ABİ" (Güncel Yayıncılık, Mayıs 2005) kitabından özetleyelim. Görelim bakalım, bu villalar hangi marifetlerin eseriymiş.
Unakıtan, 16 Haziran 1997'de, yani Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, Beykoz Çavuşpaşa'da ormanlık alandaki biri 34, öbürü 17 dönüm olan toplam 51 bin metrekarelik araziyi zilyet (Sahibi kendisi olsun olmasın malı elinde tutan kimse, eldeci, TDK) senediyle üzerine geçiriyor. Halk arasında buna "Muhtar Tapusu" deniyor.
Unakıtan, 1998 yazında villa inşaatı için temel atar, ama ihbar üzerine, Beykoz Belediye Encümeni'nin 7 Ekim 1998 tarihli kararıyla inşaat mühürlenir.
Mühürler kaldırılarak inşaat devam eder.
Bir daha mühürlenir, yine devam eder, yine mühürlenir ve sonuçta, üçüncü kez yıkım kararı alınan villa tamamlanır.
"Villamı ben yıktırıyorum" efelenmesi de ayrı bir saptırma. Depremde hasar gören villayı yıktırması doğal. Yerine yenisini yaptırmasına da bu koşullarda engel yok. Çünkü Unakıtan bu işlerde şerbetli.
Unakıtan'ın geçmişinde müstesna bir iştahla gerçekleştirdiği başka şerbetli işler de var.
Hayali ihracat ve vergi kaçakçılığından yargılanırken, milletvekili seçilince dokunulmazlık zırhının arkasına geçip, şimdilik kurtuldu.
Bunları haber olarak yazan Nedim Şener'i dava etti ve kaybetti. Nedim de Unakıtan'ın marifetlerinin ilk bölümünü 373 sayfalık kitaba ancak sığdırabildi.
Vergi kaçakçılığından yargılanan Unakıtan, vergi barışı diyerek kendini de kapsayan aflar çıkardı.
Mısır ithali işinde oğlunun avantası da ayrı hikâye.
Nedim Şener'in kitabındaki temel soruyu, spordan sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'e ve dini siyasete alet etmeyen gerçek Müslümanlara sormak isteriz:
"Vergi kaçakçılığından yargılanan biri Maliye Bakanı olur mu?"
Bir şiir
Bu haftaki dizelerimiz, ölümünün 90. yılında saygıyla andığımız Tevfik Fikret'in ünlü "Han-ı Yağma"sından:
"Şu milletin ki muztarib, şu milletin ki muhtazır! / Fakat çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır. / Yiyin efendiler, yiyin; bu han-ı iştiha sizin; / Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin"
ngureli@milliyet.com.tr
|
|