|
 |
|
|
'İran'a karşı askeri seçenek masada'
ABD Başkan Yardımcısı Cheney, nükleer silah peşindeki İran'ı durdurmak için uluslararası tavrın şart olduğunu, ancak askeri seçeneği de göz önünde tuttuklarını bildirdi
Yasemin Çongar - Washington
İran'ın nükleer silaha sahip olmasının önlenmesine yönelik uluslararası girişimin sonuç verip vermeyeceği belirsizliğini korurken, Bush yönetimi "askeri seçenek dahil bütün olasılıkları gözönünde tuttuğunu" söylüyor.
Tahran'ın uranyumu zenginleştirme amacının "nükleer enerjinin barışçı kullanımına yönelik olduğu" şeklindeki açıklamalarını inandırıcı bulmayan Washington'a göre, bu süreç durdurulmazsa İran en geç 10 yıl sonra nükleer silah sahibi olacak ve bu, gerek bölgenin, gerekse ABD'nin güvenliği açısından göze alınamayacak bir tehdit.
Bush yönetiminin İran yaklaşımı, son olarak Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin PBS televizyonuna yaptığı açıklamalara yansıdı. Rusya'nın İran'ın kullanımı için nükleer yakıt üretme önerisinin Tahran tarafından geri çevrilmesini eleştiren Cheney, "Bu, İran'ın nükleer silah için gerekli bütün aşamaları geçme niyetini herkese gösterdi" dedi.
'İran'ın niyeti belli'
Cheney, İran'ı durdurmak için uluslararası ortak tavrın şart olduğunu vurguladı ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) İran'ı BM Güvenlik Konseyi'ne sevk etmesinden, "doğru adım" diye söz etti.
"Bu meselenin çözümünde diplomatik yolu denediğimiz açık. Gidilmesi gereken yolun bu olduğuna inanıyoruz. Ama Başkan, hiçbir seçeneğin masadan kaldırılmadığını da söyledi" diyen Cheney, bu sözlerle askeri eylem olasılığına da açık kapı bıraktı. Cheney, İran'ın nükleer silah potansiyeli ile Irak'ın kitle imha silahlarına sahip olduğu yolundaki eski iddialar arasında benzerlik kurulmasına karşı çıkarak, "(İranlıların) niyetinin ne olduğuna kimsenin kuşkusu yok" dedi.
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld de önceki gün İran'a karşı "askeri seçeneğin masada olduğunu" ifade etmiş, Senato Çoğunluk Lideri Bill Frist ise, "ABD gerekirse askeri bir girişime hazır" demişti.
Cheney, "İran'ın terörist örgütleri yıllardan beri destekleyen ve şimdilerde, İsrail'in yok edilmesi hedefinden tekrar tekrar söz eden bir adamın yönettiği bir ülke olduğu düşünüldüğünde, herkes İran'ın nükleer silah sahibi olmasından kaygılı ve bunun dünyanın o bölgesinde büyük bir istikrarsızlık kaynağı olacağının farkında" dedi.
Ahmedinecad Küba'ya gidiyor
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Fotoğrafta Buşehr'deki nükleer reaktörü gezerken görülen İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Devlet Başkanı Fidel Castro'nun resmi davetlisi olarak, gelecek eylül ayında Küba'ya gidecek. Ahmedinecad'ın, daveti Küba'nın İran'ın nükleer programına verdiği desteğe minnettarlığını göstermek için daveti kabul ettiği kaydedildi. Ahmedinecad'ın, ziyareti sırasında 11-16 Eylül tarihleri arasında Havana'da yapılacak Bağlantısızlar Zirvesi'ne de katılacağı ifade edildi.
Amerikalılara göre en büyük tehlike İran
ABD'de yapılan bir kamuoyu yoklaması, Amerikalıların yüzde 27'sinin ülkeleri için en büyük tehlikenin İran olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Pew Center'ın yaptığı kamuoyu yoklamasına göre, İran'ı Çin, Irak ve Kuzey Kore izliyor. Geçen ekim ayında yapılan kamuoyu yoklamasında İran'ın ABD için en büyük tehlike olduğunu düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 9'du.
ABD'ye yönelik tehditler konusunda ise Amerikalıların yüzde 65'i İran'ın nükleer programının ülkeleri için önemli bir tehdit olduğu kanısında. ABD'ye yönelik tehditler sıralamasında ikinci sırada Kuzey Kore, üçüncü sırada Çin geliyor.
1-5 Şubat arasında 1502 kişinin katıldığı kamuoyu yoklamasına göre, Amerikalıların yüzde 72'si nükleer silaha sahip olması halinde İran'ın İsrail'e, yüzde 66'sı ABD ya da Avrupa'ya saldıracağını düşünüyor.
|
|
|

|