Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Şubat 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sistemleşmiş özgürlükler

Görüş / Bülent Buda

Futbol gündeminin bu denli hızlı, yön değiştirdiği bizden başka bir ülke daha var mı acaba? Olaylar birbiriyle yarışıyor, öne geçme savaşımı veriyorlar sanki. Öne geçen, öncekinin üstünü örtüyor, unutturuyor. Tabanca kurşunları, küfürü, tehtidi, dönerci bıçaklarını saf dışı bırakmış görünüyor. Böylelikle de Fatih Tekke'nin belindeki silahın haklı koruyuculuğu kutsanıyor. Neyse ki, delikler şimdilik araba kaportalarında, dükkan camekanlarında açıldı. Uyarı ateşi mi deniyor böylelerine?
Kolombiya insanı daha önde. Onlar canları sıkıldıkça futbolcu avlıyorlar! Derin işler bunlar, bulaşan yanar. Metin Gökalp, "Bu iddaa tehlikeli bir başlangıç" dediğinde algılayamayanların içindeydim. "Ne var bunda, kulüplere kaynak yaratılıyor" demiştim. Roman Abromoviç'in İngiltere'de evrensel boyutta iddaa oynatan şirketi olduğu söyleniyor. İddia etmiyorum, duyduğumu yazıyorum. Gökdeniz Karadeniz'in Arnavutluk mafyasıyla yaptığı telefon görüşmeleri saptanmış. Savcılık ifade almak için Gökdeniz'i bulamıyormuş! Buz dağının görünen yüzü. Dalgıç giysilerini kuşanıp, altına inmeye yeltenen yok. Ne de olsa can pazarı bu. Al payını, çekil kenara! Yüreği elveren konuşur da, nerede o yürek? Ama at, avrat, silah babalanması gırla.

Huzurlu olmak yetiyor
Tabancayla samimiyeti olmayanlar ürküyor bu durumdan. Baksanıza Malatyalı Bilal bile olanlara bakınca, Trabzon'un teklifiyle ilgilenmemiş. "Huzurlu olmak bana yetiyor" demiş. Saf çocuk şu Bilal, abilerine huzur değil, para bile yetmiyor.
Youla kendini Fransa'ya attı, dili açıldı. Söyledikleri de silahların gölgesinde buhar oldu, unutuldu gitti. Adam Beşiktaş'taki tribün gerçeğini bir kaç cümleyle anlatıverdi. Gerçeğin utancını yaşayanlardan tık yok. Ne dersiniz? Youla'yı da oralarda benzetme timi yola çıkmış mıdır?
Küfür tribünlerde başladığında masum bir dışavurum olarak yorumlandı. İnsanların biraz rahatlamak hakkıdır yalakalığının yol göstericiliğinde de bugünlere ulaştı. Dışlanmış hakem Serdar Çakman bu uğurda kellesini ortaya koyduğunda, neredeyse lanetlendi. Onun haddine mi düşmüş bizim küfürümüze karışmak.

Cebin de yüzün de gülsün
Küfür özgürlüktür! Dönerci bıçağıyla tabanca da öyle. Argo, halkın iletişim dilidir. Yalınlık, içtenliktir. Sayın büyüklerimiz öyle diyor, "Siz daha iyisini mi bileceksiniz." Ya şike, doping, anlaşmalı muameleler, iddaa, middaa onlar sistemin icabı. "Katıl bize, cebin de, yüzün de gülsün." Sayın sistemciler, gülümsemeniz hiç eksilmesin.


egespor@milliyet.com.tr








EGE
Beş yavrulu bir anne...
Sistemleşmiş özgürlükler
Emeklilik hakkında her şey
İzmir'de trafik levhaları yetersiz
Yeni İzmir projesinin gerçekle çelişen yanları var
İstanbul'un omurgası İzmir'den





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet