Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Şubat 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Nereden buldun'da asker-sivil farkı


Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil, "haksız mal edinmek"ten 2.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, eşinin ve kızının üzerine kayıtlı evlere el konulmasına da karar verdi. Karar henüz temyiz aşamasından geçmediği için kesinleşmedi.
Erdil davasının örnek oluşturacak bazı özellikleri var:
1 Bu davanın bir özelliği Türk silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) "mal varlığındaki kuşkulu artış"tan hareketle bir kuvvet komutanını mahkeme önüne çıkarması ve mahkemenin "Yolsuzlukla Mücadele ve Mal Bildirimi" yasasından giderek mahkûmiyet kararı vermesidir.
2 Bir diğer özelliği yargılanması özel usule tabi üst düzey bir komutanının, Genelkurmay Başkanı'nın izniyle yargı önüne çıkarılmasıdır.
3 Üçüncü bir özellik de mahkemenin, mal bildiriminde bulunma sorumluluğu olmayan akrabalar üzerindeki mallara da el konulması kararı almış olmasıdır.
TSK, titizliğini ortaya koydu. Yargılamanın özel usullere bağlı olması bir "koruma kalkanı" olarak kullanılmadı.
Sivil üst düzey bürokrasiye de dokunulmazlık altındaki siyaset kurumuna da örnek oluşturması gereken yönler bunlardır.
Oysa, milletvekili dokunulmazlığı başta olmak üzere sivil kesim özel yargılama usulünü zırh olarak kullanıyor.
Bir önemli fark da "nereden buldun"u sivil kesimin sisteme sokmamasıdır. Aksine sisteme girmiş olanın yürürlülüğünü ertelemiş sonra da yasayı kaldırmıştır.

Temizel yasası
Anımsayalım: Zekeriya Temizel, Maliye Bakanı'yken, böyle bir yasa çıkarmıştı. Kamuoyunun "nereden buldun" diye isimlendirdiği bu yasa, servetin yasal yollarla elde edilip edilmediğinin sorgulanmasını düzenliyordu.
Temizel bu yasa yüzünden "hedefteki adam" haline geldi. Sistem, Temizel'i Maliye Bakanlığı koltuğunda oturtmadığı gibi bu yasayı da ortadan kaldırdı.
Temizel'in bu yasasını çıkaran aynı hükümet (DSP-MHP-ANAP koalisyonundan oluşan 57. hükümet) yürürlüğe girmesini erteledi. AKP iktidarı döneminde de yasa tümüyle kaldırıldı.
"Nereden buldun" kimsenin hoşuna gitmedi. Kırk bahane üretildi ve yasa kalktı.
Bu yasa yürürlükte olsaydı, Türkiye bu kadar çok "mal varlığı ve bildirimi" tartışması yapmak zorunda kalmazdı.

Temiz toplumun üç koşulu
Yolsuzlukla mücadele ve temiz toplum, yolsuzlukların ayyuka çıktığı ülkemizde her zaman toplumun talebi olmuştur.
Temiz topluma ulaşabilmek için gerekli yasal düzenlemelerden kaçınmak siyaset kurumunu töhmet altında bırakıyor.
Bu yönde en ciddi girişimlerde bulunmuş bir bakan ve eski bir denetim elemanı olarak Zekeriya Temizel, temiz topluma ulaşmanın üç koşulunu şöyle sıralıyor:
'1 Kara parayla mücadele: Dünyanın her yerinde yolsuzlukla mücadelenin bir ayağı kara parayla mücadele etmektir. Bu mücadelede mevzuatta açık olmamalıdır.
2 Kamu personelinin denetimi: Siyasiler dahil olmak üzere kamu personelinin servet denetimi altında olması. Mal bildirimi bu amaçlı bir uygulamadır. Yoksa mal bildirimi kültürel bir faaliyet değildir. İnsanların bilgisi artsın diye yapılmaz. Bildirimin amacı elde edilenlerin kaynağının yasal olup olmadığının anlaşılmasıdır.
3 Nereden buldun: Mal bildiriminin eksik yönü nereden buldun sorusunun sorulamamasıdır. Bu nedenle mal bildirimi amacına uygun işlev görmez. Mal bildiriminde bulunma zorunluluğu olmayan akraba, eş-dost üzerine geçirilen varlıklar gizlenmiş olur ki, Türkiye'de yaygın olarak bu yapılmaktadır. Temiz toplum için 'nereden buldun' düzenlemesi şarttır."
Başbakan Erdoğan'ın, "Adeta lanet olsun dedim, devrettim" diye tepki göstermek, dokunulmazlıkları savunmak yerine, bu üç koşulu eksik bırakmadan gerçekleştirmesi, var olanları güçlendirmesi gerekir.
Erdoğan ve AKP'nin seçim öncesindeki en büyük iddiasının yolsuzlukla mücadele olduğu anımsanırsa, yapılması gereken budur.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ateşkes zamanı!
OLIVER Roy, İslam konularında uzman bir siyas...
Çetin ALTAN
Duygusal yerel öfkelerin doğurduğu bedeller...
İsviçre Milli Takımı İstanbul'a geldiğinde; p...
Melih AŞIK
Hangi marka?
Karikatür savaşının baş kahramanı Danimarka, ...
Fikret BİLA
'Nereden buldun'da asker-sivil farkı
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil, ...
Hasan CEMAL
Nasıl bir dünya?
Mahkeme salonunda itiş kakış, patırtı gürültü...
Güneri CIVAOĞLU
Türkçe Fatiha ile
En "bilge Atatürkçü" üstat Cemal Kutay'ı yiti...
Can Dündar
Olay karikatürleri gördüm!
İslam dünyası ayakta...
Hurşit GÜNEŞ
Mali disiplindeki başarı AKP'den önce başladı
Geçenlerde Merkez Bankası'nın düzenlediği Enf...
Doğan HEPER
Hukukta kalite düştü mü?
YARGININ yükseğinde de yaygınında da bir geri...
Semih İDİZ
Medeniyet, çatışma, Türkiye'ye sorumluluk
Son yazımı, laik Batı ile Müslüman dünyası ar...
Hasan PULUR
Şiddet, şiddet yine şiddet...
KİME sorsan şiddete karşıdır; her ne kadar ba...
Derya SAZAK
Rahip cinayeti
Da Vinci Şifresi, 5 milyonu aşkın baskısıyla ...
Meral TAMER
İlaçta rakamlar havada uçuşuyor
İlaç gibi çok önemli bir sektörün Türkiye'de ...
Yaman TÖRÜNER
Geleceği tahmin etmektense, onu yaratır mısınız?
Son olaylar, Batı ile Doğu arasında, Müslüman...
Güngör URAS
Koç Batmanlıları sevindirdi
Ben iki şey istiyordum. Tüpraş, özelleştirile...
Serpil YILMAZ
TOKİ nazar boncuğu aramış!
Bu hükümet döneminin en büyük yatırım hamlesi...
M. Ali BİRAND
Kendi düşen ağlamaz
Bizler, kendi kendimizi çok kolaylıkla doldu...

© 2006 Milliyet