Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Şubat 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Türkiye, farkını hemen göstermeli


Bu satırları yazdığım sırada, Trabzon'da katil zanlısının yakalandığı haberi gelmişti. Ne gerekçeleri biliniyor, ne de kimliği hakkında bilgi veriliyordu. Dolayısıyla, işin o yanı henüz belirsiz. Ancak, katil zanlısının kısa bir süre içinde yakalanması dahi hepimizi rahat ettirdi. Bir de, cinayetin karikatür krizi nedeniyle değil de, farklı gerekçelerle işlendiğini anlayabilirsek, çok daha rahatlayacağız.
Sonucu beklerken, hepimiz Türkiye'nin karikatür krizinde nasıl bir tutum alacağını izliyoruz.
Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın yaklaşımları net. Hem Karikatürleri yayınlayan batı medyasını, hem de bu medya ülkelerinin temsilcilerine saldıran İslam ülkelerini eleştiriyorlar.
Ancak, bu yeterli değil.
Olaylar öylesine genişliyor ki, sadece demeçlerle yetinmek imkansızlaşıyor.
Artık fiilen harekete geçmek, adımlar atmak gerekiyor.
Neler yapılabilir?
Eğer Trabzon cinayeti gerçekten karikatür krizi nedeniyle işlendiyse, İtalyan rahibin cenazesini Roma'ya götürmek için bir hükümet üyesi eşlik edebilir. Cuma günü Roma'daki törene bir başka bakan katılabilir. Başbakan, Trabzon'a gidip olayın geçtiği kilise görevlilerine başsağlığı dileyebilir.
Bütün bunlar birer jesttir.
Gönül almaya yöneliktir.
Aynı zamanda da, hem Avrupaya, hem de İslam dünyasına açık mesajlar verilmiş olur.
Türkiye farkını ortaya koyar.

* * *

ŞİMDİ, ARABULUCU OLABİLİRİZ...
Ülkemiz, arabulucu olmayı sever.
Hattta zaman zaman, çözülmesi son derece güç olan Filistin sorununda dahi, kendini çözümüne pek katkısı olmayacağını bilmesine rağmen kahramanca ortaya atar.
Bence, asıl arabuluculuğu şimdi yapmalı. Zaten Dışişleri Bakanlığının bazı temasları olduğunu, Gül'ün telefon diplomasisi ile nabız yokladığını biliyorum.
Tam zamanıdır ve Türkiye'den daha iyi konumlanmış bir ülke bulunamaz.
Bir ayağı Avrupa'da... Vücudunun, kalbinin ve kafasının önemli bir bölümü İslam dünyasındaki Türkiye, taraftarı burada toplayabilir ve ilk yumuşamayı gösterebilir.
Tabii asıl önemlisi, Avrupa'nın böyle bir yakınlaşmaya ne oranda niyeti olduğudur.
Eğer Avrupa basını, aynı tutumunu sürdürür, kafa tutan ve meydan okuyan yaklaşımında ısrar ederse sonuç alınamaz. Hiç değilse, sussalar ve yaptıkları zararı görseler yeter.
Beni en çok ümitlendiren, karikatürleri yayınlayanların azınlıkta kalmaları, belirli bir sayının üstüne çıkmamaları ve AB basınının önemli bir bölümünün karşı görüşte olması.
Türkiye, bu alanda da farkını göstermeli.

* * *

KURTLAR VADİSİ, SONUNDA BİR FİLMDİR...
Kurtlar Vadisi-Irak filmi kamuoyunda ilginç bir hava başlattı. Daha önce, Metal Fırtına adlı kitabın yarattığı akımın adeta bir devamı.
Filme halkın gösterdiği ilgi, siyasilerimizin demeçleri ve medya'daki yorumlar, toplumumuzdaki bastırılmış duyguları ortaya çıkarıyor. Temelinde de, Bush yönetiminin politikalarına duyulan tepki yatıyor.
İşin ilginç yanı, filmle özdeşleştirilen duygular Türk milliyetçiliği ile ilgili değil. Türk milliyetçiliği, Türk olmanın gururu, bayrağa olan sevgiyi temsil ederdi. Bu defa ortaya çıkan hisler çok farklı. Ezilmişliğe, itilip kakılmışlığa karşı duyulan bir tepki söz konusu.
Kurtlar Vadisi Irak, neresinden bakılırsa bakılsın, bir filmdir.
Para kazanmak için, seyircinin en hoşuna gidecek şekilde olayları kurgulamaktır. Bir senaryodur. Bir hayal ürünüdür. En büyük tehlike de, toplumların bir filmi abartılı şekilde ciddiye almaları ve gerçekmiş gibi algıladıklarında ortaya çıkar.
Hollywood'da çevrilen filmler ciddiye alınmış olsaydı, bugüne kadar kimbilir kaç ülkede ayaklanmalar yaşanır veya ülkeler arasındaki ilişkiler bozulurdu.
Şimdi bakıyorum, medyamızda film ile ilgili eleştirilerin yanısıra, filmdeki diyaloglar üzerine yorumlar yapılıyor. Askerin intihar etme hakkı olup olmadığından tutun da, Süleymaniye olayında kararın Genelkurmay Başkanlığı tarafından verilip verilmediği tartışmaları yapılıyor.
Ancak asıl önemlisi, içi baştan aşağı Amerikan aleyhtarlığı ile dolu olan bir film hakkında, Başbakanından Meclis başkanına kadar herkesten müthiş bir methiye alkışı çıkıyor. Kimi "Müthiş" diyor, diğeri neredeyse ağladığından söz ediyor.
İnanılacak gibi değil.
Beyefendiler, sizler bu devleti yönetiyorsunuz.Bırakın bu tip yorumları, basit seyirciler yapsın. Sizler böyle demeçler verirseniz, işte o zaman bir film Türkiye'nin ABD ile ilişkilerini zedeler. Film gerçek bir dış politika mesajına dönüşür.
Kurtlar Vadisini sadece bir film gibi algılayabildiğimiz taktirde çok daha rahat edeceğiz. Eğer biz bir filme başka anlamlar yükler ve bunu bir dış politika yaklaşımına dönüştürürsek, işin içinden çıkamayız.
İyisi mi, dış politikayı Dışişleri yapsın, milliyetçiliği siyasi gruplar köpürtsün. Filmciler de film çevirip para kazansınlar...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Bir din adamını öldürmek!
RAHİP Andrea Santoro'nun katil zanlısı, içine...
Çetin ALTAN
Üzücü, tatsız ve çalkalayıcı...
"Batı-Doğu", "Hıristiyanlar-Müslümanlar", "on...
Melih AŞIK
Dumansızlık özlemi
Şişli ve Nişantaşı'nda bar, kafe ve lokanta m...
Fikret BİLA
Milletvekilinden Trabzon analizi
Trabzon'a ne oluyor? Türkiye'nin gündemindeki...
Hasan CEMAL
Düşünce diktatörü!
Yıllardan beri dün ilk kez mahkemeye çıktım....
Güneri CIVAOĞLU
Çılgın
Hz. Muhammed karikatürleri nedeniyle tepkiler...
Abbas GÜÇLÜ
Neden sadece üç anadolu lisesi?
Anadolu liseleri için başvurular resmen başla...
Hurşit GÜNEŞ
Derviş'in kitabı
Nihayet Kemal Derviş'in kitabı elimize geçti:...
Nail GÜRELİ
Helal ile haram
Farkındasınız, değil mi?
Sami KOHEN
Krizin sonuçları
EĞER Hazreti Muhammed'e hakaret eden o çirkin...
Metin MÜNİR
Samsun-Ceyhan projesindeki sakatlık nerede?
İstanbul Boğazı'ndaki tanker trafiğini hafifl...
Hasan PULUR
Karikatür davası...
BAZILARI hayret içinde; "Bu karikatür işi de ...
Tuba AKYOL
Erkek egemenliğinden ekran egemenliğine...
Sabah programlarında hiç tanımadıkları insanl...
Meral TAMER
Karikatüre yanıt, karikatürle...
Köşemde gördüğünüz karikatürler, bugün piyasa...
Ece TEMELKURAN
Rahibi kim öldürdü?
"Papa'ya suikasttan sonra adeta bir kahraman ...
Osman ULAGAY
Sanayide asimetrik büyüme ve cari açık
Davos'ta dünya ekonomisinin geleceğiyle ilgil...
Güngör URAS
'Nereden buldun?' olsa bunlar olmaz
Paranın kaynağı üretimdir. Bir mal veya hizme...
M. Ali BİRAND
Türkiye, farkını hemen göstermeli
Bu satırları yazdığım sırada, Trabzon'da kati...

© 2006 Milliyet