Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Şubat 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Geleceği tahmin etmektense, onu yaratır mısınız?


Son olaylar, Batı ile Doğu arasında, Müslümanlıkla Hıristiyanlık arasında bir güç gösterisine dönüştü. Müslümanların kutsal değerleriyle oynanmasını, basın özgürlüğü saymaya kalktılar. Yalnız yabancı basın değil, yabancı hükümetlerin bazıları da sorumsuz davranışlarına ve küstahlıklarına devam ediyorlar. Bunlar, az gelişmiş ülke halklarının kendilerini desteklemeyen bölümünü "düşman" saymaktalar. "Demokrasi getiriyoruz" diye yola çıkılan yerlerde, anarşi ve ölüm kol geziyor.
Gelecekte neler olabileceğini , bugüne bakarak tahmin eden kişilere "fütürist" deniliyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra "fütürizm" büyük önem kazandı. Bu konuda birçok kitap yazıldı, film çevrildi. Bazı meşhur "fütürist"ler büyük paralar kazandılar. Ancak, bugün "fütürizm" büyük bir darboğaza girmiş vaziyette. Çünkü, bugünün dünyasında, özellikle sosyal konularda, hiçbir şey beklendiği gibi gelişmiyor. Öngörülerin gerçekleşmemesi, sadece "fütürist"leri değil, birçok yabancı devleti de kaygıya ve şaşkınlığa düşürmüş vaziyette.

Düzelecek diyorlardı
Geleceği tahmin edenler ve yönetmeye çalışanlar, her şeyin gelişeceğini, düzeleceğini ve büyüyeceğini öngörüyorlardı. Ama, beklenilen olmadı. Kendi doğrularının bir bölümünün evrensel anlamda doğru olmadığı ve birçok konuda gelişme yerine gerileme yaşanabildiği ortaya çıktı. Bu gerçek, halen birçok devleti, yöneticiyi ve "fütürist"i ciddi biçimde kaygılandırıyor ve hatta, sinirlendiriyor. Çünkü, onlar geleceği tahmin etmenin en kolay yolunun, geleceği istedikleri gibi yönlendirmek ve yaratmak olduğunu zannettiler ama gelişmeler beklendiği gibi olmadı. Olacağa da benzemiyor.

Kimse tahmin edemedi
Dünyamızda, kimsenin tahmin edemediği, beklemediği ve hatta, aksini öngördüğü şu gelişmeler oluyor:
  • Bütün dünya gelişirken ve bütün dünyada kişi başına milli gelir reel anlamda artarken, dünyanın büyük bir bölümünde zenginleşme adına hiçbir gelişme görülmüyor. Örneğin, koskoca Afrika kıtasında 1950 yılından beri, kişi başına düşen reel milli gelir neredeyse artmadı.
  • Dinlerin insanlar üzerindeki etkisinin giderek azalacağı ve Hıristiyanlığın daha hızlı yayılacağı tahmin edilirken, tersi oldu. Bütün dinlerin, inanan insanlar üzerindeki etkisi daha da artıyor ve öngörülenin aksine Müslümanlık, Hıristiyanlıktan daha hızlı yayılıyor.
  • Demokratik rejimlerin yerleştirilmesi sayesinde, sürekli barışın yerleştirilebileceği öngörülmüştü. Beklenilen olmadı. Hele, zor kullanılarak yerleştirilmeye çalışılan demokratik uygulamaların, geri teptiği ortaya çıktı.

  • Demek ki, ne geleceği tahmin etmek ne de onu yaratmaya çalışmak, öngörüldüğü biçimde ve ölçüde sonuç vermiyor. Özellikle, sosyal olaylar fazla müdahaleyi ve gereksiz direnci kaldırmıyor.
    Batı'yı, bizden daha müsamahakâr sanırdık. Şimdi, müsamahakâr olunması bizden bekleniyor. İşte, asıl beklenmeyen gelişme bu.

    ytoruner@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Ateşkes zamanı!
    OLIVER Roy, İslam konularında uzman bir siyas...
    Çetin ALTAN
    Duygusal yerel öfkelerin doğurduğu bedeller...
    İsviçre Milli Takımı İstanbul'a geldiğinde; p...
    Melih AŞIK
    Hangi marka?
    Karikatür savaşının baş kahramanı Danimarka, ...
    Fikret BİLA
    'Nereden buldun'da asker-sivil farkı
    Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil, ...
    Hasan CEMAL
    Nasıl bir dünya?
    Mahkeme salonunda itiş kakış, patırtı gürültü...
    Güneri CIVAOĞLU
    Türkçe Fatiha ile
    En "bilge Atatürkçü" üstat Cemal Kutay'ı yiti...
    Can Dündar
    Olay karikatürleri gördüm!
    İslam dünyası ayakta...
    Hurşit GÜNEŞ
    Mali disiplindeki başarı AKP'den önce başladı
    Geçenlerde Merkez Bankası'nın düzenlediği Enf...
    Doğan HEPER
    Hukukta kalite düştü mü?
    YARGININ yükseğinde de yaygınında da bir geri...
    Semih İDİZ
    Medeniyet, çatışma, Türkiye'ye sorumluluk
    Son yazımı, laik Batı ile Müslüman dünyası ar...
    Hasan PULUR
    Şiddet, şiddet yine şiddet...
    KİME sorsan şiddete karşıdır; her ne kadar ba...
    Derya SAZAK
    Rahip cinayeti
    Da Vinci Şifresi, 5 milyonu aşkın baskısıyla ...
    Meral TAMER
    İlaçta rakamlar havada uçuşuyor
    İlaç gibi çok önemli bir sektörün Türkiye'de ...
    Yaman TÖRÜNER
    Geleceği tahmin etmektense, onu yaratır mısınız?
    Son olaylar, Batı ile Doğu arasında, Müslüman...
    Güngör URAS
    Koç Batmanlıları sevindirdi
    Ben iki şey istiyordum. Tüpraş, özelleştirile...
    Serpil YILMAZ
    TOKİ nazar boncuğu aramış!
    Bu hükümet döneminin en büyük yatırım hamlesi...
    M. Ali BİRAND
    Kendi düşen ağlamaz
    Bizler, kendi kendimizi çok kolaylıkla doldu...

    © 2006 Milliyet