|
Karikatüre yanıt, karikatürle...
Köşemde gördüğünüz karikatürler, bugün piyasaya çıkacak mizah dergisi Penguen'den, Erdil Yaşaroğlu imzalı. Derginin editörü karikatürist Bahadır Baruter'le, İslam dünyasını rencide eden karikatür olayı üzerine yaptığımız özel sohbet ise Baruter'in kelimeleriyle aşağıda:
"Dinlerarası savaşa doğru tırmanış var sanki. 3. Dünya Savaşı çıkacakmış gibi. Bugün olmasa bile yarın...
Karikatür gibi hayatı hafife alan bir sanat, meğer ne güçlü bir şeymiş. Bir yandan gurur verici, ama bu kadar alet olabildiğine göre ben gurur duyamıyorum. Çok üzücü.
Türkiye'de karikatüristin imajı açısından da, bizim bunca yıldır verdiğimiz özgürlük mücadelesini tersine çeviren bir gelişme. Bizim fikir özgürlüğü konusunda daha alacak kilometrelerce yolumuz varken ve Batı bunu bitirmiş gibi gözükürken, nasıl böylesine bir gaf yapabilir?
Batı'nın çok kaba aklı
Bu karikatürler, Batı'nın çok kaba aklına ait bir gaf. Yayınlanması ahmakça bir gaf. Uyarılara rağmen yayıncının "Biz pot kırdık" diye özür dilememesi gaf. Danimarka Başbakanı'nın "Özür dilememiz gerekmiyor," demesi ayrı bir gaf. Hepsini üstüste koyunca bilinçli ve kasıtlı olarak oluşturulan gaflar dizisi izlenimi doğuyor.
Bu, provakatif bir oyun. O karikatürlerde bir zekâ unsuru yok. Bir bakış açısı kazandırmıyor. Üstelik komik de değiller. Karikatürün doğasında neşeli çizgiler vardır, oysa bunlar bir neşeye de yol açmıyor, aksine acı veriyor.
Burada mizah dışı bir düşünceye, mizahın saf ve güler yüzlü havası alet ediliyor. Aslında çok akıllıca. Sanatın kendini kabul ettirmek için hoşgörüye ihtiyacı vardır, ama sanatın bu hoşgörüye sığınan yüceliği kötüye kullanılıyor.
Kim ilkel, kim medeni?
İslam toplumlarının ilkel gibi gözüken unsurları var ya... Bunu tahrik ederek, onları zayıf yerlerinden vurmak istiyorlar. Doğu toplumlarında maneviyatın önemini ve tabulara olan bağlılığını küçümsüyorlar. Batı toplumları gibi maddiyatın egemen olduğu toplumlarda, kolaylıkla küçümsenebilecek bu tür duygusallıkları taciz ederek, dünya kamuoyuna "Onlar ne kadar ilkel, biz ne kadar medeniyiz" mesajı vermek istiyorlar.
Bizim vahşi ve ilkel görünmemize yol açarken de, kendileri derhal fikir özgürlüğüne sığınıyorlar. Sınırsız özgürlükten yana, çok "yüksek" gibi duran bir duyguyla, Doğu'nun ilkel görünen duygusallıklarını aşağılama fırsatı oluşuyor! Korkunç bir şey.
Kim bilir neler olacak? Çünkü bu işi kaşıyanlar, karşılarında çok zayıf bir et parçası olduğunu, etin arkasında kemik olmadığını fark ettiler. Yardıkça arkasından çok daha fazla kan akacağını gördüler. Birkaç yıl sonra bundan dünya savaşı çıkar. Biri daha medeni gibi, diğeri ilkel...
Bu son olay karşısında biz bile kendimizi birazcık daha Müslüman hissettik."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|