|
 |
|
|
Duygusal yerel öfkelerin doğurduğu bedeller...
İsviçre Milli Takımı İstanbul'a geldiğinde; pek övündüğümüz Türk konukseverliği, bir anda buhar olup uçtu ve İsviçreli ekip "Cehenneme hoş geldin" pankartlarıyla karşılandı, otobüsleri yumurtayla domates yağmuruna tutuldu.
Maç bitiminde de yaşanan çirkin itiş kakışlar sonucu, FIFA'dan verilen ceza açıklandı; Türk Milli Takımı, 6 resmi maçı, ülkeden 500 kilometre uzakta ve seyircisiz oynayacaktı. Ayrıca 200 bin İsviçre frangı da ceza ödenecekti.
***
Türk'ün gücünü ve öfkesini gösterme coşkusuyla, İsviçre ekibine karşı "Cehenneme hoş geldin" pankartlarını taşıyan gençler; o sırada kendilerini kim bilir ne kadar yiğit, bahadır ve asla karşı konulamaz hissediyorlardı. Ne de olsa hamasi bir edebiyatın dopingleriyle, bilinmez birer kahraman olarak yetişmişlerdi.
***
Ah bu kahramanlık, yiğitlik, bahadırlık, liderlik sevdalarında "kimlik arama" açlıkları...
Ne var ki FIFA'nın cezaları, hiç kulak asmadan geldi sokak öfkesinin gösterilerine...
Ve o cezaları da, sokak öfkesinin yiğitleri ödemeyecek...
***
"Kurtlar Vadisi Irak" da, Türk'ün gücünü gösteren bir film...
ABD ordusu, Avrupa'daki askeri personelini; başka ülkelerde de gösterime girecek filmin, oynatıldığı sinemalardan uzak durmaları ve kimseyle tartışmamaları konusunda uyarmış.
***
Belki hiç ilgisi yok ama, dünkü Milliyet'te "'Amerika'nın Türkçe sesi' susuyor" başlıklı bir haber daha vardı.
Salih Zeki'nin Washington'dan verdiği haber şöyleydi:
"ABD Başkanı George W. Bush'a sunulan 2007 bütçesinde, Amerika'nın Sesi Radyosu'nun Türkçe radyo, televizyon ve internet yayınlarının durdurulması önerildi. Amerika'nın Sesi Radyo ve Televizyonu'nu yöneten ABD Uluslararası Yayın Kurumu, ABD Kongresi'ne Türkçe yayınları durdurmayı önerdi. Günde 4 saatlik Kürtçe yayın ve günlük Ermenice televizyonunun yayınının ise devam etmesi planlandı."
***
Köylülüğün ve "onlar-biz" ayrımının aşılamadığı "Üçüncü Dünya" ülkelerinde; dünyaya posta koyma özlemleriyle öfkeleri, sık sık kabarıp taşıyor sokaklarda...
Yerel politikacılar da, kendilerine göre bunlardan güç alıyorlar ve demeçler patlatıyorlar.
Ve bir türlü göremiyorlar, tarihsel değişim çarklarının "êtkiler ve tepkiler"le, siyasal statükoları nasıl allak bullak ettiğini.
***
Etkiler ve tepkiler...
Öldükten sonra ödüllendirilmek için uyulması gerekli koşullara, en doğru nasıl uyulacağı konusu da; vaktiyle az tepişme yaratmadı Osmanlı tarihinde...
17. yüzyılın ortalarına doğru Küçük Kadızade Mehmet Efendi, Hz. Muhammed gibi eliyle yemek yemeyenlerin, Müslüman sayılamayacağını iddia etmeye kalkmış ve Kapalıçarşı'daki kaşıkçı esnafının ayaklanmasına neden olmuştu.
***
Küçük Kadızade Mehmet Efendi'ye göre, Yunus Emre gibi, Kul Nesimi gibi "tasavvuf" edebiyatının ünlü ozanları da dinsizdi, tarikatlarla tarikat şeyhleri ve müritleri de...
IV. Murat döneminde tütün yasağının getirilmesine ve yasağa uymadığı iddiasıyla binlerce insanın idam edilmesine de yine Küçük Kadızade neden olmuştu...
İstanbul'u uzun süre çalkantıdan çalkantıya sürükleyen Kadızadelileri, nihayet Avcı Mehmet döneminde Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa, önde gelen liderleriyle toparlayıp Kıbrıs'a sürerek, ancak yatıştırabildi ortalığı.
***
"Üçüncü Dünya" ülkelerindeki siyasetçilerle kamuoyunda, bilimsel ve objektif bir tarih bilinci kök salmamış olduğundan ötürü; oralardaki yığınlar, ne kendi tarihlerindeki çalkantılardan haberliler, ne de evrensel tarih diyalektiğinden.
Örneğin İran'daki bugünkü yönetime, bir de 11-12. yüzyılın ünlü matematikçisi Ömer Hayyam'ın, bağnazlık karşıtı "rubaileri"nden bakılsa:
Paramız yok ki bir güzel sevelim
Bademiz yok ki içip de haykıralım
Demek günaha girmenin yolu yok
Çaresiz kalkalım namaz kılalım
İnsan, İran tarihinde bugünkü siyasal tablonun nasıl ortaya çıkmış olduğunu merak etmeye başlamaz mı?
***
Bağnazlıklara karşı en hışımlı tepkiler bizim folklorumuzda da, yazılı edebiyatımızda da tümen tümen...
Genç kuşaklarla siyasal kadroların, geçmişten gürüldeye gürüldeye gelen en renkli yerel mizah ve şiir ırmaklarından yoksun oluşları; toplumsal diyalektiğin sentezlerini kısırlaştırdığında, dış tepkilerin rüzgârlarında bocalayıp kalmak da kaçınılmaz oluyor.
***
"Kışla" parfümlü siyasetle "cami" parfümlü siyaset ötesinde; gerek yerel, gerek evrensel bambaşka bahçelerin de bulunduğuna biraz ilgi gösterilse...
İsa'dan yarım yüzyıl önce yaşamış olan Latin şairi Horatius, "carpe diem", "hayatın kısa olduğunu hatırlamak ve günün tadını çıkarmakta acele etmek gerek" diyordu...
Tanzimat şairlerimizden Ziya Paşa da şöyle diyordu:
İç bade güzel sev var ise aklı şuurun
Dünya var imiş ya ki yok olmuş ne umurun
***
Köylülük dönemini aşamamış olan "Üçüncü Dünya" ülkeleri, yoksulluğun esfelinde, ölümden sonra ödüllendirilmeye layık olabilmenin rotasına yapışma kulaçları atarken; insanlığın burjuvalaşmış kesimi, ölmeden önceki yaşamın kalitesini öylesine yükseltti ki; Müslüman ülkelerin zenginleri de, kimseye çaktırmadan oralarda hem fing atıyor, hem çocuklarını okutuyor, hem de sağlık sorunlarına çözüm arıyorlar.
Aynı ülkelerdeki mesleksiz yığınlar ise, ancak cep telefonlarıyla yetinip avunuyorlar çağın nimetlerinden.
***
Başbakan Tayyip Bey'in de, doğrusu isterdik, 1803'te karikatürist James Gillray'in, Napoleon'la ilgili yaptığı "Duvar yazısı" adlı karikatürüne bir göz atmasını...
Acaba ne düşünürdü; Napoleon'u rezil mi etmiş derdi, yoksa mizah sanatının yaratıcılığına hayran mı kalırdı?
Böylece "gelişmekte olmak"la "gelişmişlik" arasındaki fark da, biraz daha belirginleşmiş olurdu...
c.altan@prizma.net.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Ateşkes zamanı! OLIVER Roy, İslam konularında uzman bir siyas... | |  | Çetin ALTAN | | Duygusal yerel öfkelerin doğurduğu bedeller... İsviçre Milli Takımı İstanbul'a geldiğinde; p... | |  | Melih AŞIK | | Hangi marka? Karikatür savaşının baş kahramanı Danimarka, ... | |  | Fikret BİLA | | 'Nereden buldun'da asker-sivil farkı Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil, ... | |  | Hasan CEMAL | | Nasıl bir dünya? Mahkeme salonunda itiş kakış, patırtı gürültü... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Türkçe Fatiha ile En "bilge Atatürkçü" üstat Cemal Kutay'ı yiti... | |  | Can Dündar | | Olay karikatürleri gördüm! İslam dünyası ayakta... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Mali disiplindeki başarı AKP'den önce başladı Geçenlerde Merkez Bankası'nın düzenlediği Enf... | |  | Doğan HEPER | | Hukukta kalite düştü mü? YARGININ yükseğinde de yaygınında da bir geri... | |  | Semih İDİZ | | Medeniyet, çatışma, Türkiye'ye sorumluluk Son yazımı, laik Batı ile Müslüman dünyası ar... | |  | Hasan PULUR | | Şiddet, şiddet yine şiddet... KİME sorsan şiddete karşıdır; her ne kadar ba... | |  | Derya SAZAK | | Rahip cinayeti Da Vinci Şifresi, 5 milyonu aşkın baskısıyla ... | |  | Meral TAMER | | İlaçta rakamlar havada uçuşuyor İlaç gibi çok önemli bir sektörün Türkiye'de ... | |  | Yaman TÖRÜNER | | Geleceği tahmin etmektense, onu yaratır mısınız? Son olaylar, Batı ile Doğu arasında, Müslüman... | |  | Güngör URAS | | Koç Batmanlıları sevindirdi Ben iki şey istiyordum. Tüpraş, özelleştirile... | |  | Serpil YILMAZ | | TOKİ nazar boncuğu aramış! Bu hükümet döneminin en büyük yatırım hamlesi... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Kendi düşen ağlamaz Bizler, kendi kendimizi çok kolaylıkla doldu... | |
|
|